1. Hukuk Dairesinin tapu iptali ve miras payı oranında tescil talepli davada, Yargıtay bozma kararı sonrası zilyetlik, intikal ve taksim ilişkilerinin araştırıldığı karmaşık bir miras uyuşmazlığı.
Özet: Bir tapu iptali ve tescil davasında, davalıların bazı parseller için davayı kabul etmesine karşın, çekişmeli kalan bir parselin davacıların mirasbırakan babalarına ait olduğu iddiasıyla açılan davada yerel mahkemenin kısmen kabul kararı, Yargıtay tarafından miras ilişkileri, önceki zilyetlik durumu, taşınmazın kimden kime nasıl intikal ettiği, fiili paylaşımların olup olmadığı ve hibe senedi gibi hususlarda eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle bozulmuş, bozma sonrası yapılan incelemelerde ise taksimin somut delillerle kanıtlanamadığı ve köy senedinde ölünceye kadar bakma şartıyla bir devrin belirtildiği anlaşılmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/48 E., 2023/343 K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar ... ve ...; ... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu 1 27... ve 4 parseller, 1 23... parsel, 1 26... parsel sayılı taşınmazların tamamının, 1 68... parsel sayılı taşınmazın ise yarı payının davalıların murisi ... adına tespit ve tescil edildiğini, ancak bu taşınmazların mirasbırakan babaları ...’a ait olduğunu, yapılan tespitin hatalı bulunduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. II. CEVAPDavalılar; dava konusu 1 27... ve 4 parseller, 1 26... parsel ve 1 68... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davayı kabul ettiklerini beyan etmişler, dava konusu 1 23... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddini savunmuşlardır.III. MAHKEME KARARIMahkemece, dava konusu 1 27... ve 4 parseller, 1 26... parsel ve 1 68... parsel sayılı taşınmazlar yönünden dosya tefrik edilerek Mahkemenin 2013/346 Esasına kaydedilmiş, dava konusu 1 23... parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan yargılama sonucunda ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.02.2015 tarihli ve 2014/316 Esas, 2015/122 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 1 23... sayılı parselde tapuya kayıtlı taşınmazın ölü ... adına olan kaydının iptali ile taşınmazdaki 1 payın ...'ın mirasçıları olan davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın 3 payının ise ölü ... mirasçıları olan davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, davacıların fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 13.12.2018 tarihli ve 2018/3229 Esas, 2018/7749 Karar sayılı kararıyla; yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli olmadığı, bu nedenle doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle çekişmeli taşınmaza öncesinde zilyet olan ... ve ... ile davacıların murisi ... ve davalıların murisi ... arasındaki irs ilişkisinin ne olduğunun belirlenmesi, gerektiğinde bu amaçla taraflara veraset ilamlarını sunmaları için süre ve imkan verilmesi, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılması ve yapılacak bu keşifte, dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmaza öncesinde zilyet olan ... ve ...'un aynı kök murisin mirasçıları olduklarının anlaşılması halinde taşınmazın kendilerine murislerinden intikal edip etmediği, böyle bir durum varsa intikal günü itibariyle taşınmaza iştiraken mi yoksa paylı olarak mı malik oldukları, aralarında müşterek mülkiyet ve fiili bir paylaşım olup olmadığı, taşınmazda kimin kazanmayı sağlayacak süre ile zilyet olduğu, taşınmazın kimden kime nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri hangi hakka istinaden ve ne şekilde kullanıldığı, zilyetliğin nizasız ve fasılasız şekilde sürdürülüp sürdürülmediği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, beyanlar arasında çelişki oluştuğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesi, çelişkinin giderilememesi halinde ise hangi beyana neden üstünlük tanındığının gerekçesinin karar yerinde açıklanması, taşınmazın müstakilen ...'a ait olduğunun anlaşılması halinde davalı tarafın dayandığı hibe senedinin değerlendirilmesi, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek karar bozulmuştur.B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarında ... ve ... kardeşlerin ya da tarafların herhangi bir taksim sözleşmesi yapılıp yapılmadığını bilmedikleri, taksim yapıldığına dair itirazların davalılar tarafından somut delillerle ispatlanamadığı, kök murisin sağlığında taşınmazlarını mirasçıları arasında taksim yaptığına ilişkin belge olmadığı, Mahkemeye sunulan köy senedinde ise ölünceye kadar bakma şartı ile ... ...'ın, mirasçısı olmaması nedeniyle tüm taşınmazlarını ...'a bıraktığını beyan ettiği ancak mahalli bilirkişilerce taşınmazların ... ve ... ... kardeşlerin babalarından geldiğinin beyan edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 1 23... ,1 27... ve 4, 1 26... parsel sayılı taşınmazların ölü ... adına olan tapu kayıtlarının ½ oranında iptali ile davacılar adına murisleri ...’ın veraset ilamındaki payları oranında tesciline, 1 68... parsel sayılı taşınmazın ölü ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına murisleri ...’ın veraset ilamındaki payları oranında tesciline karar verilmiştir.Mahkemece 24.10.2023 tarihli tavzih kararı ile de 1 27... ve 4, 1 26... ve 1 68... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın tefrik edilerek Mahkemenin 2013/346 Esasına kaydedildiği ve bu dosya üzerinden sonuçlanarak hükme bağlandığı, eldeki davada dava konusu olarak sadece 1 23... parsel sayılı taşınmazın kaldığı, buna rağmen Mahkemece sehven tefrik edilen taşınmazlar yönünden de hüküm kurulduğu , eldeki davada sadece 1 23... parsel sayılı taşınmaz yönünden hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle tavzih kararı ile 1 23... parsel sayılı taşınmaz için davanın kabulüne, ölü ... adına olan tapu kaydının ½ oranında iptali ile davacılar adına murisleri ...’ın veraset ilamındaki payları oranında tesciline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Mahkemenin yukarıda belirtilen asıl kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli olmadığını, dava konusu taşınmazlarda irs ilişkisinin tam olarak tespit edilemediğini, dava konusu taşınmazın ... ...’a ait olduğunu, ...’un da yaşlanınca ölünceye kadar bakma akdi ile dava konusu taşınmazı ...’a devrettiğini, ...'in de devirden itibaren taşınmazı sürekli ekip biçtiğini, bu durumun ispatlandığını, ... mirasçılarının taşınmazı hiç kullanmadığını, mahalli bilirkişi ve tanıkların da bu hususu beyanlarında söylediklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Kadastro sonucu, ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 1 23... parsel sayılı 2.596,88 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalıların miras bırakanı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki; temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalılar vekilinin işin esasına ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemenin 25.09.2023 tarihli kararı ile davanın kabulüne, 1 23... ,1 27... ve 4, 1 26... parsel sayılı taşınmazların ölü ... adına olan tapu kayıtlarının ½ oranında iptali ile davacılar adına murisleri ...’ın veraset ilamındaki payları oranında tesciline, 1 68... parsel sayılı taşınmazın ölü ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına murisleri ...’ın veraset ilamındaki payları oranında tesciline karar verilmiş; 24.10.2023 tarihli tavzih kararı ile de 1 27... ve 4,1 26... ve 1 68... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın tefrik edilerek Mahkemenin 2013/346 Esasına kaydedildiği ve bu dosya üzerinden sonuçlanarak hükme bağlandığı, eldeki davada dava konusu olarak sadece 1 23... parsel sayılı taşınmazın kaldığı, buna rağmen Mahkemece sehven tefrik edilen taşınmazlar yönünden de hüküm kurulduğu, eldeki davada sadece 1 23... parsel sayılı taşınmaz yönünden hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle 1 23... parsel sayılı taşınmaz için davanın kabulüne, ölü ... adına olan tapu kaydının ½ oranında iptali ile davacılar adına murisleri ...’ın veraset ilamındaki payları oranında tesciline karar verilmiştir.Davacılar, dava dilekçelerinde dava konusu 1 23... parsel sayılı taşınmazın tamamının amcaları olan davalıların murisi ... adına tespit ve tescil edildiğini, oysa taşınmazın mirasbırakan babaları ...’ya ait olduğunu ileri sürerek miras payları oranında iptal-tescil isteğinde bulundukları, Mahkemenin 12.02.2015 tarihli kararı ile dava konusu 1 23... parsel sayılı taşınmazın tarafların kök murisi ... ile ...’in kardeşi ...’a ait olduğu, ...’un da taşınmazdaki ½ payını 1965 yılında davalıların murisi ...’e hibe ettiği, bu durumda davacıların murisi ...’nın, babası ...’den gelen ½ pay üzerinde miras hakkının bulunduğu, bu durumda taşınmazın ¼ payının davacıların murisi ...’ya, ¾ payının ise davalıların murisi ...’e ait olduğu gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile 1/4 payının davacı ... mirasçıları adına tesciline, 3/4 payının ise ... mirasçıları adına tesciline karar verildiği, kararın sadece davalılar vekili tarafından temyiz edildiği, davacılar vekili tarafından temyiz edilmediği, dolayısıyla davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu açık olup Mahkemece davalılar için ¾ pay yönünden usuli kazanılmış hak olduğu göz ardı edilerek tapu kaydının ½ payının iptali ile davacılar adına murisleri ...’ın veraset ilamındaki payları oranında tesciline karar verilmiş olması ve taşınmazın ½ pay değeri üzerinden karar ve ilâm harcına hükmedilmesi doğru değildir.Ne var ki; anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,2. Davalılar vekilinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile;Mahkemenin 24.10.2023 tarihli tavzih kararının;Hüküm fıkrasının (2.) bendinin hükümden çıkarılmasına, yerine “Dava konusu Karabük ili, ... ilçesi, ... köyü, 1 23... parsel sayılı taşınmazın ölü ... adına olan tapu kaydının ¼ payının iptali ile ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 12.10.20 01... /345 Esas, 2001/328 Karar sayılı veraset ilamındaki ... mirasçıları adına miras payları oranında tesciline” cümlesinin yazılmasına, Hüküm fıkrasının (3.) bendinin hükümden çıkarılmasına, yerine “Alınması gereken 181,98 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 153,09 TL harcın mahsup edilerek bakiye 28,90 TL harcın davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına,” cümlesinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi gereğince hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, Dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.