Müvekkillerin avukata karşı açtığı özen yükümlülüğünü ihlal ve vekalet ücreti iadesi talepli davada, avukatın müvekkillerin tutumu nedeniyle haklı olarak istifa ettiğinin tespitiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi kararı.
Özet: Davacılar, vekalet sözleşmesiyle bağlı oldukları avukatın, bilgilendirme ve özen yükümlülüklerini ihlal ettiğini, davalara katılmayarak zarara yol açtığını ve haksız yere istifa ettiğini ileri sürerek ödenen vekalet ücreti, kullanılmayan masraf avansları ve uğranılan zararların iadesi ile tazminini talep etmiş; davalı avukat ise tüm görevlerini yerine getirdiğini, müvekkillerin mesleki yeterliliğini sorgulayan ve taciz edici tutumları nedeniyle güven ilişkisinin sona erdiğini ve haklı sebeple istifa ettiğini savunmuş; ilk derece mahkemesi, avukatın istifasını haklı bularak vekalet ilişkisinin sürdürülemeyeceğine hükmetmiş, davacıların tazminat taleplerini reddederek yalnızca ispatlanan cüzi bir masraf bedelinin iadesine karar vermiş ve bu karar, istinaf incelemesinden geçen Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usul ve esasa uygun bulunarak onanmıştır.
3. Hukuk Dairesi         2025/1240 E.  ,  2025/5462 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1410 E., 2025/133 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/352 E., 2024/156 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davacı ... ile davalı avukat arasında 03.09.2015 tarihli Avukatlık Sözleşmesi imzalandığını, davacıların taraf olduğu dava ve işlerin sözleşmede mutabık kalınan şartlarda görülmesi karşlığında davalıya peşinen 25.000,00 TL ücret ödendiğini, sözleşmenin Özel Koşullar 2. maddesinde davalının bilgilendirme yükümlülüğünün düzenlendiğini ancak davalının bu yükümlülüklerini yerine getirmediğini, eksik olarak ve sözleşmede belirtilen sürelerden sonra yerine getirdiğini, davalının duruşmalarına katılmaması sebebiyle iki davanın açılmamış sayılmasına ve vekalet ücreti ile yargılama giderleri ödenmesine neden olduğunu, Amerika'da ikamet etmekte olan müvekkillerinin Avukatlık Sözleşmesi maddelerinin açıkça ihlal edildiğinin farkında olmalarına rağmen Türkiye'ye gelerek yeni bir avukat bulmaları güç olacağından mecburen davalı ile vekalet ilişkisini sürdürmek zorunda kaldıklarını, davalının kendisinden talep edilen bilgi ve belgeleri göndermediğini, yapması gereken işlemleri yapmadığını, aralarındaki güven ilişkisinin son bulduğunu buna rağmen haksız bir şekilde istifa ettiğini ve zarara uğrattığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı ...'nın, davalıya ödedigi vekalet ücretinin, kullanılmayan masraf avanslarının, avukatlık görevinin özen yükümlülüğüne aykırı olarak yerine getirilmesinden kaynaklanan zarara ilişkin şimdilik 25.000,00TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, avukatlık görevini özen yükümlülüğüne aykırı olarak yerine getirmesi sebebiyle meydana gelen zarara ilişkin şimdilik 5.000,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'e ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 24.11.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davacı ... yönünden 262.031,00 TL'nin, davacı ... yönünden 55.456,00 TL'nin tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin takip ettiği tüm dosyaların duruşma gününden haberdar olan davacılara duruşma tutanaklarının eksiksiz olarak yollandığını, bu tutanaklarda dosyada ne aşamada olunduğu, hangi tarafın ne dilekçe sunduğu yazılı olduğundan bunların da ayrıca e-mail ile gönderildiğini, davacılara defalarca bildirilmesine rağmen ödenmeyen masrafların hak kaybına uğramamaları için müvekkili tarafından karşılandığını ve buna ilişkin yazışmaları sunduklarını, davacıların sürekli olarak istinaf ve temyiz aşamasındaki dosyaları için uzun sürdüğünden bahisle mahkemelere dilekçe yazdığını, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurulması gibi hukuken mümkün olmayan talepler ile davalıyı taciz ettiklerini, defalarca izah edilmesine rağmen talepleri yerine getirilmiyormuş gibi iddialarda bulunulduğunu, güven ilişkisi kalmadığından vekalet görevinin sürdürülmesinin mümkün olmadığını, davacının 07.02.2020 tarihli suç içerikli maili sonrasında haklı sebeple vekillikten istifa edildiğini, istifanın davacılar tarafından da kabul edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafın dosyaya sunduğu vekil ile müvekkil arasındaki e-mail yazışmaları kapsamında davacı ...'nın davalı avukatın hem kişiliğine yönelik hem de mesleki yeterliliğine yönelik ifadeleri doğrultusunda taraflar arasındaki vekalet ilişkisinin sürdürülmesinin mümkün olmadığı, mesleğin doğası gereğince dava sonucunun garanti edilemeyeceği, davalının somut olaydaki istifasının haklı olduğu, 5 yıl süren vekalet ilişkisinin davacılarca sona erdirilmediği, istifa tarihi itibariyle davalının avukatlık ücretine hak kazandığı, kullanılmayan masraf miktarının iadesi yönünden davacı tarafça havale yoluyla gönderilen 42.971,32 TL'nin masraf amacıyla gönderildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle 960,79 TL masraf bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; duruşma sürecini yansıtan tutanaklara, kararın dayandığı delillere, davalı tarafın 15.03.2024 tarihli dilekçe içeriğine göre, iadesine karar verilen masraf miktarında usulsüzlük bulunmadığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinini istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; gerekçeli kararın eksik ve hatalı olduğunu, davalının hali hazırda Anayasa Mahkemesi'nde görülmekte olan bireysel başvurunun takip edilmesi talebini değerlendirmesi gerekirken göz ardı ettiğini, ıslah talebinin hatalı değerlendirilerek haksız şekilde reddedildiğini, bilirkişi raporunun hükme dayanak olamayacağını, davalının uhdesinde bulunan ve haksız istifası neticesinde iade etmediği masrafların toplamının 1.930,90 TL olduğunu, davalının vekalet görevini gerektiği gibi yerine getirmediğinin hatalı dosya bilgileri vermesinden de anlaşılacağını, masraf alacağının istifa tarihinden itibaren TÜFE oranında güncelleştirilerek ödenmesi gerektiğini, davacının açıkça görev ihmali olan 6 adet dosyada özen ve ihtimamla üstlendiği davaları yönetmediğinin görüldüğünü, hizmetin kusurlu olması nedeniyle davalıya ihtarda bulunduklarını, davalının sunduğu hizmeti düzelteceği yerde ifade biçimini bahane ederek edimini ifa etmekten kaçındığını ve istifa ettiğini, peşin aldığı hizmet ücretlerini ve uhdesinde kalan masraf avanslarını geri ödemediğini, ifadelerin hakaret niteliğinde olmadığını, hatalı işlemler ile müvekkilleri zarara uğrattığı dosyalar bakımından vekalet ücretinin tamamını hak ettiği varsayımının hukuk mantığına ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı ... bakımından ayrıca inceleme yapılması gerektiğini, istinaf sebepleri incelenmeden karar verildiğini, masraf miktarlarına ilişkin değerlendirmenin davalının salt beyanlarına dayandırıldığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, vekilin özen yükümlülüğüne aykırılık ve haksız istifa iddiasına dayalı alacak ve tazminat istemlerine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, davacı tarafın e-mail yazışmalarındaki davalıya ilişkin ifadeleri üzerine vekalet ilişkisinin sürdürülmesinin davalıdan beklenemeyeceği ve istifanın haklı olduğu yönündeki değerlendirmenin yerinde olmasına, yapılan masraf hesaplamasının doğru olmasına, haklı istifa nedeniyle avukatın ücretin tamamına hak kazanmasına ve özellikle davacının istifasının taraflar arasındaki sözleşmeye konu tüm dava ve takip dosyalarına sirayet edeceğinin anlaşılmasına göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.