Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini, etkin pişmanlık indirimi denetiminde ByLock ve operasyonel hat incelemesi eksikliğiyle denetimli serbestlik uygulanmaması yüzünden bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararı, sanığın etkin pişmanlık indirimi oranının belirlenmesinde, beyanlardaki kısmi çelişkilerin giderilmesi ve etkin pişmanlığın ölçülülüğünün denetlenmesi amacıyla sanık ile ilgili şahsın ByLock tespit değerlendirme tutanaklarının celbi, operasyonel hat kullanan örgüt üyeleriyle sanığın irtibatına dair usulüne uygun teşhis ve beyan alma işlemlerinin tamamlanması gerektiği halde eksik incelemeyle hüküm kurulması ve etkin pişmanlıktan yararlanan sanıklar hakkında bir yıl denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiği gözetilmemesi nedenleriyle bozulmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/387 E.  ,  2025/27687 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/705 E., 2021/1657 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/284 E., 2020/176 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 3. maddesi del. 5/1, TCK’nın 221/4-2.cümle, 62/1, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Başkaca temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak;
İlk derece mahkemesince sanık hakkında etkin pişmanlık indirim oranı belirlenirken "sanığın beyanlarında geçen ... isimli şahısla ilgili tanıklık yaptığı dosyada talimatla alınan beyanlarında kısmen çelişkili anlatımlarda bulunduğu, ... ile ilgili daha evvelden bu şahsın ByLock üzerinden irtibat kurduğu şahıslardan biri olduğunu söylemesine rağmen talimat beyanında sadece sohbetlere katılan bir kişi olarak beyan ettiği, örgütün adliye mahrem yapılanmasında görev yaptığı anlaşılan kişilerle bu kişilerin kullandıkları operasyonel hat üzerinden irtibat hususu ile ilgili bir anlatımının da olmadığı" hususlarının belirtilmesi karşısında sanığın tanık sıfatıyla alınan beyanlarının ve etkin pişmanlık indirim oranının ölçülülüğünün denetlenmesi bakımından, sanığın yahut hakkında beyanlarda bulunduğu ...'un kullanıcısı olduğu ByLock tespit değerlendirme tutanağının dosyaya celbi ile sanık ile ...'un ByLock üzerinden irtibatlı olup olmadığının tespiti ve sanığı operasyonel hatlardan arayan adliye yapılanmasında görevli kişilerin fotoğrafları gösterilerek usulüne uygun teşhis işlemlerinin yaptırılması sonrasında beyanlarına başvurularak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre ise;
Etkin pişmanlıktan yararlanan sanıklar hakkında TCK’nın 221/5. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.