4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi gereğince, orman vasıflı taşınmazın tapu kaydının iptaliyle uğranılan zararın tazminine ilişkin davada emsal değer tespiti ile istinaf ve temyiz incelemesi.
Özet: Türk Medenî Kanununun 1007 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararıyla orman vasfıyla Hazine adına tescil edilerek iptal edilen tapu kaydı nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesince talebin kabulüne karar verilmiş; bu karar üzerine yapılan istinaf başvurularını değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın imar planındaki konumu, özel çekim gücü olan bir bölgede bulunması, enflasyon ve değer artışları dikkate alındığında 2020 yılı için belirlenen 1.191,66 TL/m² birim bedelinin makul ve adil olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararını onamış olup, taraflarca kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay önüne gelmiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1609 Esas, 2024/2573 KararKARAR : KabulİLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/12 Esas, 2023/50 KararTaraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 20 (yeni 1 17... ) parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, mahkeme kararının 08.01.2020 tarihinde kesinleştiğini, uğramış olduğu zararın kesinleşme tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .. den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı .. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerçek zararın hesaplanması gerektiğini, enflosyanist farkın hesaplanması gerekitğini, faizin yetersiz olduğunu,düşük bedele hükmedildiğini, taşınmazın iyi konumda bulunduğunu, yerli ve yabancı turistin yoğun ilgisine mazhar bir yerde bulunduğunu ileri sürmüştür. 2.Davalı .. vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin kendilerine düşmediğini, zamanaşımı itirazları olduğunu, idareye başvurulmadan dava açıldığını, bedelin makul olması gerektiğini, emsal taşınmazın hatalı seçildiğini, taşınmazın tarla vasfında olduğunu, imar planı içerisinde olduğıunu kabul etmediklerini, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını, düzenleme ortaklık payı kesintisinin yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın onaylanan ve kesinleşen 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kaldığı, parselasyon yapılmadığından kadastro parseli vasfında olduğunu, hesap bilirkişi kurulu kök ve ek raporlarında birden fazla taşınmaz satışını emsal olarak incelendiğini, raporlarda tespit edilen m² birim bedellerinin emsal alınan taşınmaz satışına göre farklılık gösterdiği, taşınmazın konum ve özelliklerine göre farklılık gösteren m² birim bedellerinin gerçekçi olmadığı, değerlendirme yılına göre gerçek rayiç bedele yakın olarak belirlenen değerin ilk derece mahkemesi kararının esas aldığı bilirkişi raporu olduğunun anlaşıldığını, bu durumda ilk derece mahkemesinin hükme esas aldığı 21.11.2022 tarihli ek rapordaki m² birim değeri üzerinden hesaplanan tazminat miktarına karar verilmesinde hukuka aykırılık yapılmadığını, paranın değerinin düşmesine mukabil taşınmaz değerleri ise enflasyon oranlarından daha fazla oranda artmakta olup .. ilinin özel konumu ve uluslararası çekim gücü ile özelde dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgedeki taşınmaz fiyatlarının oldukça fazla arttığı göz önüne alındığında 2020 yılı bakımından arsa niteliğinde bulunan taşınmaz için tespit edilen 1.191,66 TL/m² bedelinin makul ve adil olduğu belirtilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; örnek karara göre düşek bedele hükmedildiği hususunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.2.Davalı .. vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılması ve lehe vekâlet ücretine hükmedilmesi hususunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.