Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği davasında tanık dinleme ve taşınmaz alım satımı konularındaki eksik araştırma sebebiyle mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verdi.
Özet: Yüksek mahkeme, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararını, suçun sübutu için belirleyici olan tanığın doğrudan ve sanığın huzurunda dinlenmemesi ile çapraz sorgu hakkı tanınmaması, ayrıca sanığın satın aldığı taşınmazın örgüt lehine muvazaalı olup olmadığının tespiti amacıyla tapu kayıtları, ödeme belgeleri, rayiç değer tespiti ve bilirkişi incelemesi gibi eksik araştırmaların giderilmemesi nedeniyle hukuka aykırı bularak bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1169 E., 2020/1480 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 1. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2018/216 E., 2019/177 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1-Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanığın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması ve sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması lüzumu,2-Sanığın satın aldığı taşınmaz hakkında, savunmasında taşınmazı yatırım amaçlı aldığını bildirmesi ve dosya kapsamındaki Mail Analiz Raporuna göre de taşınmazın adına kayıtlı olduğu şirkete satış tarihi olan 22.03.2016 tarihinden 15.04.2016 tarihine kadar 4 işlemle 53.500TL transfer ettiğinin anlaşılması karşısında, bahse konu taşınmazın sanığa devrine ilişkin tüm tapu kayıtları ve ödeme belgelerinin dosyaya kazandırılması, ayrıca ilgili tapu müdürlüğü ve belediyeye yazı yazılarak taşınmazın rayiç değeri, satış tarihine yakın olmak üzere emsal satış tespiti ile ilgili evraklar istenilerek bu hususta bilirkişi raporu da alınmak suretiyle satış işleminin örgüt lehine muvazaalı olarak yapılıp yapılmadığının tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün tebliğnameye aykırı olarak 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.