Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçunda arama kararı olmaksızın rızaen teslim edilen maddeler nedeniyle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasını bozma nedeni saymıştır.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkûmiyet kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine, arama kararı olmamasına rağmen şüphe üzerine durdurulan sanığın iç çamaşırından uyuşturucuyu rızaen teslim etmesi karşısında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunarak ilk derece ve istinaf mahkemesi kararı bozulmuş, dosya yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
10. Ceza Dairesi         2025/9099 E.  ,  2026/1989 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/3319 E., 2025/2967 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre aşağıdaki belirtilen dışında usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Dosya içinde herhangi bir arama kararının bulunmadığının anlaşılması karşısında; somut suç şüphesine istinaden yapılan takip üzerine durdurulan ve kaba üst yoklamasında bulunamayacak yer olan iç çamaşırı içinden suça konu uyuşturucu maddeleri rızaen teslim eden sanığın kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunduğu anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz istemleri yerinde
görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2026 tarihinde karar verildi.