Engel oranındaki düşüş nedeniyle 2022 sayılı Kanuna göre kesilen engelli aylığının yeniden bağlanması talebi ve idari işlemin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi.
Özet: Poliomyelit sekeli nedeniyle %40 engelli raporu bulunan davacının, sonraki raporlarda engellilik oranının %20 olarak tespit edilmesi gerekçesiyle kesilen 2022 sayılı Kanun kapsamındaki engelli aylığının yeniden bağlanması ve kesilen aylıkların iadesi talebiyle açtığı davanın temyiz incelemesinde, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davayı reddetmesi üzerine davacı vekili alınan sağlık raporlarının eksikliğini ileri sürerek kararı temyiz etmiş; Yargıtay, uyuşmazlığın engelli aylığının yeniden bağlanması istemine ilişkin olduğunu ve muhtaçlık aylığının kesilmesi işleminin kamu gücü kullanılarak tesis edilmiş, tek yanlı, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem niteliğinde olduğunu değerlendirmiştir.

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1967 E., 2024/2318 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ağrı 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/567 E., 2023/388 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin poliomyelit sekeli hastalığı nedeniyle %40 kalıcı ve kesin engelli olup ..... Devlet Hastanesinden verilmiş 09.07.2002 tarihli ve sürekli sağlık kurulu raporu bulunduğunu, bu rapor dikkate alınarak müvekkiline 2022 sayılı Kanun uyarınca engelli aylığı bağlandığını, daha sonra maaşının kesildiğini, müvekkilinin maaşının kesilmesinden sonra davalının yönlendirmesi ile müvekkilinin ..... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde muayenesinin yapılması neticesinde engel oranının %20 olarak tespit edildiğini müvekkilinin bu rapora yaptığı itiraz üzerine ..... Bölge Araştırma Hastanesinde alınan 01.03.2021 tarihli raporda da engel oranının %20 olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin hastalığı ile ilgili çelişkileri giderecek sağlık kurulu raporu alınmasını talep ettiklerini, müvekkiline bağlanan engelli aylığının kesilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek; yeniden engelli aylığının bağlanmasını, ödenmeyen aylıklarında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının aylığının iptal edilmesinin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının hali hazırda maluliyet oranının %40'ın altında olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dava sürecinde ATK'den alınan raporun eksik nitelikte olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2022 sayılı Kanun gereğince kesilen engelli aylığının yeniden bağlanması ve kesilen aylıkların iadesi istemine ilişkindir. 1. 02.11.2011 tarihli ve 28103 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 662 sayılı (Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair) KHK'nın 9. maddesiyle 01.07.19 76... sayılı Kanunun 1. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "İl veya ilçe idare heyetlerinden" ibaresi "İl veya ilçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarından" 8. maddesinin 1. ve 2. fıkrasında yer alan "İl ve İlçe İdare kurumlarının" ibareleri "İl veya İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları" olarak değiştirilmiştir. Yine 02.08.2013 tarihli 28726 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6495 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile de 2022 sayılı Kanun'un 3/1. fıkrasında geçen "Emekli sandığına" ibaresi "Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına" şeklinde, 2. fıkrasında geçen "Sosyal Güvenlik Kurumu" ibaresi "Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı" şeklinde, 4. maddesinde geçen "usul ve kullanılacak belgeler, Maliye ve Sosyal Güvenlik Bakanlıklarınca" ibaresi "usul ve esaslar ile kullanılacak belgeler Maliye Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından" şeklinde değiştirilmiştir. 03.06.2011 tarihli ve 27958 sayılı mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 633 sayılı KHK ile "Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı" kurulmuştur. Söz konusu kararın gerekçesinde geçen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 09.07.2018 tarihli ve 30473 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 703 sayılı KHK ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile birleştirilerek 10.07.2018 tarihinde Bakanlığın adı "Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı" olarak değiştirilmiş, 21.04.2021 tarihinde ayrı bir Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının kurulmasıyla son olarak Bakanlığın adı "Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı" olarak değiştirilmiştir. 08.02.2013 tarihinden itibaren 2022 sayılı Kanundan doğacak ihtilaflar yönünden muhatabı artık Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı (son olarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı) olacaktır. Somut olayda; 2022 sayılı Kanun uyarınca muhtaçlık aylığının kesilmesi işleminin kamu gücü kullanılarak tesis edilmiş, tek yanlı, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem niteliğinde olduğu, Devletin 2022 sayılı Kanun gereğince muhtaç durumda bulunan yaşlılara yaptığı parasal yardım için bu yasanın kendisine açıkça verdiği görev nedeniyle aracılık yaptığı, 2022 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca Kanunun 1 ve 2. maddelerinin kapsamına girenler Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca aylık bağlanacağı ve Bakanlık bütçesinin ilgili tertibinden ödeneceği şeklinde düzenleme bulunduğu, aynı maddenin 2. fıkrasında aylık bağlanmasında Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Vakıflarınca sosyal inceleme raporları ve gerektiğinde sağlık kurulu raporları da dikkate alınarak ilgililerin bu Kanuna göre aylık bağlanmasına haiz oldukları yönünde verilmiş kararların esas alınacağının kabul edildiği, bu kanuni düzenlemeler bir arada değerlendirildiğinde ise, 2022 sayılı Kanun kapsamında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının Kuruluşu ve Organlarının 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma Teşvik Kanunu'nun 7. maddesinde düzenlendiği, anılan Kanunun 7. maddesi gereğince sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisi olsa dahi, Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Vakıflarının bu kanun kapsamındaki işlemlerini Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı adına tesis ettiği, 2022 sayılı Kanun kapsamında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı adına kamusal görevler yüklenen bu vakıflarca kamu gücüne dayanak işlem tesis etmiş olması nedeniyle aldığı kararların da idari işlem niteliğinde olduğu, işlem ve kararların idare hukuku alanında hukuki sonuçlar doğurduğu, bir kamu idaresi olan Bakanlığın tesis edeceği aylık bağlama ya da kesme yolundaki tasarruflarda idari işlem mahiyetini koruyacak ve doğacak ihtilaflarda da yine idari yargı yeri görevli olacağından, idari işlemlerle ilgili uyuşmazlıkların adli yargı yerinde değil, idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; idari yargının görevli olması nedeniyle davanın yargı yolu yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.2. Bozma sebebine göre, davacının temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca usulden BOZULMASINA,3. Bozma sebebine göre, davacı tarafın temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.