Davacı idarenin kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak tapudan terkini talepli davasında, sulu arazi değeri, faiz ve vekalet ücreti değerlendirmesiyle istinafın reddine dair temyiz incelemesi.
Özet: Bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve yol olarak tapudan terkini davasında, ilk derece mahkemesinin kabul kararı sonrası hem idare hem de malik vekilince yapılan istinaf başvurularını değerlendiren bölge adliye mahkemesi, bilirkişi raporundaki sulu arazi değerlendirmesi, %4 kapitalizasyon oranı, %75 objektif değer artışı ve %35 değer azalışı oranlarının yerindeliği, davanın açılış tarihi itibarıyla en yüksek kamu alacağı faizinin uygulanması ve idare lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiği gerekçeleriyle başvuruları esastan reddetmiş olup, bu karara karşı idare vekilince temyiz yoluna başvurulmuştur.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/4760 Esas, 2025/3846 KararKARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/2282 Esas, 2025/30 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın ili,... ilçesi, ... Mahallesi 5 16... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Süleymen Kozbek vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı Süleymen Kozbek vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu, objektif değer artış oranı ile arta kalanda değer azalış oranının yüksek belirlendiğini, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.2. Davalı Süleymen Kozbek vekili istinaf dilekçesinde özetle; seçilen münavebe ürünleri ile objektif değer artışının hatalı belirlendiğini, belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın bilirkişi raporuna yansıyan nitelikleri itibarıyla sulu arazi olarak değerlendirmesi, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaz yönünden %4 kapitalizasyon faiz oranı uygulanması, belirlenen nitelikleri itibarıyla ve gerekçelendirilerek mahallenin yanı olan taşınmaz için %75 objektif değer artışı uygulanması ve arta kalan alanın daralması, tarım yapılmasının güçleşmesi karşısında %35 değer azalışı verilmesi yerinde olup, eldeki dava 01.08.2023 tarihinden sonra açıldığından Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında tespit edilen bedelden acele el koyma bedelinin mahsubundan sonra kalan fark bedele 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz uygulanmasının doğru olduğu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 başvuru numaralı ve 23.10.2018 tarihli kararı, Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı ve 09.05.2019 tarihli kararı da dikkate alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.