Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçunda, tanık tehdidi iddiasına rağmen eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itirazın reddi kararının kanun yararına bozulması.
Özet: Bir boşanma davasında tanıklık yapacak bir kişiyi etkilemeye teşebbüs edildiği iddiasıyla ilgili yürütülen soruşturmada, şüphelinin ve tanığın ifadelerinin alınmaması, boşanma dava dosyasının celp edilmemesi ve şüphelinin HTS kayıtlarının incelenmemesi gibi temel soruşturma işlemlerinin yapılmadan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ve bu karara karşı yapılan itirazın reddedilmesi, eksik soruşturma nedeniyle hukuka aykırı bulunarak, gerçeğin ortaya çıkarılması için soruşturmanın genişletilmesine karar verilmiştir.
12. Ceza Dairesi         2024/4135 E.  ,  2026/1157 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI : 2023/1776 Değişik İş
SUÇ : Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs
KARAR : İtirazın reddine dair mercii kararı
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan, şüpheli ... hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2023 tarihli ve 2022/289820 Soruşturma, 2023/4640 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09.03.2023 tarihli ve 2023/1776 değişik iş sayılı kararının 09.03.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.10.2024 tarihli ve 94660652-105-06-30702-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108158 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108158 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müştekinin vekili vasıtası ile sunmuş olduğu şikâyetinde, şüpheli ile aralarında devam eden boşanma davasında, tanık olarak gösterdiği ... isimli şahsın tanık olarak gösterilmesini müteakiben, şüphelinin 11/12/2022 tarihinde gizli numaradan ...'nın kullanmış olduğu telefonu gece saatinde arayarak "sen bundan sonra görürsün, Seni bu ülkede yaşatmayacağım" şeklindeki ifadelerle tanıklarını etkilediklerini iddia ederek suç duyurusunda bulunması üzerine tanığın konuya ilişkin başvurusunun olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Müştekinin şikayeti ile ilgili olarak şüphelinin ve tanık ... ifadelerinin alınması, müştekinin belirttiği Ankara 30. Aile Mahkemesinin 2022/156 esas sayılı dosyasının getirtilmesi, şüphelinin HTS kayıtlarının celbi sonrasında, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, herhangi bir soruşturma işlemi yapılmaksızın yazılı şekilde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilemeyeceği cihetle, yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Şüpheli ile şikayetçi arasındaki boşanma davasında tanık olarak gösterilen ...'nın şüpheli tarafından aranarak tanıklık yapmaması konusunda etkilemeye çalışıldığı iddiasına konu olayda, taraflar arasındaki boşanma davasına konu Ankara 30. Aile Mahkemesinin 2022/156 Esas sayılı dosyanın getirtilerek ...'nın tanık olarak gösterilip gösterilmediğinin belirlenmesi, şikayetçi, şüpheli ve ...'nın ifadelerinin alınması ve şüpheliye ait HTS kayıtların getirtilerek sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdiri için soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerekirken, hiç bir soruşturma işlemi yapılmaksızın yazılı şekilde verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09.03.2023 tarihli ve 2023/1776 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde karar verildi.