10. Hukuk Dairesinden sigortasız çalışılan dönemlerin tespitine ilişkin davada, hak düşürücü süre ve fiili çalışma itirazlarının reddedilerek bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: Davacı, davalı işverene ait iş yerindeki belirli dönemlerde sigortasız çalıştığı iddiasıyla hizmet tespiti davası açmış, ilk derece mahkemesi tarafından talebin kısmen kabul edilerek sigortasız çalışma süresinin belirlenmesi üzerine, feri müdahil kurumun zaman aşımı ve fiili çalışma ispatına yönelik itirazları bölge adliye mahkemesince reddedilerek karar onanmış, temyiz incelemesinde ise bölge adliye mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun bulunarak feri müdahil kurum vekilinin temyiz talebi de reddedilmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2352 E., 2025/1031 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş MahkemesiSAYISI : 2021/13 E., 2023/343 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının 16.10.2015 tarihinde davalı işverene ait ... adlı iş yerinde ortacı olarak çalışmaya başladığını, 16.10.2015 tarihinden 23.11.2020 tarihine kadar aralıksız- kesintisiz- sürekli şekilde çalıştığını, davacının 16.10.2015 tarihinde işe başlamasına rağmen 24.06.2016 tarihine kadar çalıştığı süreler boyunca SGK primlerinin yatırılmadığını, bunun yanı sıra 30.12.2017-24.04.2018 tarihleri arasında da davacı fiilen çalışmasına rağmen davalı işverence istifa kodu ile işten ayrılmış gibi gösterildiğini, fesih sonrasında davacının 16.10.2015-24.06.2016 tarihleri ve 30.12.2017-24.04.2018 tarihleri arasında sigortasız çalıştığını öğrendiğini belirterek davacının davalı yanında 16.10.2015-24.06.2016 tarihleri ve 30.12.2017-24.04.2018 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından usulden reddi gerektiğini, davacı taraf iddialarının her türlü gerçeklikten uzak olduğunu, kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın iddialarını kabul etmemekle beraber davacının bahse konu tarih aralığında kendi rızası ile işten istifa ettiğini, davalının kendisini işten çıkarma durumu söz konusu olmadığını, davacının ilk olarak işten ayrılmasının sebebinin iş yerinde usta başı ile tartışması olduğunu, davacı işçinin kendi rızası ile işten ayrıldığını, primleri ve ücretlerinin de bu nedenle haklı olarak yatırılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının sigortalılık sürelerinin Kurum kayıtlarında bulunan günlerle sınırlı olduğunu, davacının eksik bildirildiğini iddia ettiği çalışmalarının resmi belgeler ile ispatının gerektiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının, davalıya ait Kuruma ... sicil numarası ile kayıtlı iş yerinde 18.01.2016-24.06.2016 tarihleri arasında ayda 30 gün üzerinden hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın madde 353/1-b.1 hükmü gereğince fer'i müdahil vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamındaki istinaf ilamının vekile tebliğinin gerektiğini, asile yapılan tebliğin usulsüz olması nedeniyle temyiz kanun yoluna başvuru süresinin de işlemeye başlamadığını, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, fiili çalışmanın ispatlanamadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının 16.10.2015-24.06.2016 tarihleri ve 30.12.2017-24.04.2018 tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, temyiz edenin sıfatına ve temyiz nedenlerine göre tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.