Trafik kazası kaynaklı haksız fiil tazminat davasında, ağır hasarlı araç için eksik ödenen pert farkı ve değer kaybı talebine ilişkin ihtiyati tedbirin reddi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, 27.05.2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında aracının hurda (pert) olduğunu ve sigorta şirketinden yapılan ödemenin eksik kaldığını iddia ederek, kusurlu olduğunu belirttiği diğer davalının tüm taşınır ve taşınmazları üzerine karar kesinleşene kadar devri engelleyici ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir; ancak yerel mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesi üzerine, davacı vekili bu ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

T.C. .... BAM ..... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .../....- .../....
T.C. ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A ..... HUKUK DAİRESİ K A R A R DOSYA NO : .../...KARAR NO : .../...BAŞKAN : .........ÜYE : ........ÜYE : .......KATİP : ........İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ... ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ..../....KARAR NO : --KARAR TARİHİ : .........İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : ........DAVACI : ............VEKİLİ : Av. ............DAVALI : 1 -..........VEKİLİ : Av. ..........DAVALI : 2 -........... VEKİLİ : Av. .........DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)B.A.M. KARAR TARİHİ : ........KARAR YAZIM TARİHİ : ...........Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sırasında mahalli mahkemesince ihtiyati tedbirin reddine dair verilen ara karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde, 27.05.2023 tarihinde, müvekkilin kullanmakta olduğu .......... plakalı araç ile davalılardan Murat Yüksel’ın maliki olduğu sevk ve idaresindeki .......... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada %100 kusurlu olan taraf davalı............. olduğunu, kaza sebebiyle müvekkilin maliki bulunduğu aracın onarılamayacak derecede ağır hasara uğradığını, davalı .........’ın maliki olduğu ........... plakalı aracın kara yolları Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesinin yapıldığı ......... .............. poliçe numarası ile Trafik Sigortasının bulunduğu davalı sigorta şirketine zararın tazmini adına başvuru yapıldığını, Sigorta şirketi eksperleri tarafından aracın pert işlemine tabi tutulacağı müvekkile defalarca belirtilmesine rağmen 03.08.2023 tarihinde ........'e ait ..... plakalı aracın zorunlu Trafik Sigorta şirketi olan .......... tarafından 103.874,22 TL ödeme yapıldığını, herhangi bir ibraname verilmediğini, zararın bu meblağın çok üzerinde olduğunu, malzeme, işçilik, onarım, değer kaybı, ikame araç bedeli, pert olarak kabul edilmesi halinde oluşan zararın tespiti ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak davası olarak açılan (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere), müvekkile ait .......... plakalı araç için eksik ödenen “pert farkını” kapsayan malzeme, işçilik, onarım, değer kaybı, ikame araç bedeli 10.000,00 TL (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) maddi tazminat tutarının davalı ........ Yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere ve temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, diğer davalı Murat Yüksel yönünden kaza tarihi itibariyle işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, ............plakalı aracın trafik kaydına ve davalı ...........'in tüm taşınır ve taşınmazlarına kararın kesinleşmesine kadar cebri icra yoluyla satışı ve 3. Şahıslara devri engelleyici nitelikte “ihtiyati tedbir” şerhi konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı .......... Vekili cevap dilekçesinde, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin ....... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğini, dava dilekçesinde, maddi tazminat istemi olduğu anlaşılmakla birlikte hangi alacak kalemi için hangi miktarda talep olduğunun açıkça belirtilmediğini, davanın belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacıya hasar ödemesi yapıldığını ve zararın tazmin edildiğini, talep edilen tutarın fahiş olduğunu, işbu uyuşmazlık konusu kaza ile piyasada davacının iddia ettiği ölçüde bir değer kaybetmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, değer kaybı hesaplamasının zmms genel şartlar ekinde yapılan değişikliğe göre yapılması gerektiğini, araç mahrumiyeti ve kazanç kaybının zmms teminatı kapsamında olmadığını, kusur durumunun tespiti gerektiğini, ticari faiz talep edilemeyeceğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinden dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ......... vekili cevap dilekçesinde, eldeki tazminat davasının zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğunu, dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddi gerektiğini, iddia olunan alacak yönünden alacağın zamanaşımına uğradığını, kazanın iddia edildiği gibi müvekkilin kusurundan kaynaklanmadığını, davacının müvekkilin aracına çarpması sonucu meydana geldiğini, kaza tespit tutanağının yeterli olmadığını, kabul etmediklerini, sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda davacı tarafın zararının tazmin edildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, HMK 'nın 389. vd. Maddeleri dikkate alınarak mahkemenin dava dosyasında ........... plakalı aracı, davalı Murat'ın taşınır ve taşınmazlarının mülkiyeti hususunda ihtilaf bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğunu, aracının ağır hasar aldığını, kazanın davalı sürücünün kusuru neticesinde meydana geldiğini, ilk derece mahkemesince 11.08.2023 tarihli ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın istinaf incelemesi yapılarak bozulmasını beyanla hüküm altına alınacak alacağın tahsil edilememe riskine karşılık 16 STB 35 plakalı aracın trafik kaydına ve davalı Murat Yüksel'in tüm taşınır ve taşınmazlarına kararın kesinleşmesine kadar cebri icra yoluyla satışı ve 3. şahıslara devri engelleyici nitelikte “ihtiyati tedbir” şerhi konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :Dava haksız fiil nedeniyle maddi tazminat davası olup; talep kazaya karışan ......... plakalı aracın trafik kaydına ve davalı Murat Yüksel'in tüm taşınır ve taşınmazlarına ihtiyati tedbir konulması istemine ilişkindir.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesi, “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır.İhtiyati tedbir öğretide "...kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır." şeklinde tarif edilmiştir (Medeni Usul Hukuku 12.Baskı Sh.714-Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof. Dr. Oğuz Atalay, Prof. Dr. Muhammet Özekes). Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) onuncu kısmının birinci bölümünde düzenlenen ihtiyati tedbir müessesesi 389. madde başlığında “geçici hukuki korumalar” olarak vasıflandırılmıştır.Somut uyuşmazlıkta, davanın trafik kazası nedeniyle maddi tazminat isteminden ibaret olduğu, 6100 sayılı HMK 389 ve devamı maddesi gereği, ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, salt para alacağına ilişkin davalarda ihtiyati tedbir kararı verilmesinin olanaklı olmadığından, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf istemi yerinde değildir.HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- .... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ........ tarih ve .../.... esas sayılı ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b.1 hükmü gereğince davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-f. hükmü uyarınca kesin olmak üzere 17/10/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. .........Başkan.....................Üye.......... ...........Üye......... .........Katip..........