Sigorta şirketinin firari sürücü kaynaklı trafik kazası zararlarını tazmin sonrası rücu alacağı talebiyle başlattığı icra takibine, davalının işleten sıfatı olmadığı iddiasıyla itirazının iptali davası.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı sigorta şirketi, sigortalı aracın sürücüsünün karıştığı ve olay yerinden kaçtığı maddi hasarlı trafik kazası sonrası rücuen 99.307,42 TL ödeme yaptığını belirterek, bu tutarı tahsil amacıyla başlattığı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmektedir; davalı ise, kaza tarihinde aracın uzun dönem kiralama sözleşmesiyle başka bir kişiye kiralandığını, kendisinin "işleten" sıfatının bulunmadığını ve husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, ayrıca kazada kusurlarının olmadığını savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/507
KARAR NO : 2026/392
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 12.06.2025
KARAR TARİHİ : 14.04.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde düzenlenen ---- numaralı sigorta poliçesi ile sigortalanan -----plakalı aracın firari sürücüsü ---- sokak üzerinde ----- sokak istikametine seyir halinde iken --- sevk ve idaresindeki ------lakalı resmi ekip aracını gördüğü esnada geri geri manevra yaparak No:-- önüne geldiğinde aracının arka kısımlarıyla sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracın ön kısımlarına çarptığını ve daha sonra ileri doğru manevra yaparak aracının ön kısımlarıyla sürücü --- sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracın sol ön kısımlarına çarpması sonucu işbu davaya konu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, olay akabinde ise --- plakalı aracın sürücüsü kaza mahalinden ayrılarak aracını ----- sokağa bırakarak olay yerinden ayrıldığını, gerçekleşen bu olay sonucunda meydana gelen maddi/bedeni zarar nedeniyle sigorta nezdinde hasar giderimi amacıyla harcamalar yapıldığını, gerçekleşen trafik kazası sonrasında, sigortalı aracın firari sürücüsünün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 67/1-b " Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek yasaktır. İzin verilen hallerde bu manevraları yapacak sürücüler, karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak zorundadır." ve 52/1-b " Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak," kurallarını ihlal ettiği kanaatine varıldığını, bu kapsamda yukarıda numarasını belirtilen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesine istinaden kaza nedeniyle gerçekleşen zararların tazmini amacıyla müvekkili şirket tarafından 99.307,42-TL ödeme yapıldığını, bunun üzerine dosyadaki evraklar değerlendirildiğinde, rücu değerlendirmesi yapmak için eksik evrakların (Kaza Tespit Tutanağı, Alkol Raporu, Sürücü Belgesi ve sair belgeler) temini amacıyla ve sigortalı borçluya ilgili tutarı ödemesi gerektiği bilgisini içeren rücu mektubu, sigortalının poliçe tanzimi sırasında bildirdiği adresine gönderilerek taraflarına geri dönüş yapması amaçlanmış ise de görüşmeler sonucu talep edilen belgelerin sigortalı tarafından verilmediğini ve ödemenin yapılmadığını, rücu mektubun iade olması üzerine sigortalı ile yapılan görüşmelerde hem eksik evrakların taraflarına gönderilmemesi hem de sigortacı müvekkilinin rücu hakkı kapsamında talep ettiği tutarın borçlu tarafından ödenmemesi üzerine, 23.09.2024 tarihinde---. İcra Dairesinin ----- esas sayılı takip başlatıldığını, bu aşamada davalı taraf takibe itiraz ederek icra takibini durdurmuş ise de itiraz dilekçesine eksik kalan evrakların eklenmediğini, tarafları ile de paylaşılmadığını, tüm bu nedenlerle ve Mahkemece resen gözetilecek nedenlerle; fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile davalı borçlunun itirazının iptalini ve takibin devamını, davalı borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle yüzde yirmi icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin açılan takipte taraf sıfatının olmadığını, takibe konu aracın uzun dönem kiralama sözleşmesi ile kiralandığını, bahsi geçen kazanın da bu süre içerisinde meydana geldiğini, bu sebeple müvekkilinin KTK.nun 3. ve 85. Maddelerine göre işleten sıfatı ve dolayısıyla tazmin sorumluluğunun bulunmadığını, cevap dilekçesi ekinde sunulan uzun dönem kiralama sözleşmesi ve kira sözleşmesine istinaden ödenen bedellere ilişkin dekontlar incelendiğinde müvekkili şirketin işleten sıfatının sona erdiğinin görüleceğini, davaya konu kaza tarihinde aracın işleten sıfatının --- (T.C.K.N: ---)'ye ait olduğunu, söz konusu uzun dönem araç kiralama sözleşmesine istinaden davanın ---- ihbarını, müvekkil şirketin, araç kiralama sözleşmesine istinaden kazaya karışan ---- plakalı aracı tüm hak ve sorumluluklarıyla birlikte ----- kiraladığını, müvekkilinin işleten sıfatı sona erdiğinden dolayı davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, kazayı kabul etmemekle birlikte müvekkiline ait araç sürücüsünün kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru olmadığından yapılan ödeme nedeniyle müvekkiline rücu edilemeyeceğini, müvekkiline ait araç sürücüsünün her ne kadar yüzde yüz kusurlu olduğu şeklinde iddialar mevcut ise de söz konusu iddiaları kabul etmediklerini, öncelikli olarak müvekkiline ait aracın davaya konu kazaya karıştığına dair yeterli ve somut delilin dosya içerisinde bulunmadığını, müvekkili şirkete, yeterli somut delil olmaksızın husumet yöneltilmesinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davaya konu kazayı hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte, kazaya dava dışı araç olan ---- plakalı aracın şerit ihlali yaptığını ve hız kurallarına aykırı hareket ettiğini, ----- plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, kusur oranlarının gerçeğe uygun biçimde tespiti için Mahkemece kusur raporu alınmasını, davacının müvekkiline rücu hakkının bulunmadığını, davacı sigorta şirketinin ZMSS Genel Şartları uyarınca rücu hakkı doğduğundan bahisle huzurdaki davayı ikame etmiş ise de Yargıtay'ın yerleşik uygulaması ve ZMSS Genel Şartlarında ve Kasko Genel Şartlarında olay yerini terk hususunun rücu nedeni olarak öngörülmediğini, tüm bu nedenler ve Mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle; davaya konu kaza tarihinde aracın işleten sıfatı uzun dönem kiralama sözleşmesine istinaden ----- ait olduğundan davanın işbu şahsa ihbarını, müvekkili şirketin uzun dönem araç kiralama sözleşmesine istinaden işleten sıfatı sona erdiğinden dolayı davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, haksız ve dayanaktan yoksun davanın esastan reddini, davanın kötü niyetli olduğu izahtan vareste olduğundan davacı aleyhine yüzde yirmiden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davalıya ait olan ve davacı tarafından ZMMS kapsamında sigortalanan ----- plakalı aracın 15.03.2024 tarihli kaza sebebiyle oluşan hasar sebebiyle davacı tarafından zarar gören üçüncü kişiye ödenen bedelin, olay yerini terk sebebiyle davalıya rücu edilmesi için başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Davacı tarafından davalı aleyhine --- İcra Dairesi'nin---- esas sayılı icra dosyasında 99.307,42 TL asıl alacak ve 27.06.2024 tarihi ile icra takip tarihi olan 23.09.2024 tarihi arasında işlemiş 11.492,45 TL faiz olmak üzere toplam 110.799,87 TL üzerinden icra takibine geçildiği, davalının borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davacı tarafça itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Davalıya ait --- plakalı araç, ----- poliçe numaralı karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında 11.11.2023 tarihi ile 11.11.2024 tarihi arasında geçerli olmak üzere davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olup dava konusu kaza tarihinde sigorta poliçesi geçerlidir.
Sürücüsü tespit edilemeyen ---- plakalı araç sürücüsü --- sokak üzerinde ----- sokak istikametine seyir halindeyken sürücüsü --- sevk ve idaresindeki -----plakalı resmi ekip aracını gördüğü esnada geri geri manevra yaparak no----önüne geldiğinde aracının arka kısımlarıyla sürücü --- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracın ön kısımlarına çarpıp daha sonra ileri doğru manevra yaparak aracının ön kısımlarıyla sürücü --- sevk ve idaresindeki -- plakalı aracın sol ön kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. -----plakalı araç sürücüsü kaza mahalinden ayrılarak aracını ---- sokağa bırakarak olay yerinden ayrılmıştır.
Kaza tespit tutanağına göre ----- plakalı araç sürücüsü olay yerini terk etmiştir.
Dava dilekçesi ekinde sunulan ödeme dekontuna göre davacı tarafından, dava konusu kaza sebebiyle zarar gören üçüncü kişi için 27.06.2024 tarihinde 99.307,42 TL ödeme yapılmıştır. Dava konusu kazadaki kusur durumu ve davacı tarafından ödeme yapılan üçüncü kişiye ait araçtaki hasar bedelinin tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, hazırlanan raporda üçüncü kişiye ait araçtaki hasar ve onarım bedelinin 82.000,00 TL hasar parça bedeli ve 15.000,00 TL işçilik bedeli olmak üzere toplam 97.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. Eksper raporu ve sunulan faturalarda ise hasar bedelinin 82.607,42 TL ve işçilik bedelinin 16.700,00 TL olduğu belirtilmiştir. Eksper raporundaki ve faturalardaki bedeller ile bilirkişi raporu tespit edilen bedel arasında toplam 2.307,42 TL fark bulunsa da eksper raporunda belirlenen hasar ve işçilik ücretinin kalem kalem belirtilmesi ve bu bedeller üzerinden ödeme yapılması dikkate alındığında, davacının ödemesinin dosya kapsamına uygun olduğu, faturalardaki bedellerin kazanın oluş şekline göre oluştuğu, davacının gerçek zararının 99.307,42 TL olduğu, kaldı ki davacı tarafça bu bedelin ödendiği anlaşılmıştır.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkının düzenlendiği B.4. maddesi f bendinde bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesinin rücu sebebi olduğu düzenlenmiştir. Maddenin "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında" ifadesi ile başlaması bu bendin sadece bedeni hasarlı kazalara uygulanacağı anlamı taşımamakta olup gerek maddi hasarlı gerekse bedeni hasarlı trafik kazalarında sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etme halinde uygulanacaktır.
Dosya kapsamından, davalıya ait -----plakalı aracın dava konusu kaza sonrası sigortalı aracı kullanan şahsın aracı terk ederek olay yerinden kaçtığı anlaşıldığından oluşan kaza yerini terk sebebinin ZMMS Genel Şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden olmadığı, buna göre rücu şartlarının oluştuğu sonucuna varılmıştır.
Davacı tarafından zarar gören üçüncü kişinin hasar bedeli zararı için yapılan ödeme tarihi ile icra takip tarihi arasında işleyen faiz dikkate alındığında, icra takibinde talep edilen faiz miktarında haklı olduğu anlaşıldığından davalının asıl alacağa ve faize yaptığı itirazların iptaline karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına karar verilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir.
Alacak iddiasının varlığı ve miktarı alınan bilirkişi raporu ve yapılan yargılama ile belirli hale geldiğinden ve alacağın likit olmadığı anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne, ---İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı icra dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin devamına,
2-İcra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 7.568,74-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 1.338,19-TL peşin harçtan ve icra dosyasına yatırılan 554,00-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 5.676,55-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.892,19-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından 615,40-TL başvurma harcı, 87,50-TL vekalet harcı, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti, 93,50-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 8.796,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından 87,50-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
9-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ------ Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.