Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, özelleştirme ihalesinde oluşan adi ortaklık giderlerinden doğan uyuşmazlıkta, davacının ihale feshine neden olan kusurlu eylemleri sebebiyle ticaret mahkemesince sorumluluğunun tespiti kararı temyizi.
Özet: Davacı, özelleştirme ihalesini kazanan konsorsiyuma davalının hisseli katılımı için imzalanan sözleşmeler kapsamında, davalının ihale süreci masraflarındaki %33,3lük payından eksik ödediği 236.918 USDnin tahsilini isterken; davalı, ihalenin iptaline davacının yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve tek taraflı hareketleriyle yol açtığını, kendi tüm ödemelerini yaptığını savunmuştur; ilk derece mahkemesi ise, bilirkişi raporu ve Danıştay kararına dayanarak davacının özen yükümlülüğünü ihlal ederek ihalenin feshedilmesine neden olduğunu ve bu sebeple diğer ortakların oluşan zararlarını tazminle yükümlü bulunduğunu saptamıştır.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/224 E., 2024/713 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat .....ile davalı vekili Avukat ...'nın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili; .... Dağıtım A.Ş.nin özelleştirme yolu ile satılmasına ilişkin 14.03.2008 tarihli ihalenin, kendisi ve dava dışı ....Elektrik Su Dağıtım A.Ş. tarafından oluşturulan konsorsiyum tarafından kazanıldığını, teminat olarak ihaleyi düzenleyen ..... Büyükşehir Belediye Başkanlığına 50.000.000 USD bedelli banka teminat mektubu verildiğini, ihalenin alınmasından sonra kendisi ve dava dışı konsorsiyum ortağı ile davalı şirket arasında, ..... Dağıtım A.Ş.ye ait hisselerin satın alınması maksadıyla davacının vermiş olduğu teklif ile ilgili ortak girişime katılma kurallarını düzenleyen 16.05.2008 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşmenin (7.) ve (8.) maddeleri uyarınca ihale için tutulacak danışmanların masraf ve ücretleri ile verilecek geçici teminatın masraflarının taraflarca hisseleri oranında karşılanacağının, yine 16.05.2008 tarihli sözleşmeye ek olarak imzalanan 14.07.2008 tarihli ön anlaşma tadili ile davalı şirketin, ....Dağıtım A.Ş.nin hisselerinin %33,3’lük kısmına sahip olacağının kararlaştırıldığını, anılan sözleşme maddeleri uyarınca davalı şirketin yapılan masrafların %33,3'lük bölümünden sorumlu olduğunu, 31.03.2010 tarihi itibariyle yaklaşık olarak yapmış olduğu masrafların 712.069 USD danışmanlık masrafı, 1.903.751 USD teminat mektubunun masraf ve komisyonu, 30.000 USD banka danışmanlık ücreti, 7.884 USD seyahat ücretleri ve 290.481 USD diğer masraflar olmak üzere toplamda 2.944.185 USD'ye ulaştığını, bu masraflardan davalının hissesine düşen meblağın 1.535.045 USD, davalının bugüne kadar yapmış olduğu ödemelerin ise 1.298.127 USD olduğunu, dolayısıyla davalıdan yaklaşık 236.918 USD alacaklı bulunduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 15.000 USD’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; ..... .... Dağıtım A.Ş.nin özelleştirme yolu ile satılmasına ilişkin ihaleyi kazanan davacı ile dava dışı.... Elektrik Su Dağıtım A.Ş.nin oluşturduğu ortak girişime katılmak için 16.05.2008 tarihinde bir ön anlaşma, 14.07.2008 tarihinde de mevcut taraflara .... Yatırım Holding A.Ş.nin de katılımıyla ön anlaşma tadilinin imzalandığını, ancak ihale şartnamesinde yazan bazı izinlerin davacı tarafından zamanında veya hiç alınamadığını, davacının ortak girişimde hissesine düşen finansmanı sağlayamadığı ve ekonomik sıkıntılar yaşadığını, bu nedenle ihalenin iptal edildiğini, davacının tüm ihale sürecinde tek başına hareket ettiğini ve kararları kendisine danışmadan aldığını, resmi kurumlarla yaptığı görüşmeleri kendisine zamanında ve doğru bir şekilde aktarmadığını, davacının iddialarının aksine ödemelerini tam ve eksiksiz yaptığını, hissesine oranla eksik ödemede bulunanın davacı olduğunu, davacının .... Büyükşehir Belediyesine karşı açmış olduğu dava ile ilgili masraflardan sorumlu olmadığını, davacı ile yaptığı anlaşma uyarınca geçici teminat mektubunun masrafları için ödemeyi işlemlerin yapılacağı ilk yıl için kabul ettiğini, 11.03.2008 tarihli teminat mektubunda da bu mektubun son teklif tarihinden itibaren 364 gün süreyle geçerli olacağının yazılı olduğunu, davacı tarafından uygulanan kurların mutabakat metniyle uyuşmadığını, davacı tarafından masraf olarak kaydedilen kapanış sonrası denetleme masraflarının da kabul edilebilir olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli kararıyla; aldırılan 20.01.2014 tarihli bilirkişi kurulu raporuyla, ihale şartnamesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeyerek özen yükümlülüğünü ihlal eden davacının ihalenin feshedilmesine yol açtığı, bu hususun Danıştay 13. Dairesinde açılan 2010/290 Esas sayılı dava ile İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından verilen 2011/253 YD İtiraz No’lu kararda tespit edildiği, dosya kapsamındaki deliller nedeniyle Danıştay 13. Dairesinde açılan 2010/920 Esas sayılı dosyasının sonucunun beklenilmesine gerek olmadığı, davacının davaya konu adi ortaklığın konusunun imkansız hale gelmesi suretiyle sona ermesine sebebiyet verdiği, buna bağlı olarak davacının diğer ortakların bu sebeple ortaya çıkan zararlarını tazmin etme yükümlülüğü altında olduğu, bu bağlamda kusurlu ortağın adi ortaklık ilişkisi çerçevesinde yaptığı masrafları diğer ortaklardan talep etmesinin, tazminat borcu olarak sonradan iade edeceği bir bedelin talep edilmesi anlamına geldiği, tazminat hukukundaki "Hiç kimse sonradan iade ile yükümlü olduğu şeyi talep edemez." ilkesi uyarınca davacının davalıdan bir talepte bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Dairenin 26.11.2018 tarihli kararıyla; adi ortaklığın yöneticisi olan davacı ortak tarafından ihaleyi düzenleyen .... Büyükşehir Belediyesi aleyhine açılmış olan davalar hakkında verilecek kararların işbu davayı etkileyeceği gözetilerek sonuçlanmalarının beklenilmesi ve ondan sonra gerekirse yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle ulaşılacak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle, davacı tarafın diğer temyiz itirazları incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda bekletici mesele yapılan dava dosyalarında alınan bilirkişi raporlarının işbu dava dosyasında alınan bilirkişi raporlarıyla uyumlu olduğu, idari yargıda yeni açılan (Danıştay 13. Dairesi 2024/2975 E. sayılı) dava dosyasının bekletici mesele yapılması talebinin, makul sürede yargılanma hakkı, mevcut dava dosyasının ilk açılış yılının 2014 olması, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bekletici mesele yapılan dosyaların tamamının kesinleşmiş olması ve gelinen aşamada aynı olaya ilişkin olarak açılacak yeni bir idari davanın sonucunun beklenilmesinin davanın esasına katkı sağlamayacağı, ihale şartnamesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeyerek özen yükümlülüğünü ihlal eden davacının ihalenin feshedilmesine yol açtığı, bunun sonucu olarak da davaya konu adi ortaklığın konusunun imkansız hale gelmesi suretiyle sona erdiği, buna bağlı olarak davacının diğer ortakların bu sebeple ortaya çıkan zararlarını tazmin etme yükümlülüğü altında olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.VI. TEMYİZA.Temyiz SebepleriDavacı vekili; bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediğini, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/308 E. sayılı dava dosyanında, idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle usulden ret kararı verilmesi üzerine, Danıştay 13. Dairesinde açılan 2024/2975 E. sayılı davanın derdest olduğunu, kaldı ki Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/308 E. (bozma sonrası 2016/37 E.) sayılı dosyasında alınan iki ayrı bilirkişi raporunda da müvekkil şirketin ihale şartnamesine uygun davrandığı, teminatın hukuka aykırı biçimde paraya çevrildiği ve kusurlu tarafın Ankara Büyükşehir Belediyesi olduğu hususlarının açıkça tespit edildiğini, müvekkil şirkete atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, davanın adi ortaklık adına açılmış olması ve rücu davası niteliği gereği, adli ya da idari yargıda görülmesinin sonuca etkisi bulunmadığını, bu nedenle yargı yolu tartışmasının esas hakkında bir değişiklik yaratmayacağını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan adi ortaklık sözleşmesi uyarınca yapılan masraflardan davalının payına isabet eden kısmın tahsiline yönelik alacak istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince; uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verilmiş olmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli bulunmasına, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/308 E. (bozma sonrası 2016/37 E.) sayılı dosyasında dava şartı yokluğu nedeniyle verilen usulden ret kararı üzerine, Danıştay 13. Dairesinde görülen 2024/2975 E. sayılı davada, 25.11.2024 tarihinde kesin hüküm nedeniyle ret kararı verildiği, söz konusu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30.06.2025 tarihli, 2025/477 E. 2025/1442 K. sayılı kararıyla kesinleştiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.