Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla taşıma sözleşmesi kapsamına alınan, trafik kazası kaynaklı eşya zararı nedeniyle sigorta şirketinin rücuen alacak itirazının iptali davasının gerekçeli kararı.
Özet: Dava, bir sigorta şirketinin, davalıya ait aracın kusurlu sürücüsü tarafından taşınan sigortalısına ait emtianın trafik kazasında zarar görmesi üzerine sigortalısına ödediği tazminatı rücuen talep etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir; bilirkişi raporları kazada davalı tarafın tam kusurlu olduğunu, sigorta şirketinin halefiyet prensibi uyarınca yaptığı 44.074,93 TLlik ödemenin yerinde ve yasal faiziyle birlikte rücu edilebilir olduğunu teyit etmiş, uyuşmazlığın taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı ve Türk Ticaret Kanununun taşıyıcının eşyanın zıyaından veya hasarından doğan zararlardan sorumluluğunu düzenleyen maddelerinin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.

T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/227 Esas - 2026/166

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/227 Esas
KARAR NO : 2026/166
DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/09/2021
KARAR TARİHİ : 26/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/03/2026
Mahkememizden verilen 22/09/2022 tarih ve 2021/668 esas 2022/616 karar sayılı kararı BAM 20. Hukuk Dairesi'nin 28/02/2025 tarih, 2022/2156 esas 2025/312 karar sayılı kararıyla KALDIRILMASINA karar verilen İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, davalı adına kayıtlı ...plakalı araç ile ile dava dışı müvekkil şirket sigortalısına ait emtianın 01.12.2020 tarihinde vuku bulan tek taraflı trafik kazasında zarar görmesi neticesinde meydana gelen hasar masraflarının davacı müvekkil sigorta şirketince ödendiğini, kaza sırasında davalı tarafın kusurlu olması nedeni ile davası sigorta şirketinin ödemiş olduğu tazminatı rücuen talep tahsil hakkı doğduğunu, bunun üzerine ... İcra Dairesinin 2021/844 sayılı icra dosyası ile davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalı ödeme emrine itiraz etmiş olup, takip durduğunu, davalı tarafın icra takibine itirazı neticesinde arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, özetle; fazlaya ilişkin hakları sakla kalmak kaydıyla haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazın iptaline, takibin devamına, davacı müvekkil şirket lehine % 20 den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı hükmedilmesine, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ olunmasına rağmen, davaya cevap vermemiş, ancak duruşmadaki beyanında, sigortalı aracın kendisine ait olduğunu, aracı oğlu kullandığını, trafik kazasında hastaneye kaldırıldığını, ancak araçtaki malların sağlam olduğunu, döndüğünde malların götürüldüğünü, davanın reddini dile getirmiştir.
DELİLLER :
... İcra Dairesinin 2021/844 sayılı dosyası uyaptan getirtilmiş, incelenmiştir.
Davalının olaya ilişkin tanıklarının beyanı tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporunda özetle,
Kusur Yönünden;
Yukarıda tespit edilen trafik kurallarının ihlali neticesinde meydana gelen taksirle bir kişinin yaralanmasına ve aracın hasarlanması ile neticelen trafik kazasının oluşumunda, ...plakalı aracın sürücüsü Orhan GÜL' ün TAM ETKİLİ OLDUĞU, Raporda yer verilen yasa ve yönetmelik maddeleri hukuki yorum niteliğinde olmayıp kaza olayının meydana gelmesine etken unsurları tespit amacı ile yardımcı kriter olarak kullanıldığını, hukuki değerlendirmenin ve nitelendirmenin sayın Mahkemenizin takdirinde olduğunu, Sigorta ve Hasar Yönünden;
Dosya kapsamında bulunan ve sigorta eksperi tarafından sovtaj ve muafiyet bedeli düşülerek tespit edilen KDV dahil Toplam 44.074,93-TL hasar tutarının, hadise tarihindeki serbest piyasa rayiçleri dikkate alındığında yerinde ve uygun olduğu,
Hukuki değerlendirmesi mahkemeye ait olmak üzere; Sigorta halefiyet prensibi uyarınca teknik olarak, davacı sigorta şirketinin 26.01.2021 tarihinde dava dışı sigortalısına yapmış olduğu 44.074,93-TL tazminat ödemesinin yasal faizi ile birlikte rücu edilebileceği görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.
BAM kaldırma kararı doğrultusunda, uzman bilirkişi heyetinden alınan raporda özetle,
TTK 882 gereğince azami tazminat tutarıda hesaplanmış olup toplam 1.010.059,88 TL olacağı, ancak, davacı tarafın işbu uyuşmazlık konusunda toplam talebinin 44.074,93 TL nin azami tazminat tutarından daha düşük olmasından dolayıda davacı tarafın davalıdan talep edebileceği azami tutarında davacının talebi doğrultusunda olacağı görüşlerini bildirmişlerdir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacağa yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının sigortalısına ait emtianın davalı tarafça taşınırken hasarlandığı, bu hasarın davacı tarafça sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödendiği ve iş bu davanın rücuen, sigortalı ile davalı arasındaki taşıma sözleşmesine göre, davalı taşıyana açılmıştır.
Mahkememizce davanın kabulüne ilişkin verilen 22/09/2022 tarih ve 2021/668 esas 2022/616 karar sayılı kararı BAM 20. Hukuk Dairesi'nin 28/02/2025 tarih, 2022/2156 esas 2025/312 karar sayılı kararı ile; "... Dosya kapsamındaki bu hukuki nitelemeye göre somut uyuşmazlığa TTK'nın taşıma kitabındaki hükümlerin uygulanması gerekmektedir. TTK'nın 875/1. maddesinde taşıyıcının, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu bulunduğunun düzenlendiği, yine bu kapsamda ambalajlamanın yeterli bulunup bulunmadığı, buna göre davacının sigortalısının hasarın oluşumunda müterafik kusurunun olup olmadığı, hasarın niteliği hususlarında araştırma yapılması gerektiği, sonrasında ise davalının TTK'nın 882. maddesinde düzenlenen sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanıp yararlanmayacağı, TTK'nın 886. maddesindeki, "pervasızca davranış" şartının somut olayda oluşup oluşmadığı hususlarının da araştırılması gerekmektedir.
Bu bağlamda somut uyuşmazlığa TTK'nın taşıma kitabındaki hükümlerin uygulanması gerektiği halde, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, ilk derece mahkemesince somut uyuşmazlık hatalı olarak nitelendirilerek, Karayolları Trafik Kanunu ve haksız fiil hükümleri çerçevesinde çözülmüştür. Bu itibarla TTK'nın taşıma kitabındaki hükümler tartışılmadan yanlış hukuki nitelendirme ile bir sonuca varılması doğru bulunmamıştır...." gerekçesiyle kaldırılmıştır. Mahkememizce bu yönde araştırma yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamında deliller toplanmış bilirkişi incelemesi yapılmıştır. 6102 sayılı madde 862 de taşımacının yükü teslim aldığında yükün niteliği, kararlaştırılan taşıma dikkate alındığında, ambalaj yapılmasını gerektiriyorsa, gönderen, eşyayı zıya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalajlamak zorundadır. Ayrıca gönderen, eşyanın sözleşme hükümlerine uygun şekilde işleme tabi tutulabilmesi için işaretlenmesi gerekiyorsa, bu işaretleri de koymakla yükümlü olup, taşımacının da ambalajını kontrol ederek taşımaya ugun olup olmadığını tespit etmesi ve uygun olmaması durumunda göndereni uyarması ve çekincesini de yazılı olarak bidirmesi gerektiği açıktır. 6102 sayılı TTK madde 863 de taşınacak eşyaların araca yüklenmesi, isitflenmesi ve bağlanarak sabitlenmesinin gönderen tarafından yapılacağı belirtilmektedir. Gönderen tarafından yapılacak bu hizmetlerin, taşımanın gerçekleştirilmesinde herhangi bir sıkıntı yaratmaması ve sağlıklı taşıma yapılabilmesini temin amacı ile taşımacının kontrol etme görevi bulunmaktadır. Somut uyuşmazlıkta, davalı tarafın hizmetinden yararlandığı sürücünün yükleme istifleme konusunda herhangi bir çekincesinin olmadığı ve taşımak üzere teslim almış olduğu eşyaların ambalajı ile birlikte taşımaya uygun şekilde yüklenmiş olduğunun kabul edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 876 ; " (1) Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur." hükmünü içermekte olup, oluşan kaza neticesinde zayi olan eşyalar ile ilgili olarak davacı tarafın üstlenmiş olduğu taşımada göstermesi gereken en yüksek özeni göstermediği ve aracını da KTK hükümleri çerçevesinde özenle kullanmayarak eşyaların zayi olmasına yol açtığı anlaşılmaktadır. Zira dosyadaki kusur raporunda taşımayı yapan sürücünün kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 886 ;" Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. " hükmü, madde 887 ise; "Taşıyıcının yardımcılarından birine karşı, eşyanın zıyaı, hasarı veya geç teslimi sebebiyle, sözleşme dışı sorumluluktan doğan istemler ileri sürülmüşse, o kişi bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma sebeplerine ve sorumluluk sınırlamalarına dayanabilir. Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiille veya ihmalle sebebiyet verilmişse birinci cümle hükmü uygulanmaz.", hükmü yer almakta olup, dosyada mevcut evraklar ile oluşan kaza tutanakları incelendiğinde, araç sürücüsünün, kasten veya pervasızca bir davranışının söz konusu olmadığı, oluşan kaza nedenininde aracını özensiz kullanmasından kaynaklandığı ve sonucunda da taşınmakta olduğu sebzelerin zayi olduğu değerlendirilmektedir. Bilirkişi raporunda davayı konu edilen toplam 10.041,42 TL olan 2.650 Kg ağırlığındaki domatesin davalı tarafın aracına yüklenmemiş olduğu belirtilmekle beraber, dosyada mevcut olan tabloda da belirtilen satış faturası ve ekindeki müstahsil belgelerinde işbu domateslerin 06 CJE 55 plakalı araca yüklenmiş olduğu kaydı tespit edilmiştir. Taşıyıcı, eşyanın zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 inci madde uyarınca ödenmesi gereken tazminattan başka, zararın saptanması için yapılması zorunlu olan giderleri de tazminle yükümlüdür. Ancak, hasar hâlinde, birinci cümle uyarınca yapılacak ödemeler 880 inci maddenin ikinci fıkrasına göre saptanacak bedel ile orantılı olarak belirlenir. Başkaca zararlar karşılanmaz. Buna göre zararın karşılanması için yapılan giderler, taşıma işi nedeniyle doğan diğer giderler ödemek karşılanmalı ve taşıma bedeli de iade edilmelidir. Bu çerçevede, düzenlenen bilirkişilerce hazınlanan tabloda da ambalaj malzemeleri olarak 4.200 TL ile taşıma bedeli de taşınan eşya bedeline ilave edilmiştir. Az yukarıda bahsi geçen TTK madde 863 / 1 maddesine göre sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür. Dava dışı davacının sigortalasının kasalar içerisinde bulunan sebzeleri araçta üst üste istiflemiş olduğu ve bu kasalarında spanset olarak adlandırılan malzemeler ile araçta bağlantılarının yapılarak emniyete alındığı tespit edilmiştir. Bu nedenle de konu edilen yükleme / isitifleme / bağlantılarının gönderen tarafından konu taşıma için yeterli ve uygun şekilde yapılmış olduğu değerlendirilmektedir. Aracın yapmış olduğu kaza nedeni ile taşınan eyaların % 65 lik kısmının hasara uğradığının ekspertiz raporu ile de tespit edilmiş olduğu, dosyada suretleri mevcut olan müstahsil makbuzları ve buna bağlı olarak dava dışı davacının sigortalısı adına tanzim edilmiş olan satış faturalarında beyan edilen değerlerin uygun olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.
6102 sayılı TTK madde 882 ; " taşımacının taşımasını üstlenmiş olduğu eşyalarda hasarlanan veya zayi olanlar ile ilgili olarak ödemesi gerekecek tazminat tutarı
(1) Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.
(2) Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu;
a) Gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının,
b) Gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.
(3) Taşıyıcının, taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu, taşıma ücretinin üç katı ile sınırlıdır.
(4) Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir. "hükmü dikkate alınarak hesaplanması gerekmektedir. Davalı tarafından teslim alınan eşyaların ağırlıkları, dosyada mevcut müstahsil evrakları ve müstahsiller tarafından dava dışı davacının sigortalısı adında tanzim edilmiş olan faturalar karşılıklı olarak incelenmiş, taşınmakta olan sebzelerin ambalajları taşınan eşyaların ambalajları ile birlikte toplam brüt ağırlıklarının 16.740 Kg olduğu hesaplanmıştır. Dosyadaki ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere, taşınan ürünlerin % 35 lik kısmının ( brüt 5.859 Kg ) kişiler tarafından alındığı ve bu miktarın sovtaj bedeli olarak kabul edilmesi gerektiği yönündeki değerlendirmesi de dikkate alındığında zayi olan eşyaların ağırlığının toplam brüt 10.881 Kg olduğu bilirkişi raporunda belirlenmiş bu tespit dosya kapsamına uygun görülmüştür. Ancak, davacı tarafın işbu uyuşmazlık konusunda toplam talebinin 44.074,93 TL nin azami tazminat tutarından daha düşük olmasından dolayı taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Alacak likit olmadığından inkar tazminatı talebi reddedilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Davanın kabulü ile ... İcra Dairesinin 2021/844 sayılı dosyasına yapılan itirazın 44.074,83 TL asıl alacak, 999,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 45.074,67 TL yönünden iptaline, takibin bu bedel üzerinden kaldığı yerden devamına,
2-İcra inkar tazminat talebinin reddine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 3.079,05 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 544,40 TL harcın mahsubu ile noksan olan 2.534,65 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafça yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 544,40 TL peşin harç olmak üzere toplamı 603,70 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 15.117,50 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı ve bilirkişi ücreti yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, Davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/02/2026
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.