Silahlı terör örgütüne üye olma suçunda, tanık dinleme usulü ihlali ve eksik araştırma gerekçesiyle mahkumiyet kararının bozulması.
Özet: Yargıtay, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmü, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici olan tanıkların yasal usullere uygun olarak doğrudan dinlenmemesi, sanığın örgütsel bağının tespiti için veri raporlarındaki ilgili kişilerin kimliklerinin araştırılmaması, haklarındaki soruşturmaların ve HTS kayıtlarının incelenmemesi, UYAPtaki şüpheli beyanlarının araştırılmaması ve tüm bu delillerin duruşmada tartışılmaması gibi eksik araştırma ve yetersiz delillerle hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozmuştur.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/330 E., 2021/126 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2019/289 E., 2020/49 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1 inci maddesi gereğince reddine, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü, işin esasına geçildi,Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1.Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanıkların huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden;....,.... ve ...'nin ifadelerinin talimatla alınması ile yetinilerek hüküm verilmesi,2. Sanığın örgütsel bir faaliyetinin olup olmadığının tespit edilebilmesi ve anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp katılmadığına ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması bakımından veri inceleme raporlarında ve temyiz kanun yolu aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan güncel veri analiz raporlarında çeşitli zaman dilimlerine ait listelerde zümre başkanı öğretmeni ve vekili olarak belirtilen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanıkla ile ilgili aşama beyanlarının getirtilmesi, yine sanık ve bu kişilerin HTS ve baz kayıtlarının getirtilerek konuşma ve bir araya gelme durumlarının incelenmesi, ayrıca UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa aşama beyanları dosyaya getirtilip, tüm bilgi ve belgelerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından ve ilgili kişilerin tanık olarak usulüne uygun biçimde dinlenmesinden sonra sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belge ile yazılı şekilde hüküm kurulması,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.