Trafik kazası kaynaklı araç hasarında Euro cinsinden bakiye zararın tahsili, sigorta ödemeleri, yurt dışı onarım maliyetleri ve kötü niyet iddialarının temyiz mahkemesince değerlendirilmesi.
Özet: Trafik kazası sonucu aracında hasar oluşan davacının, davalı sürücü ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısından, kaza tarihindeki poliçe limiti dahilinde ve özel bankaların dövize uyguladığı en yüksek faiz oranıyla kalan 14.390,81 Euro tutarındaki maddi zararının müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiği davada, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul, istinaf mahkemesinin ise davalıların itirazlarını reddetme kararı; aracın onarımının kötü niyetle Almanyada yapıldığı, kaza ile ilgisiz parçaların faturalandırıldığı, bilirkişi raporunun yetersiz olduğu ve döviz cinsinden tazminatın hatalı olduğu gerekçeleriyle temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/718 E.- 2022/1319 K. 2... Sigorta A.Ş. vekili ... ...İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/285 E. -2021/965 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait... plaka sayılı araç ile davalı ...'un maliki ve sürücüsü olduğu, davalı ...Ş. tarafından ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alınan 54... plakalı aracın karıştığı 03.08.2017 tarihli trafık kazası neticesinde davacının aracında 22.884,37 Euro'luk hasar meydana geldiğini, zarara uğrayanın zararı yaşadığı ülkede giderme hakkının mevcut olduğunu, meydana gelen zarar nedeniyle davalı aracın ZMSS'i olan dava dışı ... Sigorta A.Ş tarafından kaza tarihindeki poliçe limiti olan 33.000,00 TL'nin 27.11.2017 tarihinde ödendiğini, bu bedelin 7.057,92 Euro'ya tekabül ettiğini, davalı ... tarafından 24.01.2018 tarihinde 1.395,64 Euro'ya denk gelen 7.862,52 TL ödemede bulunulduğunu, davacının kaza sebebiyle uğradığı ve giderilmeyen 14.390,81 Euro zararından davalıların sorumlu olduğunu belirterek bu bedelin temerrüt tarihinden itibaren özel bankaların dövize uyguladığı en yüksek faiz oranından davalılardan tahsil tarihindeki kur karşılığının sigorta için limiti dahilinde olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde; davalı şirket tarafından 23.01.2018 tarihinde davacı tarafa 7.862,52 TL ödeme yapılarak söz konusu kaza nedeniyle meydana gelen hasarın karşılandığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kısmen kabulüne, 14.135,27 Euro'nun davalı ...'dan 03.08.2017 tarihinden, davalı ...Ş yönünden 04.01.2018 tarihinden itibaren ve poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işletilecek faizi ile ve fiili ödeme günündeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı TL olarak davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ...Ş vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... vekili ve davalı ...Ş vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu tazminat istemine neden trafik kazasının Türkiye sınırları içerisinde meydana gelmiş olup kaza sonrası sigorta şirketleri tarafından aracın tüm tamir - onarım masraflarının Türk Lirası cinsinden davacı tarafa ödendiğini ancak bu ödemelere rağmen davacının kaza sonrasında aracı Almanya'ya götürerek kaza ile hiçbir ilgisi olmayan parçalarla birlikte aracı tamir ettirerek faturalandırdığını ve huzurdaki bu davayı açtığını, mahkemece bu yönde hiçbir araştırma yapılmadan davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kazadan sonra aracın tamirinin Türkiye'de yapılmasına engel herhangi bir durum bulunmamasına rağmen sigorta şirketlerinin yaptığı ödemeleri alarak onarım için Almanya'ya gidilerek kazayla hiçbir ilgisi olmayan tamir ve onarımın üstünde aracın değerini arttırıcı ve zenginleştirici eklemelerin yapılmasının açıkça davacının kötüniyetini ortaya koyduğunu, delil olarak davacı tarafından sunulan ve bilirkişi incelemesinde esas alınan servis faturasında kaza raporunda hasarlı bulunmayan parçalar için dahi onarım ücreti belirlendiğini, hasar almayan parçaların değiştirildiğini, aracın kazadan kaynaklı olmayan onarımlarının tamir masraflarına dahil edildiğini, mahkemece bu hususlarda hiçbir araştırma yapılmayıp davacının mahkemeye sunduğu deliller incelenmeden doğrudan hükme esas alındığını, 22.844,37 Euro kadar yüksek bir tamir masrafı olan aracın Türkiye'den Almanya'ya gidebilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olup mahkemece bu hususların araştırması yapılmadan yalnızca davacının sunduğu servis faturasına dayalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu, mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporda yine davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunun esas alındığını hiçbir inceleme yapılmadığını, bilirkişi incelemesinin yalnızca davacı tarafın sunduğu belgelere dayanmaması, ayrıntılı ve denetime elverişli olması gerektiğini, davanın yabancı para üzerinden kabulüne ilişkin verilen kararın da hatalı olduğunu, haksız fiilden kaynaklanan zararın Türk Lirası olarak hesaplanması veya haksız fiilin gerçekleştiği tarihteki kurun esas alınması gerektiğini, mahkemece verilen faiz kararının da hatalı olduğunu, kazaya karışan taraflar tacir olmayıp araçlarının da ticari değil hususi araç olduğunu, haksız fiilden kaynaklanan bir tazminat talebi söz konusu olup yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı ...Ş vekili temyiz dilekçesinde; kaza Türkiye'de meydana gelmiş olup davacının Türk vatandaşı da olması sebebiyle araç tamirinin Türkiye'de yapılmasına engel hiçbir durumun olmadığını, meydana gelen gerçek zarar dışında kalan herhangi bir tutardan davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davalı şirket tarafından davacının zararı için 7.862,52 TL onarım bedeli ödemesi yapılarak tüm zarar karşılanmış olup fazlaya ilişkin taleplerin haksız olduğunu, bilirkişi raporunun tek taraflı olarak Almanya'da tanzim edilen ekspertiz raporuna göre düzenlenmesinin hatalı olduğunu, zararın Türk Lirası olarak hesaplanması aksi halde ise kararın haksız fiilin gerçekleştiği tarihteki kur üzerinden verilmesi gerekirken fiili ödeme tarihindeki kur dikkate alınarak karar verilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, karara esas alınacak tutarın bakiye teminat limitini aşamayacağını, hükmün bakiye poliçe teminat limiti tespit edilebilir olduğu halde davalı şirket ve diğer davalı yönünden ayrı ayrı ve açık bir şekilde miktarlar belirtilmeden kurulmasının hatalı olduğunu, faizin dava tarihinden aksi halde ise ödemenin yapıldığı 23.01.2018 tarihinden itibaren ve yasal faiz olarak hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle oluşan hasar tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı ...Ş'nin bakiye poliçe limitiyle sorumlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... ve davalı ...Ş vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı ... vekili ve davalı ...Ş vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.