2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca irtifak hakkı bedelinin tespiti davasında kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz ve vekalet ücreti hükümleri ile Anayasa Mahkemesi kararlarının değerlendirildiği temyiz.
Özet: Kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin ardından, taraf vekillerinin kamulaştırma bedeline uygulanan faiz oranı, objektif değer artışı, değer düşüklüğü, münavebe ürünleri net geliri ve vekalet ücreti gibi hususlardaki itirazlarını içeren istinaf başvurularını esastan reddeden bölge adliye mahkemesi, arazinin niteliğine uygun değerleme yönteminin, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ışığında davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmeyişinin ve Anayasanın 46. maddesi ile Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereğince dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesinin doğru olduğuna hükmetmiş, bu karar üzerine davacı idare temyiz yoluna başvurmuştur.

MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1101 Esas, 2025/1099 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Vize 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/322 Esas, 2025/122 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. köyü 858 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın bulunduğu konum itibarı ile çok değerli ve metrekare değerinin 700,00- 800,00 TL olduğunu, öncelikle taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesini aksi hâlde, sulunabilir tarım arazisi olarak %500 oranında objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, 2 yıl 4 ürün münavebesi uygulanarak arta kalan alanda değer azalışı olduğunu da dikkate alınarak gerçek değerinin tespiti ile vekâlet ücreti ve yargılama giderinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştirIII. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedeline kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, irtifak alanının güzergahı dikkate alındığında taşınmazın tasarrufunu etkilemediğinden tespit edilen değer düşüklüğünün yüksek olduğunu, objektif değer artışının da fazla olduğunu, münavebe ürünlerinin net gelirlerinin yüksek oranda değerlendirildiğini, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; objektif değer artış oranı ile değer düşüklüğü oranının düşük hesaplandığını,belirlenen kamulaştırma bedelinin gerçek rayiç değerinin altında olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yerinde olduğu, ayrıca 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un değişik 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki "Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir." hükmü, Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline karar verilmiş olup, Anayasa Mahkemesinin yukarıda bahsi geçen iptal kararının gerekçesi ve Anayasa'nın "Kamulaştırma" başlıklı 46 ncı maddesinin son fıkrasında yer alan "... ve herhangi bir şekilde ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır." hükmü de gözetildiğinde; iptal kararı sonrası açılan somut davada kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar "kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz" oranının uygulanması doğru görüldüğünden taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.