Yargıtay 1. Ceza Dairesi, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan bozma sonrası yeniden kurulan mahkumiyet hükmünü, sanık temyiz itirazlarını reddederek oy birliğiyle onadı.
Özet: Yargıtay, önceki bozma kararı üzerine sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan ve 8 yıl 4 ay hapis cezasıyla sonuçlanan mahkumiyet hükmünü, sanık müdafiinin öldürme kastı bulunmadığı, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiği ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiği yönündeki temyiz itirazlarını; sanığın hedef aldığı vücut bölgeleri, yara yerleri, kullanılan aletin elverişliliği ve eylemini sebatla sürdürmesi gibi hususlar dikkate alındığında öldürme kastının bulunduğunu, meşru savunma koşullarının oluşmadığını ve tüm yargılama sürecinin usule uygun olduğunu belirterek esastan reddetmiş ve hükmü onamıştır.
1. Ceza Dairesi         2025/4383 E.  ,  2026/1117 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2025/97 E., 2025/111 K.
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebüs
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 307/3 maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2022/227 Esas, 2022/325 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.12.2022 tarihli ve 2022/1669 Esas, 2022/1697 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 23.12.2024 tarihli ve 2023/3204 Esas, 2024/8751 Karar sayılı kararı ile; teşebbüsün derecesinde hataya düşülerek, fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunduğundan bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma kararı üzerine verilen; Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2025 tarihli ve 2025/97 Esas, 2025/111 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, meşru savunma ya da sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın hedef aldığı vücut bölgeleri, yara yerleri, yaraların niteliği, kullanılan aletin elverişliliği, sanığın eylemini sebatla sürdürmesi ve eylem devam ederken mağduru öldüreceğine ilişkin irade beyanları ile eylemin mağdurun kendini başka bir odaya kilitlemesi ve üçüncü kişilerin müdahalesi sonucu tamamlanamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, sanık hakkında meşru savunma ya da sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edilmediği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2025 tarihli ve 2025/97 Esas, 2025/111 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve
5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.02.2026 tarihinde karar verildi.