Dar gelirli ailelere konut edindirme sözleşmesinde arsa tahsisinin iptali sonrası irade fesadı iddiasıyla rayiç bedel talebi ve Yargıtayın farklı gerekçelerle birden fazla bozma kararı verdiği karmaşık yargılama süreci.
Özet: Davacı, dar gelirli ailelere konut edindirme projesi kapsamında kendisine tahsis edilen arsanın imar planı değişikliği nedeniyle iptali sonrası, belediyenin iade ettiği bedelin rayiç değeri karşılamadığı iddiasıyla tazminat talep etmiş; davalı belediye ise yapılan iadenin davacının talebi doğrultusunda gerçekleştiğini ve ibraname ile borcun sona erdiğini savunmuştur; ilk derece mahkemesinin bir kanuna dayanarak verdiği ret kararı, söz konusu kanunun Anayasa Mahkemesince iptali nedeniyle bozulmuş, ardından davacının ödemeyi ihtirazi kayıtsız kabul etmesi ve ibraname düzenlenmesi sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek ikinci kez bozma kararı verilmiş; nihayetinde ise, davacının mağduriyetini önlemek amacıyla yapılan geçici 10.000 TL avans ödemesinin iadesi konusunda karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle üçüncü kez bozulan dava, ilk derece mahkemesince bozma kapsamı dışındaki hususların kesinleştiği ve geçici ödemenin iadesine karar verilmesi gerektiği yönünde sonuçlanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/340 E., 2023/298 K.DAVADA DAVALI : Şahinbey Belediyesi Başkanlığı vekili Avukat ...İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA1. Asıl davada davacı vekili; dar gelirli ailelere konut edindirilmesi kapsamında davalı ... ile müvekkili arasında sözleşme düzenlendiğini, arsa tahsisi yapıldığını, satış bedelinin taksitler halinde ödendiğini, ancak sonrasında tahsis kararının iptal edildiğini, imar planı değişikliği ile ifanın imkansız hale geldiğini, Belediyenin sözleşmeyi geçersiz sayarak 05.07.2010 tarihinde irade fesadı altında dilekçesini alarak ödediği bedeli iade ettiğini, bu bedelin gerçek zararı karşılamadığını ileri sürerek; arsanın rayiç değerinden belirsiz alacak olarak şimdilik 10.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.2. Birleşen davada davacı vekili; asıl davadaki beyanları tekrarla; 79.635,57 TL'nin tahsilini istemiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davacı tarafından davalı kuruma yapılan başvuru üzerine ödenen arsa tahsis bedelinin davacının talebi doğrultusunda değer artışı da ilave edilmek sureti ile iade edildiğini, bu yönde taraflar arasında ibraname düzenlendiğini savunarak; davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 04.06.2018 tarihli kararıyla; 6745 sayılı Kanunun 12. maddesi ile 775 sayılı Gecekondu Kanununa eklenen geçici 10. madde gereğince davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin 04.06.2018 tarihli kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 22.04.2019 tarihli ilamıyla; 775 sayılı Gecekondu Kanununa eklenen geçici 10. maddenin Anayasa Mahkemesinin 20.12.2018 tarihli ve 2016/181 E., 2018/111 K. sayılı kararı ile iptal edildiği, yargılama sırasında yürürlüğe girip, yine yargılama sırasında iptal edilen kanun hükmüne dayanılarak karar verilmiş olmasının hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun düşmeyeceği, hal böyle olunca, Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları, özellikle de davadan önce bir ödeme olgusu olup olmadığı, var ise, bunun borcu sona erdirip erdirmediği hususu üzerinde durularak, gerekirse konusunun uzmanı bilirkişiden rapor da alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin 14.07.2020 tarihli kararıyla; asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.3. Dairenin 05.04.2021 tarihli ilamıyla; eldeki davada, davacının .... Belediye Başkanlığına hitaben 05.07.2010 yılında verdiği dilekçesi ile ödemiş olduğu meblağın tarafına ödenmesi ve arsa tahsisinin iptali hususunda gereğinin yapılmasını talep ettiği, buna göre de kendisine davalı ... tarafından ödeme yapıldığı, davacının yapılan ödemeyi olduğu gibi kabul ettiği, ödeme esnasında ise herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmediği, yapılan ödemenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ( 6098 sayılı Kanun) 131. maddesinde (818 sayılı Borçlar Kanunu 113. madde) işaret edilen ve borcu sona erdiren hallerden biri olduğu, hal böyle olunca asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, Mahkeme kararı bozulmuştur.4. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin 09.12.2021tarihli kararıyla; bozma ilamında belirtilen gerekçe ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.5. Dairenin 30.05.2023 tarihli ilamıyla; davacının temyiz itirazlarının reddi karar verilmiş; davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece 30.10.2015 tarihli ara kararla davacının mağduriyetinin önlenmesi için 6098 sayılı Kanunu'nun 76. maddesi uyarınca 10.000,00 TL avans tazminatının davalı kurumdan tahsiline karar verildiği, mahkemece davacıya yapılan geçici ödemeye ilişkin bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle, karar bozulmuştur.6. Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı da dikkate alındığında bu hususlara ilişkin verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği ve yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek bozma doğrultusunda geçici ödemenin iadesine karar verildiği gerekçesiyle; Mahkemenin 09.12.2021 tarihli ve 2021/153 E., 2021/393 sayılı Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 30.05.2023 tarihli ve 2023/733 E., 2023/1671 K. sayılı Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen hususlar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı tarafça yapılan 10.000,00 TL geçici ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı taraftan tahsili ile davalıya iadesine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; dava dosyasında ibra olmadığını, açık bir ibra iradesi yokken Mahkeme davacının arsa bedelini isteyen dilekçesini ibra gibi yorumladığını, gerçek zarar ile ibra edilen tutar arasındaki fahiş fark da gözetilerek dosyanın esastan bozulmasını gerektiğini, irade fesadına ilişkin olarak delilleri toplanmadan ve tanıkları dinlenmeden karar verildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, taraflar arasında yapılan arsa tahsis sözleşmesi ve sonrasında Belediye Meclisinin arsa tahsislerinin iptaline ilişkin kararı ile ifanın imkansız hale gelmesinden kaynaklı rayiç değerin tahsili istemine ilişkindir.Temyizen incelenen kararın; bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşen kısımlar hakkında yeniden inceleme yapılamayacak olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.