Yargıtay, sahte belge düzenleme suçlarında zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verirken, temyiz edilemezlik gerekçesiyle diğer başvuruların reddini onaylamıştır.
Özet: Sahte belge düzenleme ve defter gizleme suçlarından verilen ilk derece mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi sonrası yapılan temyiz incelemesinde, sanıkların adli para cezası veya beş yıla kadar hapis cezası içeren ek karara ilişkin temyiz talepleri, ilgili kanun hükümleri uyarınca temyiz edilemez nitelikte olduğu gerekçesiyle reddedilerek onanmış; diğer sanıkların sahte belge düzenleme suçlarından kurulan hükümlerine yönelik temyiz istemlerinde ise, Vergi Usul Kanunu kapsamında tanımlanan bu suçlar için Türk Ceza Kanununda belirlenen azami on iki yıllık dava zamanaşımı süresinin inceleme tarihinden önce dolduğu anlaşıldığından, doğrudan beraat şartları bulunmadığı için kamu davasının düşmesine hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/234 E, 2019/987 K.SUÇ : Sahte belge düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizlemeHÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi, beraatKARAR : Temyiz isteminin reddine dair ek kararTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onamaİlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın katılan vekili ile ek kararın sanık ...l ve ... müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: A. Sanık ...ve Sanık ... Hakkındaki Ek Karar Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “ … temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş … ise … hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 14.11.2019 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,B. Sanık ... Hakkında 2007, 20 08... Takvim Yıllarında Sahte Belge Düzenlemek, Sanık ... Hakkında 2007, 2008, 2009, 2010, 2011, 2012 Takvim Yıllarında Sahte Belge Düzenlemek Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri YönündenSanıklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemler, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suçlar, suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanunun 66/1. maddenin (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4 fıkrası uyarınca en fazla yarısına kadar uzayacağından, suç tarihlerinden itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının, inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olduğu ve dosya içeriği itibariyle de 5271 sayılı Kanunun 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartların bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlerin 5271 sayılı Kanunun 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanıklar hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, Dava dosyasının 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.