Murisin taşınmaz satışının bedel muvazaası, hile ve hukuki ehliyetsizlik gerekçesiyle mirasçıları tarafından açılan tapu iptali ve tescil davası.
Özet: Davacılar, murislerinin hissesini vekaleten düşük bedelle, hileli ve bedel muvazaası içeren bir işlemle devredildiğini ileri sürerek satışın iptaliyle taşınmazın miras payları oranında adlarına tescilini talep etmiştir. Davalı, satış bedelinin beyan edilenden yüksek olduğunu, murisin maddi sıkıntıda olması ve taşınmazın nitelikleri göz önüne alındığında muvazaa olmadığını savunurken, tapu müdürlüğü murisin hukuki işlem ehliyetinin tam olduğuna dair rapor sunmuştur. İlk derece mahkemesi, ehliyetsizlik iddiası başta olmak üzere uyuşmazlığı değerlendirmiş olup, karara karşı yapılan istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesinde vekillerin sözlü beyanları alınarak incelenmektedir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/494 E., 2024/434 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Menderes 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/156 E., 2022/307 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.11.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde, temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı vekili Avukat ... ve ihbar olunan ... vekili Avukat ... ... ... geldiler, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...'ın maliki olduğu 10 97... parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 hissesini 19.11.2013 tarihinde 30.000,00 TL bedelle tapuda satış yolu ile devrettiğini, bu satışı muris ...'a vekaleten eşi ... ...'ın gerçekleştirdiğini, Menderes Sulh Hukuk Mahkemesinde 2013/16 Esas sayısı ile açılan dosyanın satış aşamasına geldiğini ve açık arttırmalar yapıldığını, satış ilanı ve şartnamesinde takdir olunan değerin taşınmazın tamamı için 435.000,00 TL olarak belirlendiğini, davacı ... vekili Av. ...'in kendilerinin satacaklarını bildirerek mahkeme yoluyla satıştan feragat ettiklerini, bu feragat sonucu düşen satış sonrası 19.11.2013 tarihinde Menderes Tapu Müdürlüğünde taşınmazın tamamının 60.000,00 TL bedelle satıldığını ve ... ... adına tescil edildiğini, onun tarafında da murisin avukatı ...'nın kardeşi olan davalıya devredildiğini, asıl değeri 435.000,00 TL olan bir taşınmazın 60.000,00 TL ye tapuda devredilmesinin bedel muvazaasının çok açık ve somut örneği olduğunu, yapılan işlemlerin hileli olduğunu, işlem tarihinde muris hakkında açılmış vesayet davası bulunduğunu ileri sürerek davalarının kabulü ile yapılmış olan satış işlemlerinin iptal edilerek murisin yasal mirasçısı olan davacıların payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 1/2 hissenin ... ..., 1/2 hissenin ...'a ait olduğunu, taşınmazdaki ortaklığın satış yolu ile giderilmesi için hissedar ... ...'ın isteği üzerine Menderes Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/409 sayılı dosyası ile dava açıldığını ve davanın satış ile ortaklığın giderilmesi şeklinde sonuçlandığını, karar kesinleştikten sonra Menderes Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/16 satış dosyası ile taşınmazın satışa çıkarıldığını, taşınmazın muhammen bedelinin 435.000 TL olarak belirlendiğini, baraj havzası içinde kaldığından imarı olmayan ve herhangi bir faaliyete izin verilmeyen veya kısıtlı verilebilen bir tarla niteliğinde olduğunu, Mahkemece satışa çıkarılan yerin ihalesinin 04.11.2013 tarihinde yapıldığını, müvekkilinin talimatı ile fiyatı yükseltmek üzere ihaleye katılındığını ve ihalenin 316.000 TL bedelle ...'da kaldığını, ikinci en çok arttıranın ise 315.500 TL verdiğini, yani taşınmazın satış değerinin 316.000 TL olduğunu, ...'ın ekonomik olarak sıkıntıda olduğu, ...'den taşındığı ve kızı ve kardeşi ile de arası iyi olmadığından bu taşınmazı haricen satmaları için yardım istediğini ve emlak işi yapan ... ...'la görüştürüldüğünü, o kişinin alıcı olduğunu, diğer malik ... ... ile de görüşüldüğünü ve onun da fiyatı uygun bulması ve kabulü ile bu tarlanın ... ...'a 360.000 TL ye satıldığını, ... ...'ın parasını elden aldığını, ... ...'ın ise eşine satış anında 30.000 TL verildiğini, 142.500 TL'sinin ise banka kanalı ile birkaç gün sonra hesabına yatırıldığını, satışın 30.000 TL'sına yapılmadığını, ihale bedelinin üstünde bir fiyata haricen yapılarak Alaaddin'in haklarının korunduğunu, bu nedenle hile ya da muvazaanın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Dava, Menderes Tapu Müdürlüğüne ihbar edilmiş, ihbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; ... 8 Nolu Karantina ÖT:... Mayda Aile Sağlığı Merkezinden alınan 15.11.2013 tarihli raporun içeriğinde ...'ın akıl ve şuur meleklerinin tam olarak yerinde bulunduğu, bu hali ile her türlü alım, satım, vekalet verme, temlik ve tapulama işlerini yapabilmesi için kendisinin re'sen bu işleri yapabilecek kudrette bulunduğunun belirtildiğini, aleyhlerine açılan davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olması nedeniyle reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 21.05.2019 tarihli ve 2016/427 E., 2019/207 K. sayılı kararı ile; ehliyetsizlik iddiası yönünden alınan Adli Tıp Kurulu 4. İhtisas Dairesi raporuna göre vekaletname verilmesi ve satış işlem tarihleri itibariyle murisin hukuki işlem ehliyetinin bulunduğunun tespit edildiği, kaldı ki ehliyetsizlik iddiasına dayanan davanın tereke adına açılması gerekli olup paya ilişkin isteğe dayalı davanın dinlenme olanağının da bulunmadığı, diğer hukuki neden muvazaa yönünden yapılan değerlendirmede murisin vefatından kısa süre öncesine kadar bakım evinde kaldığı, paydaşı ile yaşadığı ihtilaflar, yaşı, bakım ve sağlık durumu itibariyle taşınmazı satma ihtiyacında olduğu savunmasının somut olaya, dosya kapsamına ve hayatın olağan akışına uygun olduğu, murisin davacı mirasçılarından mal kaçırma kastı ile hareket ettiği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, söz konusu kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.05.2022 tarihli ve 2019/2720 E., 2022/1278 K. sayılı kararı ile; ...İlk Derece Mahkemesince, ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık, ehliyetsizlik ve muris muvazaası nedeni ile tapu iptali ve tescil olarak belirlenmiş ise de dava dilekçesinde yapılan satış işleminin hile ile gerçekleştirildiği, ayrıca BK'nın 19. maddesinden bahsedilmek sureti ile muvazaa iddiasında da bulunulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacıya dayandığı hukuki sebeplerin sorulması, hile ve genel muvazaa hukuksal nedenlerine dayanılıp-dayanılmadığının açıklattırılması, bu hukuksal nedenlere dayanıldığının bildirilmesi halinde olayda hile ve muvazaanın koşullarının bulunup-bulunmadığının da tespiti ile bu talepler hakkında da olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken bu taleplerle ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır." gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin işlem tarihinde ehliyetsiz olduğuna ilişkin iddianın Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan alınan rapor itibariyle ispatlanamadığı, murisin vekaletname ve satış tarihlerinde hukuki işlem ehliyetine sahip olduğunun kabulü gerektiği, tanıkların satış ile ilgili hile-aldatmayı ortaya koyan bir bilgilerinin bulunmayışı, murisin ... Şubesi hesabındaki 21.11.2013 tarihinden "... ... tarla satış" açıklaması ile yapılan 142.500 TL'lik havale işlemine ilişkin kayıt ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacıların hile-aldatma iddiasının da ispatlanamadığı, muvazaa olgusunun kabulü için aranan görünürdeki işlem-gizli işlem unsurlarının varlığı somut olayda ispatlanamadığı gibi, dosya kapsamında bu işlemin davacı mirasçılarından mal kaçırma kastıyla yapıldığına dair bir delil ve ispatın da mevcut olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murise halefiyet yolu ile açılan ehliyetsizlik, genel muvazaa ve hile hukuksal nedenli davaların tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerektiğinden ve pay oranında açılan davanın dinlenme olanağın bulunmadığından, bu iddialarla açılan davaların ayrı ayrı reddine, muris muvazaası nedenli açılan davanın da dava konusu taşınmazın murise vekaleten eşi ... ... ile diğer ortak ... ... tarafından 19.11.2013 tarihinde yapılan satışının gerçek olduğu, satış bedelinin ödendiği, davacılar tarafından mirasçılardan mal kaçırma amaçlı satış yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesi ile reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeler ile sonuç itibari ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmuş ise de ret gerekçesinin belirtilen şekilde kısmen düzeltildiği, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın gerekçesindeki hatanın düzeltilmesine göre davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesi ile; İstinaf Mahkemesince verilen kaldırma kararının gereklerinin yerine getirilmediğini, yine İstinaf Mahkemesi kararları arasında çelişki bulunduğunu, eksik incelemeye dayalı olarak hatalı karar verildiğini, murisin hukuki ehliyetten yoksun olduğu dönemde eşi ...'nin etkisi ile kandırılarak elinden vekaletname alındığını ve vekil tarafından ... ...'a satış yapıldığını, onun da muvazaalı olarak taşınmazı davalıya devrettiğini, Mahkemece delillerinin toplanmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, muvazaa iddiası değerlendirilmeden karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, terekeden mal kaçırmak maksadıyla murisin her yıl 1 taşınmazının satışının yapıldığını, satışın hile ile gerçekleştirildiğini, vesayet davasında murisin vekilinin avukat ... olduğunu, murise senilite teşhisi konulduğunu, bunun alzheimer başlangıcı olduğunu, murisin Edremit Sulh Hukuk Mahkemesince 2015'te kısıtlandığını, mirasçılardan mal kaçırıldığını gösterir malvarlığı hareketleri bulunduğunu, murisin yaşlılığından dolayı kandırılabilir olduğunu, deliller, tanık beyanları, rapora itirazlar değerlendirilmeksizin karar verildiğini, Adli Tıp Üst Kurulundan rapor alınmadığını, bunun usule aykırı olduğunu, murisin bütün malvarlığının hile ile satıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava; ehliyetsizlik, hile, muris muvazaası ve genel muvazaa hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1935 doğumlu mirasbırakan ...'ın 14.10.2016 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak ilk evliliğinden olma davacı çocukları ... ve ... ile ikinci eşi ...'nin kaldıkları, murisin adına kayıtlı 10 97... parsel (eski 929 parsel) sayılı taşınmazdaki 1/2 payının murise vekaleten dava dışı eşi ... tarafından (... 20. Noterliğinin 15.11.2013 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile) 19.11.2013 tarihinde satış yolu ile dava dışı ... ...'a devredildiği, aynı resmi senette dava dışı ... ... adına kayıtlı 1/2 payın da ...'ya temlik edildiği, böylece taşınmazın tamamına malik hale gelen ... tarafından ise 27.05.2014 tarihli satış işlemi ile dava konusu taşınmazın davalı ...'e temlik edildiği, devir işleminde ... adına vekaleten murisin avukatı ve davalının kardeşi olan ... tarafından hareket edildiği anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacılardan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.