Hakaret suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının istinaf sonrası temyiz incelemesinde, suç unsurları, ceza tayini ve tekerrür itirazlarının Yargıtayca reddedilerek hükmün onanması.
Özet: Sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünün, istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilerek onanması üzerine, sanık ve müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığı, ceza tayininde hatalar olduğu ve tekerrür hükümlerinin yanlış uygulandığı iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusunu inceleyen yüksek mahkeme, eylemin kanuna uygun olarak saptandığını, tüm delillerin eksiksiz değerlendirildiğini, suç vasfının doğru olduğunu ve hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek temyiz istemlerini esastan reddetmiş ve yerel mahkemenin mahkumiyet kararını oy birliğiyle onamıştır.
4. Ceza Dairesi         2023/16924 E.  ,  2026/1412 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2607 E., 2023/1396 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilerek esastan reddedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafinin temyiz istemleri özetle; suçun unsurlarının oluşmadığına, matufiyetin gerçekleşmediğine, ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığına, lehe hükümlerin yerinde olmayan gerekçe ile uygulanmadığına, koşulları oluşmadığı halde mükerrir sayıldığına, basit yargılama usulünün yanlış uygulandığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken birden fazla suçtan hükümlülüğü içeren ilamdaki hangi cezanın tekerrüre esas alındığı gösterilmemiş ise de, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi gereğince en ağır cezayı içeren hükümlülük infaz aşamasında gözetilebileceğinden bu hususun bozmayı gerektirmediği,
Anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda isabetsizlik bulunmadığından, aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.01.2026 tarihinde karar verildi.