11. Ceza Dairesinin resmi belgede sahtecilik, sahte fatura ve kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçlarına ilişkin temyiz incelemesinde beraat, düşme ve avukatlık ücreti düzeltmesi kararları.
Özet: Çok sanıklı bir ceza davasında, bir sanık hakkında resmi belgede sahtecilikten verilen kararın temyiz edilemezliği nedeniyle dosya iade edilmiş, bir sanık müdafiinin yasal süresi içinde yapılmayan temyiz istemi reddedilmiş, üç sanığın vefatı nedeniyle kamu davalarının düşmesi hükümleri ile nitelikli dolandırıcılık suçundan bir sanığın beraat hükmü onanmıştır; öte yandan, başka bir sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü, katılanlar lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesi eksikliğinin giderilmesi suretiyle düzeltilerek onanmıştır.
11. Ceza Dairesi         2021/35929 E.  ,  2025/14324 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/80 E. 2021/26 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, Sahte fatura düzenlemek, Kamu kurumu zararına dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, düşme,
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düşme, onama, düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden katılanlar vekillerinin ve sanık ...'ın hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ... müdafisinin bu sanık yönünden temyizinin yasal süreden sonra olduğu tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Suç tarihinin en son sahte belge düzenleme tarihi olan 11.02.2008 tarihi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
A. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen karar yönünden;
5271 sayılı CMK'nın 223. maddesi ile Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 15.07.2008 tarihli ve 2008/3-174 Esas, 2008/191 Karar sayılı kararı karşısında, davayı sonuçlandırıcı nitelikte bulunmayan “hüküm kurulmasına yer olmadığına” dair kararın, hüküm niteliği taşımaması sebebiyle temyizinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık ... müdafisinin temyizi yönünden;
Sanık müdafisinin yüzüne karşı usûlüne uygun tefhim edilen karara karşı, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 11.03.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafisinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler ile sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden;
1. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
Sanıklar ..., ... ve ...'in UYAP kanalıyla MERNİS üzerinden temin edilen nüfus kayıt örneklerine göre, hükümden önce sırasıyla 20.11.2014, 12.03.2015, 10.06.2015 tarihlerinde öldüklerinin tespiti nedeniyle kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; düşme hükümlerinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin,
2. Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı
Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılanlar vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
D. Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılanlar vekillerinin ve sanık ... müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Katılanlar vekillerinin temyiz isteminin, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü nedeniyle avukatlık ücreti tayin edilmesi gerektiğine yönelik olduğu anlaşıldığından, vekâlet ücretiyle sınırlı olarak yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine karar verildiği halde, kendisini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu avukatlık ücretine hükmolunmaması,
Yasaya aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına "katılanların kendilerini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 8.200,00 TL avukatlık ücretinin her bir sanıktan alınıp katılanlara ayrı ayrı verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
E. Sanık ... hakkında kurulan hükümler ile sanıklar ... hakkında sahte fatura düzenlemek ve ... hakkında sahte fatura düzenlemek ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümler yönünden;
1. Sanık ...'nun UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 08.05.2022 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davalarının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu,
2. Sanıklar ...'a yüklenen "sahte fatura düzenlemek" ve ...' a yüklenen, "sahte fatura düzenlemek" "resmi belgede sahtecilik" suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının,11.02.2008 suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden,
Diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık ... hakkındaki kamu davalarının ölüm nedeniyle, sanıklar ... ve ... hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
06.11.2025 tarihinde karar verildi.