Sigorta primi teşvikinden yararlanma talebinin reddi üzerine açılan iptal ve tespit davalarında, Yargıtay bozma kararı sonrası ilk derece mahkemesinin bozmaya uygun verdiği kararın temyiz sonucunda onanması.
Özet: Dava, bir şirketin sigorta primi teşviklerinden yararlanma başvurularının kamu kurumu tarafından reddedilmesi üzerine açılmış olup, şirket, red işleminin iptali ve teşviklerden faydalanması gerektiğinin tespitini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi davayı konusuz bularak karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiş, bu karar istinafta onanmasına rağmen Yargıtay tarafından eksik inceleme ve usul hataları nedeniyle bozulmuştur. Bozma sonrası ilk derece mahkemesi, yine davanın konusuz kaldığına karar vermiş, davalı kurumun temyizi üzerine Yargıtay, bozmaya uygunluk ve hukuka uygunluk gerekçeleriyle ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.
10. Hukuk Dairesi         2024/874 E.  ,  2026/1119 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2023/103 E., 2023/412 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili dava dilekçelerinde özetle; davalı Kurumun davacının başvurusu üzerine vermiş olduğu red işleminin iptaline, davacı şirketin 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanuna eklenen geçici 10. maddesindeki sigorta primi teşvikinden yararlanmaya yönelik muhtelif başvurularının işleme alınması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dilekçesinde talep ettiği şekli ile teşvikten faydalandırılmasının mümkün olmadığı, davalı Kurum işlemlerinin yerinde olduğu, savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ İLK KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından 07.12.2021 tarihli ve 2020/181 Esas, 2021/342 Karar sayılı kararla 2020/181 asıl davası ve birleşen 2017/406 Esas, 2017/407 Esas, 2017/408 Esas, 2017/409 Esas, 2017/410 Esas, 2017/411 Esas ve 2017/412 sayılı dosyaları yönünden davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 07.12.2021 tarihli ve 2020/181 Esas, 2021/342 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 31.03.2022 tarihli ve 2022/377 Esas, 2022/571 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli ve 2022/377 Esas, 2022/571 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 25.10.2022 tarihli ve 2022/7846 Esas, 2022/13065 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur:
"...Eldeki davada ise, mahkemece davacı şirkete ait sekiz ayrı işyeri hakkında davacının talebinin davalı Kurumca yerine getirildiği gerekçesi ile davanın konusuz kaldığına ilişkin karar verilmiş ise de, davanın konusuz kalıp kalmadığı hususlarının tespit edilmesi bakımından, öncelikle her bir işyeri bakımından davacı şirketin davadan önce yaptığı başvurular veya yargılama aşamasında yürürlüğe giren ek 17. Maddesinin ikinci fıkrası kapsamında başvurularının varlığı irdelenmeli, her bir işyeri için (1242317 sayılı işyeri dahil) yapılan başvurular ile dava konusu edilen dönemler bakmından davalı Kurumca yargılama aşamasında, davacı şirketçe verilen bordroların işleme alınıp alınmadığı hususu ile davacı şirketin daha sonra ek 17. maddenin üçüncü fıkrası kapsamında başvurularının bulunup bulunmadığı ile bu madde kapsamında başvuruların olması halinde davalı kurumca mahsuplaşma işleminin yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ne şekilde yapıldığı hususlarının irdelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönde bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Kabule göre de, her davanın ayrı ayrı niteliğini korumaya devam etmesi ile ayrı ayrı ve infaza elverişli şekilde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..."
2.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ayrı ayrı asıl ve birleşen davaların konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yerinde olduğu ve davaya neden olmadıkları iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, prim teşvik hükümlerinden yararlandırılması gerektiğinin tespitine ilişkindir.
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen ilk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.