Danıştay 5. Daire, 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade talepli OHAL Komisyonu ret kararı iptal davasında istinaf ret kararının onanmasına hükmetti.
Özet: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, Bank Asyada olağan bankacılık işlemleri yaptığını, sendikaya örgütsel amaçla üye olmadığını ve legal kabul edilen derneğe dini saiklerle yardımda bulunduğunu iddia ederek göreve iade talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın reddi yönündeki idare mahkemesi ve bölge idare mahkemesi kararlarının hukuka ve usule uygun bulunarak temyiz isteminin oybirliğiyle reddiyle anılan kararların onanmasına karar verilmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/13025 E.  ,  2025/5159 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/13025
Karar No : 2025/5159
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Bank Asya'da faizsiz banka olması nedeniyle hesap açtığı, anılan bankanın mobil uygulamasının diğer bankalara göre daha kolay olması nedeniyle bu bankayı tercih ettiği, banka hesabını tamamen olağan bankacılık işlemleri için kullandığı, örgütsel bir amaçla sendikaya üye olduğuna dair herhangi bir delil sunulmadığı, sendika ile ilgili 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde soruşturma yapılmadığı, Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'nin kime ait olduğu ve yasa dışı faaliyet yürüten yapılarla ilgisinin olup olmadığı hususunda bilgisinin olmadığı, dini ve vicdani duygularla hareket ederek legal kabul edilen derneğe mesaj yoluyla yardımda bulunmasının dava konusu işleme dayanak alınamayacağı, savunma hakkı tanınmadığı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle koruma altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''Adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 06/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.