Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, davalı idarenin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacı taşınmaz malikinin, kamu idaresince kamulaştırmasız el atılan taşınmazının bedelinin tahsili talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne karar verdiği, davalı idarenin bu kararı istinaf etmesi üzerine bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddettiği, ardından davalı idarenin temyiz yoluna başvurarak değer tespitinin yüksek olduğu vekalet ücretinin maktu olması gerektiği gibi iddiaları yinelediği, ancak yüksek mahkemenin, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırmasıyla değer biçilmesinde herhangi bir hata bulunmadığına ilişkin değerlendirmesinin yer aldığı bir yargılama süreci özetlenmektedir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1338 Esas, 2025/2223 KararKARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/224 Esas, 2024/101 KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Ankara ili, ..., ... Mahallesi 609 83... parselde hissesinin bulunduğunu, dava konusu taşınmazın davalı idare tarafından rekreasyon alanı olarak kamuya tahsis edildiğini böylece taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın el atıldığından tazminat alacağının davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, görevli mahkemenin idari yargı olduğunu, davalı idarenin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın özel rekreasyon alanı olarak ayrıldığını ve kısıtlılığın olmadığını, maliklerin tasarruf yetkisi olduğunu, husumetin ilçe belediyesine ait olması nedeniyle husumetten ve yargı yolu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, bilirkişi raporunun yetersiz bedelin yüksek olduğunu, vekâlet ücretinin maktu olarak hüküm altına alınması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Ankara ili, ..., ... Mahallesi 609 83... parsel sayılı taşınmazın 2003 onay tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında "Kentsel Rekreasyon" alanı kullanımında iken 2022 yılında yapılan 1/5000 ölçekli ... Planı değişikliği ile "Özel Rekreasyon Alanı" olarak ayrıldığı, henüz 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı onay işlemleri devam ettiği bildirilmiş ise de kamuya ilk özgülenme tarihi dikkate alındığında uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiğinin kabulü gerektiği, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle bedelini tespit eden bilirkişi kurulu raporu esas alınarak yapılan ıslah doğrultusunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazdaki davacı payının iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline hükmedilen miktar üzerinden davacı lehine nispi vekâlet ücreti verilmesine dair kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; piyasa rayicinin üzerinde değer biçildiği hususunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.4. 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davalı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının vekâlet ücretine ilişkin (7) numaralı bendinde yer alan "159.800" sayısının hükümden çıkartılması, yerine "17.900,00" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.