Sigorta şirketinin trafik kazası sonucu ödediği hasar bedelini halefiyet ilkesi gereği belediyeden rücuen tahsil etmek için açtığı itirazın iptali davası.
Özet: Bir sigorta şirketi, ticari risk sigortası kapsamında sigortalısının ofis binasına bir belediye otobüsünün çarpması sonucu oluşan zararı ödedikten sonra, Türk Ticaret Kanununun halefiyet ilkesi uyarınca, kazada %100 kusurlu bulunan otobüsün işleteni olan belediye genel müdürlüğüne karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve ödenen 129.307,44 TLlik tazminatın yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ederken, davalı ise rücu hakkının olmadığını, kusurun ağır olmadığını, talep edilen bedelin orantısız olduğunu savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.
İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2026/19 EsasKARAR NO :2026/246DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ:17/09/2024KARAR TARİHİ:14/04/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... İcra Dairesi’nin 2024/... Esas sayılı dosyası kapsamında davalı ... Genel Müdürlüğü aleyhine başlatılan icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamını talep ettiklerini, müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından ... numaralı ve 31.12.2021-31.12.2022 vadeli Ticari Risk Sigorta Poliçesi ile dava dışı ... A.Ş.’ye ait ofis binasının sigortalandığını, 28.06.2022 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı belediye otobüsünün Maslak ... Caddesi üzerinde araç hakimiyetini kaybederek sigortalı iş yerinin istinat duvarına çarptığını, düzenlenen kaza tespit tutanağına göre sürücünün %100 kusurlu olduğunun belirlendiğini, meydana gelen hasar nedeniyle müvekkil nezdinde ... numaralı hasar dosyasının açıldığını ve eksper raporunda zararın 129.307,44 TL olarak tespit edildiğini, bu tutarın 16.05.2024 tarihinde sigortalıya ödendiğini, Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. Maddesi uyarınca müvekkil sigorta şirketinin halefiyet gereği sigortalının haklarına geçtiğini, davalı ...’ye 24.06.2024 tarihinde rücu ihtarı gönderildiğini ancak ödeme yapılmadığını, bunun üzerine sürücü ... ve işleten ... aleyhine icra takibi başlatıldığını, sürücü yönünden takibin kesinleştiğini ancak tahsilat sağlanamadığını, davalı ...’nin ise haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, alacağın likit ve belirlenebilir nitelikte olduğunu beyan ederek davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, 129.307,44 TL asıl alacağın 16.05.2024 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 28.06.2022 tarihli kaza nedeniyle müvekkili idare aleyhine itirazın iptali davası açıldığını, öncelikle zamanaşımı, görev, yetki, husumet ve diğer tüm ilk itirazlarını tekrarlayarak davanın reddini talep ettiğini, davacının rücu hakkı bulunmadığını, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B4 maddesindeki rücu şartlarının gerçekleşmediğini, kazada ağır kusurun müvekkili idare otobüsünün sürücüsünde olmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 16.01.2006 tarihli kararına göre sürücünün 8/8 kusurlu olmasının dahi ağır kusur sayılmayacağını ve sigorta şirketine rücu hakkı vermediğini, bu nedenle kusur oranlarının tam olarak belirlenmesi gerektiğini, davacının sigortalısının kusuru nedeniyle idare aracında da maddi hasar meydana geldiğini, kabul anlamına gelmemek üzere talep edilen bedelin iddia edilen hasarla orantılı olmadığını ve sebepsiz zenginleşme yaratacağını, müvekkili idarenin zorunlu trafik sigortacısı tarafından yapılan ödemeye rağmen yeniden yüksek tazminat talebinde bulunulmasının iyi niyetli olmadığını gösterdiğini, alacak likit ve belirli olmadığından ve kamu kurumu olan müvekkili idarenin icra takibini kabul etmesinin mümkün olmadığından icra inkar tazminatı ve faiz taleplerinin de reddi gerektiğini belirterek, davanın öncelikle görev, yetki, husumet, zamanaşımı yönünden ve esastan reddine, davanın zorunlu trafik sigortacısı Magdeburger Sigorta A.Ş. ve idare şoförü ...’a ihbarına, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE: .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17/06/2025 tarih ... sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı tarafça istinaf edilmiş olup, karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 2025/1952 esas sayılı kararında "davacı sigorta şirketinin halefiyet ilkesi uyarınca yerine geçtiği dava dışı sigortalı ... A.Ş'nin tüzel kişi tacir olduğunun anlaşılması karşısında ticari dava niteliğini taşıyan eldeki davaya bakma görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olduğu" gerekçesiyle kaldırmış ve .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 21/11/2025 tarih ... Karar sayılı dosyasında verilen Görevsizlik kararı 06/01/2026 tarihinde kesinleşmiş olmakla , dosyanın mahkememize tevzi edilmesi sonucu 2026/19 Esas sırasına kaydedildiği , davanın ; ticari risk sigortacısı davacının, dava dışı sigortalısına yaptığı tazminat ödemesinin, zarar sorumlusunda rücuen tahsili için başlattığı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır..... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunulan 27/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dosya kapsamında bulunan kaza tutanağına göre davalı işletme sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun kabulü durumunda davacı şirketin ödediği tazminat miktarınca hak sahibi yerine geçeceği ve ödediği tazminatı davalıdan talep edebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.Tarafların iddia ve savunmaları , toplanan deliller, görevsizlik kararı veren mahkemede aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda;davacı ... Sigorta A.Ş. nezdinde, ... A.Ş. adına, “...” adresindeki işyeri, 31.12.2021 / 31.12.2022 tarihleri arasında bir yıl geçerli, ... sayılı Ticari Risk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, ... plakalı ... ye ait belediye otobüsün sürücüsü ... isimli şahsın hâkimiyetini kaybederek sigortalı çevre duvarına/demir korkuluğuna çapması sonucu gerçekleştiği , davacı ... Sigorta A.Ş. 08.08.2024 işlem tarihli, ... A.Ş. hesabına 129.307,44.-TL ödeme yaptığı ödeme yaptığına dair, ... Bankasına ait bir adet banka dekont sunduğu, davalı tarafı ... plaka sayılı ... otobüsü şoförü ...'un; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun Madde 52/b) “Sürücüler; Hızlarını, kullandıkları aracın teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar." Şeklindeki kuralını ihlâl etmiş olup, tek taraflı olmak üzere, %100(Yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu davacı ... Sigorta A.Ş.'nin ödediği tazminat miktarınca hak sahibi yerine geçeceği ve ödediği tazminatı davalıdan talep edebileceği, görevsizlik kararı veren mahkemede aldırılan bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği, bilirkişi raporunun hakim nezdinde takdiri delil olduğu, bu kapsamda yapılan incelemede aldırılan rapor kanaat verici nitelikte bulunduğundan yeniden rapor aldırılmasına yer olmadığına mahkememizce karar verildiği bu minvalde dosya kapsamına uygun bilirkişi raporu da dikkate alındığında ;rücu alacaklısı olan davacı sigorta şirketinin üçüncü kişiye ödeme yaptığı tarih itibariyle rücu borçlusu olan davalı temerrüde düşmüş olup, faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihi olarak kabul edilmesi ve faiz talep etmesi olanaklı olduğundan davacının davasının kabulü ile davalının .... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 129.307,44-TL asıl alacak, 15.583,32-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 144.890,76-TL üzerinden iptaline, takibin takip talebindeki talep gibi devamına, talep edilen alacak ve tarafların kusur durumu yapılan yargılama neticesinde tespit edildiğinden icra inkar tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Davacının davasının KABULÜ İLE;1-)Davalının .... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 129.307,44-TL asıl alacak, 15.583,32-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 144.890,76-TL üzerinden İPTALİNE, takibin takip talebindeki talep gibi DEVAMINA,2-)İcra inkar tazminatı isteminin reddine,3-)Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 9.897,49 TL karar ve ilam harcından 1.749,93 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 8.147,56 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-)Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 1.749,93 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.238,33 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-)Davacının karşıladığı bilirkişi ücreti ile davetiye / müzekkere masrafı olmak üzere toplam 12.450,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-)Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,7-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-)Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı; davalının vekilinin yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/04/2026Katip ... (E-imzalı) Hakim ... (E-imzalı)