Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet kararında, zincirleme suç hükümlerinin eksik uygulanmasına rağmen aleyhe temyiz olmaması sebebiyle, sadece yargılama giderlerinin düzeltilerek onanmasına ilişkin Yargıtay kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkum edilen sanık hakkında yerel mahkemenin zincirleme suç hükümlerini uygulamayarak eksik ceza tayin etmesini aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bozma sebebi yapmazken, lehe bozma sonrası yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceği yönündeki hatayı düzelterek ve hükümdeki gider paragrafını değiştirerek yerel mahkeme kararını düzeltilerek onamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza MahkemesiSAYISI : 2020/6 E., 2020/235K.SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanmaHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Gerekçeli karar başlığında 2013 şeklinde eksik ve yanlış gösterilen suç tarihinin, aracın kolluk tarafından yakalandığı 11.03.2014 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun, 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;Katılan ile sanığın ortak şekilde mermer ticareti yapmak için anlaştıkları, sanığın katılanın temin ettiği araçla mermerlerin pazarlanması ve satımı işini yapacağı, bir süre bu şekilde çalıştıkları, olay tarihinde sanığın sattığı bir kısım mermerlerin parasını ve yine katılan tarafından pazarlama işinde kullanılan aracı katılana teslim etmediği iddia olunan olayda; sanığın katılandan aynı suç işleme kararının icrası kapsamında farklı günlerde birden fazla kez para ve araç aldığı, böylelikle eyleminin teselsül ettiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5271 sayılı CMK 217. maddesi uyarınca delilleri değerlendirip mahkumiyet hükmü kuran mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından Tebliğnamede bu yönden bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Lehe bozma sonrası yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde yargılama giderine ilişkin paragrafın hükümden tamamen çıkarılmasına, yerine "Bozmadan önce yapılan 29.80 TL yargılama gideri ile bozmadan sonra yapılan, uzlaştırmacı gideri 150 TL olmak üzere toplam 179.80 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye gelir kaydına, " ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.