Nitelikli yağma suçunda, sanığın suçlamayı kabul etmemesi üzerine senet üzerindeki yazı ve kan lekesi aidiyetinin bilirkişi incelemesiyle tespiti eksikliği nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararının bozulması.
Özet: Nitelikli yağma suçundan sanık hakkında verilen hükme ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı, Yargıtay tarafından bozulmuştur; zira suça konu senet üzerindeki yazı, rakam ve kan lekesinin kime ait olduğunun bilirkişi marifetiyle kesin olarak belirlenmesi, sanık ve şikayetçinin imza ve yazı örneklerinin karşılaştırılması, senet üzerindeki kan lekesi için moleküler genetik inceleme yapılması ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin araştırılması gibi eksik incelemelerle karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu tespit edilerek, dosya yeniden inceleme yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
6. Ceza Dairesi         2025/6735 E.  ,  2025/11666 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/1850 E., 2025/1941 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde, anılan sebeplerle yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Somut olay değerlendirildiğinde; sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmediği, şikayetçinin suça konu senet üzerinde sadece imzanın kendisine ait olduğunu, senedi imzaladığı sırada borç kısmına 2.000,00 TL yazıldığını, sanık ...'un senedin üzerini yazıp herhangi bir kapatma işareti yapmadığını beyan ettiği, sanık ...'un senet üzerindeki sadece rakamların kenarlarında bulunan kapatma işaretlerini kendisinin yaptığını, başkaca bir yazısının bulunmadığını bildirmesi karşısında; şikayetçinin, sanıklar ... D. ve ...'un imza ve yazı örneklerinin temin edilerek, bu örneklerin senet üzerindeki yazılar ve rakamlar ile karşılaştırılmak üzere bilirkişi marifetiyle, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan, ... veya ... Kriminal Daire Başkanlığından alınacak rapor ile suça konu senet üzerindeki her bir rakam ve yazının şikayetçi ve sanıkların hangisi tarafından yazılmış olduğunun tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesinde zorunluluk bulunması ve suça konu senetteki kan lekesinin kime ait olduğuna ilişkin varsa DNA örnekleri ile karşılaştırma yapılarak aidiyetinin belirlenmesi amacıyla moleküler genetik inceleme yapılması, şikayetçi ile sanık ... D. arasında resmi veya gayri resmi ticari bir ortaklık ilişkisinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinde, hukuka aykırılık görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 17.09.2025 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karaman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.