3. Hukuk Dairesi, 2003 tarihli iş kazası kaynaklı tazminat talepli davada zamanaşımı ve maluliyet oranına ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına karar verdi.
Özet: Davacı tarafından 16.03.2003 tarihli kaza nedeniyle işgücü kaybı ve bakıcı giderleri için açılan ek tazminat davasında, ilk derece mahkemesi işgücü kaybı talebinin bir kısmını kabul edip bakıcı gideri talebini zamanaşımı nedeniyle reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi, hem ceza hem de Borçlar Kanunundaki zamanaşımı sürelerinin dolduğunu belirterek davanın tamamını zamanaşımından reddetmiş; Yargıtay ise, davacının tedavi süreci ve maluliyetin kesinleşme tarihi gibi faktörlerin zamanaşımının başlangıcına etkisini vurgulayarak, konunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini işaret eden bir bozma kararı vermiştir.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/491 E., 2025/905 K.DAVA TARİHİ : 12.03.2018Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkili tarafından davalı aleyhine açılan Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/288 Esas sayılı tazminat davasının derdest olduğunu, 13.01.2018 tarihli rapora göre müvekkilinin işgücü kaybı nedeniyle zararının 814.211,00 TL olarak belirlendiğini, söz konusu davada daha önce bir defa ıslah yoluna gidildiğinden ek olarak eldeki davanın açıldığını, müvekkili güç durumda bulunduğundan 100.000,00 TL geçici ödemeye karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, 708.351,00 TL'nin kaza tarihi olan 16.03.2003 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davaya konu olayın 16.03.2003 tarihinde meydana geldiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) zamanaşımını düzenleyen 72. maddesine göre talebin zamanaşımına uğradığını, ilk dava derdest olduğundan tazminat miktarının henüz kesinleşmediğini savunarak, davanın ve geçici ödeme talebinin reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 29.12.2020 tarihli kararıyla; Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/68 Esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile davacının kaza nedeniyle E cetveline göre %84 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağının belirtildiği, bu maluliyet oranı üzerinden yeniden hesaplanan maddi zararın, işgöremezlik bakımından 419.876,34 TL, bakıcı gideri bakımından 394.335,32 TL toplamı 814.211,66 TL olduğu, buna göre davacının iş göremezlik zararının, gerek ceza dosyasındaki zamanaşımı ve gerekse de 2016/68 Esas sayılı dosyada yapılan yargılama nedeniyle 12.03.2018 tarihi itibarıyla dolmadığı; bakıcı gideri yönünden ise bu talebin ilk davada ileri sürülmediğinden devam eden yargılamanın zamanaşımını durdurmadığı, kaza tarihinin 16.03.2003 olması ve ek davanın açılış tarihinin ise 12.03.2018 tarihi olması nedeniyle gerek haksız fiilden kaynaklanan zamanaşımı süresi ve gerekse ceza zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, iş göremezlik zararından kaynaklanan toplam 419.876,34 TL bakiye tazminatın olay tarihi olan 16.03.2003 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, bakıcı giderine ilişkin talebin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin 12.10.2023 tarihli kararıyla; olayın 16.03.2003 tarihinde meydana geldiği, ek davanın 12.03.2018 tarihinde açıldığı, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nda (818 sayılı Kanun) zamanaşımı bakımından olay tarihi itibarıyla her halükarda on yıllık süre öngörüldüğü, olayın aynı zamanda kovuşturma konusu olması halinde ceza zamanaşımının uygulanması gerektiği, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda uzamış ceza zamanaşımının 7,5 yıl olduğu, olay tarihi ile ek dava tarihi arasında uzamış ceza zamanaşımının ve 818 sayılı Kanunda düzenlenen on yıllık zamanaşımı süresi dolduğu zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken; kısmen kabul kararı verilmesinin, kabule göre de davacının talep edebileceği kalıcı iş göremezlik zararı 314.016,34 TL iken 419,876,34 TL üzerinden kabul kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle; davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Dairece verilen 09.12.2024 tarihli ilamla; davacının 16.03.2003 tarihinde elektrik çarpması sonucu yaralandığı hususunda bir çekişme bulunmadığı, tedavisi kapsamında son ameliyatın 20.11.2009 tarihinde gerçekleştiği, bu olay ile ilgili davacı tarafından Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/68 Esas sayılı maddi ve manevi tazminat talepli açılan davada, Kahramanmaraş .... ... Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Polikliniği nezdinde görev yapan tek bir adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen raporda, söz konusu olay nedeniyle davacıda %66 oranında iş gücü kaybı oluştuğunun ve kısmen başka bir kişinin yardımına bağımlı olduğunun belirtildiği, söz konusu rapordaki maluliyet oranı esas alınmak suretiyle düzenlenen tazminata ilişkin bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, davacı tarafça iş göremezlik oranına ilişkin olarak hükmün temyizi üzerine, Dairece verilen 17.09.2015 tarihli ve 2015/9364 E., 2015/14462 K. sayılı ilamla, davacının yaşı ve meslek grubu dikkate alınarak maluliyet raporunun İstanbul Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulundan alınması gerektiğinden bahisle hükmün bozulduğu, bozmadan sonra dosyaya kazandırılan 27.10.2017 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda, davacının meslekte kazanma gücünü %84 oranında kaybetmiş sayılacağı, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğu belirtildiği, bu orana göre 13.01.2018 tarihinde düzenlenen hesap raporu doğrultusunda eldeki davanın 12.03.2018 tarihinde açıldığı, 27.10.2017 tarihli rapor itibarıyla davacının geçirdiği kaza nedeniyle zararın kapsamı, bedensel zararın niteliği ve unsurları öğrenildiğinden, ek davada istenilen tazminatların zamanaşımına uğramadığı belirtilerek, karar bozulmuştur.2. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından daha önce açılıp sonuçlandırılan Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/68 E., 2018/199 K. sayılı dosyasının Yargıtay incelemesinden geçip kesinleşmesi nedeniyle dosya içerisinde bulunan ve hükme esas alınan aktüerya raporu ve ATK raporunun kesinleşmesi nedeniyle hükme esas alınmasında bir hatanın bulunmadığı, ek davanın süresinde açıldığı, zamanaşımına uğramadığı, yargılama sırasında davacı tarafa 100.000,00 TL geçici ödeme yapıldığı anlaşıldığından, bunun infaz aşamasında mahsup edilmesi gerektiği belirtilerek, taraf vekillerinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile iş göremezlik ve bakıcı gideri zararından kaynaklanan toplam 708.351,00 TL tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, İlk Derece Mahkemesince 05.06.2018 tarihinde verilen ara kararla hükmedilen toplam 100.000,00 TL geçici ödeme tutarı, davacı tarafça ödenmiş ise ödenen tutarın infaz aşamasında 708.351,00 TL tazminattan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 76. maddesi kapsamında mahsubuna karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; hükmedilen tazminatın zamanaşımına uğradığını, faiz başlangıç tarihinin olay tarihinden başlatılmasının hukuken kabul edilemeyeceğini, hükmün infazı sırasında karışıklığa neden olacak şekilde kurulduğunu, davalı tarafından yapılan ödemenin tazminat miktarından mahsup edilerek hüküm kurulması gerektiğini, ek davanın açılmasına davalı Kurumun sebebiyet vermemiş olması nedeniyle yargılama giderlerinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, elektrik çarpması sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemesince; uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapıldığı, haksız fiilden doğan tazminat davalarında faizin başlangıcının haksız fiil tarihi olmasına ve yargılama sırasında davacı tarafa 100.000,00 TL geçici ödeme yapıldığının sabit olup, bunun hükümde belirtildiğini anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.