Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, ilk derece mahkemesinin bozmaya uyarak verdiği karara ilişkin temyiz incelemesi ve değer tespiti itirazları.
Özet: Bu hukuki evrak, bir taşınmaz sahibinin, kamu idaresi tarafından park alanı olarak kamulaştırmasız el konulan arazisi için açtığı tazminat davasında yaşanan temyiz sürecini ele almaktadır; ilk derece mahkemesinin davayı kabul eden kararı istinaf sonrası Yargıtay tarafından, yetersiz taşınmaz değer tespiti ve emsal karşılaştırmalarının eksikliği gerekçesiyle bozularak yeniden incelemeye gönderilmiş, bozma kararı sonrası ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne yönelik verdiği yeni karar ise hem davacı (bedelin düşük olduğu gerekçesiyle) hem de davalı (temelde davanın reddi gerektiği gerekçesiyle) tarafından tekrar temyiz edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/4306 E.  ,  2025/18246 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/138 Esas, 2023/617 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 4 24... parsel sayılı taşınmazın tamamına davalı ... tarafından park ve çocuk parkı yapılmak suretiyle kamulaştırmasız el alıtdığından tazminatın davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini, kabulü halinde ise terkin ve tesçil hükmü kurularak takyidatların yansıtılmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.02.2020 tarihli ve 2018/261 Esas, 2020/41 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.03.2021 tarihli ve 2021/289 Esas, 2021/366 Karar sayılı kararıyla başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi, 4 24... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi maddesi gereğince emsal incelemesi yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmediği; ancak dava konusu taşınmaza bitişik konumda bulunan 4 24... parsel sayılı taşınmaza İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/31 Esas, sayılı dosyasında 22.01.2015 değerlendirme tarihi itibarıyla 2.800,00 TL/m² değer biçildiği ve Dairemizin 2016/15432 Esas, 2018/4034 Karar sayılı kararı ile onandığı gözetildiğinde dava konusu taşınmaza 03.01.2014 değerlendirme tarihi itibarıyla 1.750,00 TL/m² bedel belirleyen raporun inandırıcı bulunmadığı, bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava tarihine göre taşınmaza 2.700,00 TL/m² birim bedeli biçen raporun doğru olmadığını, gerçek değerden düşük olduğunu, örnek 9 parselden daha değerli konumda olduğunu, örnek Anayasa Mahkemesi kararı gereği keşif ve ara karar tarihine göre yapılan güncellemelerde bulunan bedellerin de düşük ve gerçek değerin altında olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; uzlaşmanın dava şartı olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, fiilen elatmalarının bulunmadığını, husumetin kendilerine düşmediğini, istemin hakkın kötüye kullanılması netileğinde olduğunu, 5 yıllık sürenin tamamlanmadığını, bedelin fahiş tespit edildiğini, emsal ktarşılaştırmasının doğru yapılmadığını, hakkaniyet indirimi yapıylması gerektiğini, el koyma tarihinin esas alınması, hisseye tedbir konulması ve maktu vekâlet ile maktu harca hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan muhtesat bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan inceleme sonucunda, hükmün gerekcesinde 25.04.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda 400,00 m² alanlı taşınmazın tamamının davanın açıldığı 03.01.2014 tarihindeki bedelinin 1.080.000,00 TL, bilirkişi kurulunun 21.08.2023 tarihli raporunda, dosyada mübrez “Anayasa Mahkemesi Kararı” dikkate alınarak keşfin yapıldığı 08.11.2022 tarihindeki toplam bedelin 9.600.000,00 TL, hesapların güncellenmesine kararının verildiği ara karar tarihi olan 12.07.2023 tarihindeki toplam bedelinin ise 12.000.000,00 TL olduğunun rapor edildiği belirtilmiş ve hangi rapora itibar edildiği açıkça belirtilmeden, fazlaya ilişkin hak saklı tutularak ıslah gibi 700.000,00 TL bedele hükmedilmiş olup, sonuç itibarıyla İlk Derece Mahkemesince hangi rapora itibar edilmiş olduğu açıkça gösterilmeden karar verilmiş olduğu anlaşıldığından hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bozmanın niteliğine göre şimdilik sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.