Kamu görevinden ihraç edilen beraat etmiş davacının haksız gözaltı ve tutukluluğu nedeniyle hükmedilen manevi tazminatın yetersiz bulunarak hakkaniyet ilkesi gereği bozulması.
Özet: Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açılan tazminat davasında, kamu görevinden çıkarılan davacının uzun süreli gözaltı ve tutukluluk sonrası beraat etmesi üzerine, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının yetersiz olduğu iddiaları incelenmiş; özellikle davacının sosyal ve ekonomik durumu, suçun niteliği ve tutukluluk süresi gibi hususlar dikkate alınarak hakkaniyete uygun makul bir miktar belirlenmesi gerekirken eksik hükmedilen manevi tazminat nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/ 1003 E., 2021/ 1629 K.DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 150.000 TL maddi ve 200.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 35.923,92 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının yetersiz olduğuna, maddi tazminatın ihraçtan önceki maaşı üzerinden hesaplanması gerektiğine ve saire ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/ 5 00... /486 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 02.08.2016- 16.02.2017 tarihleri arasında 198 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat kararının 10.07.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı-tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, kamu görevlisi olarak çalışan davacının tutuklu iken 30.10.2016 tarihinde ihraç edildiği belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 'hüküm fıkrasındaki maddi tazminat miktarının ''4.237,52 TL'' manevi tazminat miktarının ''25.000,00 TL'', vekalet ücretinin ''4.385,55 TL'' olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARAR30.10.2016 tarihinde tutuklu iken kamu görevinden çıkarılan davacının son maaşını ekim 2016 'da aldığı, son maaşının 15.10.2016- 14.11.2016 arasındaki süreleri kapsadığı davacı lehine hükmedilecek tazminat hesabının 15.11.2016 ile tahliye tarihi olan 16.02.2017 arasındaki süre için net asgari ücret üzerinden hesaplanan ''4.151 TL'' yerine bu miktarın üzerinde kalacak şekilde hesaplanması ve faiz başlangıcının 15.11.2016 yerine gözaltı tarihi olarak belirlenmesi suretiyle davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde karar verildi.