Silahlı terör örgütü üyeliği suçunda zorunlu müdafii bulundurulmadan verilen mahkûmiyet kararının adil yargılanma hakkı ihlali nedeniyle Yargıtayca bozulması.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyet kararı verilen sanık hakkında, kovuşturma aşamasında kendi seçtiği bir müdafiinin bulunmamasına rağmen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun ilgili maddeleri ve Anayasanın 36. ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde güvence altına alınan adil yargılanma ilkesi gereğince resen müdafi görevlendirilmesi zorunluluğuna uyulmaması, bu durumun savunma hakkının kısıtlanmasına yol açması ve dolayısıyla hukuka aykırılık teşkil etmesi nedeniyle mahkûmiyet hükmü bozulmuştur.
3. Ceza Dairesi         2022/23010 E.  ,  2025/26764 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/1412 E., 2020/1212 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/441 E., 2019/285 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilen kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun’un 156. maddesi uyarınca da resen müdafii görevlendirilmeyen sanığa, Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak 5271 sayılı Kanun’un 150. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca müdafii görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasına netice verecek biçimde müdafii hazır bulundurulmaksızın mahkûmiyet hükmü kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 150. maddesinin üçüncü fıkrası, 188. maddesinin birinci fıkrası, 197. maddesinin birinci fıkrası ve 289. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine muhalefet edilmesi,
Hukuka aykırı, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.