Davacı abonenin kaçak su kullanım iddiasıyla düzenlenen faturaya itirazla açtığı menfi tespit davasında, süzme sayaçtan geçen suyun kaçak olmadığına dair kararın temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir abonenin, idare tarafından tahakkuk ettirilen kaçak su tüketim borcunun bulunmadığının tespiti amacıyla açtığı menfi tespit davasıyla ilgilidir; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, su tesisatındaki bağlantının projeye uygun olması ve kaçak kullanım niyetiyle sayaç takılmasının hayatın olağan akışına aykırılığı gibi gerekçelerle kaçak kullanım olmadığını belirterek abonenin lehine karar vermiş, davalının temyiz başvurusunda ise uyuşmazlığın arabuluculuğa tabi olmadığı ve kaçak kullanım tutanağının aksi ispatlandığı yönündeki değerlendirmelerle önceki kararların onanmasına işaret edilmiştir.
3. Hukuk Dairesi         2025/663 E.  ,  2025/6166 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1051 E., 2024/1971 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/210 E., 2023/146 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şatı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 16.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; ... numaralı su tüketim abonesi olan müvekkili aleyhinde, kaçak su kullandığı iddiasıyla davalı İdare tarafından 09.07.2019 tarihinde tutanak düzenlendiğini ve 357495 m³ kayıt dışı su tüketimi yapıldığından bahisle 3.074.457,00 TL su tüketim, 338.041,36 TL KDV ve 1.076.059,95 TL atık su bedeli olmak üzere toplam 4.482.558,31 TL talep edildiğini, tutanağa ve ihbarnameye itiraz edildiğini ancak itirazlarının kabul edilmediğini, kaçak su tüketimi iddiasının hiçbir esasa dayanmadığını ileri sürerek; 4.625.372,62 TL kaçak su tüketim borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; kaçak su tükettiği sabit olan davacının, kendisine tahakkuk edilen kaçak su tüketim faturasındaki borçların tamamından sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 1993 yılında çizimi yapılan su tesisat projesinde, tesis dışında bulunan ve tesise ait olan 851801 abone numaralı hattın, tesis içindeki bölümünden hat çekilerek ve vana konularak su deposuna bağlantı yapıldığının anlaşıldığı, bu durumda ana hattan depoya çekilen hattın projesinde olduğu ve kaçak olmadığı, hattın tesis dışındaki uzunluğunun 1.200 m kadar olduğu, doğal olarak bu uzun mesafede olabilecek su kaçağı tespiti zor olduğundan davacı veya önceki işletmeciler tarafından ne zaman takıldığı da tespit edilemeyen ... nolu süzme sayacın takıldığı, bu sayacın uzun olan hatta olabilecek su kaçağını kontrol için takılmış olabileceği, yapılan kontrolde bu hattaki vananın kapalı olduğunun davalı İdarenin görevlilerinin beyanından anlaşıldığı, süzme sayaçtan geçen su tüketim bedelinin ise 851801 abone nolu sayaç sökülmeden önce ödendiği, parsel sınırının dışında olan aboneli sayaç taşıma işleminin bizzat davacı tarafından talep olunduğu, kaçak olduğu iddia edilen süzme sayacağın bu taşıma sırasında görevlilerce yerinde kolaylıkla görülebileceği açık olmasına rağmen, davacının bu sayacı bulundurmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kaldı ki kaçak su kullanma niyetinde olan bir abonenin hattına bir sayaç takmasının da mantıklı olmadığı, bu nedenle süzme sayaçtan tüketilen suyun kaçak kullanılmış su olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacının 2019/70 dönemine ilişkin kaçak su kullanım tutanağına istinaden 4.482.558,31 TL olarak düzenlenen su ve atık su ihbarnamesinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; tarafların tacir olup, dava konusunun ticari dava olduğunu, arabulucuya başvurulmadan açılan davanın usulden reddi gerektiğini, davanın haksız fiilden kaynaklanmayıp, sayacın mevcut olduğu ancak abonesiz su tüketimi fatura bedeline ilişkin olduğunu, davacının iddialarının haksız olduğunu, müvekkili İdare personeli tarafından 09.07.2019 tarihinde söz konusu adreste bulunan ticarethanede abonesiz ve sözleşmesiz olarak tüketim yapıldığı tespit edildiğinden kaçak kullanım tutanağı düzenlendiğini, ... numaralı abonesiz sayacın T bağlantı yapılarak su deposuyla irtibatlandırıldığını, aboneli sayaçtan geçmeden abonesiz sayaçtan su deposuna besleme yapılarak kaçak su kullanımı yapıldığını, bu hususun 04.07.2022 tarihli bilirkişi raporunda da açıklandığını, tahakkuk ettirilen faturanın mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kaçak su tahakkukuna dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca menfi tespit niteliğinde olan davada arabuluculuğa başvurma zorunluluğunun bulunmamasına, kaçak kullanım tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli sayılan belgelerden olmadığından ispat yükü üzerinde olan davalı alacaklının dava konusu kaçak tahakkukunu ispatlaması gerekmesinin, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olup, kaçak su tüketiminin olmadığının belirlenmiş olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
40.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.