Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, futbolcu menajerlik şirketinin kulüpten futbolcu transferi satış bedeli ve maaş komisyonu alacakları davasındaki uyuşmazlığın değerlendirilmesi.
Özet: Bir futbol menajerlik şirketi, 2013 tarihli bir protokole dayanarak, futbolcunun üçüncü bir kulübe transferinden doğan %20lik satış payı olarak 340.000 Avro ile 2014-2017 yılları arasındaki menajerlik hizmetleri karşılığı 60.000 Avro komisyon alacağını iddia ederek bir futbol kulübü aleyhine icra takipleri başlatmıştır. Kulüp ise menajerlik şirketinin TFF nezdinde tescilli olmaması nedeniyle sözleşmelerin geçersizliğini, ayrıca 2016 tarihli sulh sözleşmesiyle tüm alacak haklarından feragat edildiğini savunarak takiplere itiraz etmiş, davacı ise itirazın iptali ve takibin devamını talep etmiştir.
3. Hukuk Dairesi         2025/2021 E.  ,  2025/5453 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/995 E., 2025/396 K.
DAVA TARİHİ : 16/05/2018
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/234 E., 2024/311 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl ve birleşen dosyada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili; müvekkili şirketin futbolcu menajerlik şirketi olduğunu, Amsterdam merkezli faaliyet gösterdiğini, birçok futbolcu ile futbol kulüplerine menajerlik hizmeti sağladığını, dava dışı futbolcunun ... Kulübüne transferi esnasında ... Kulübü'ne sağladığı hizmetler karşılığında 26.12.2013 tarihli Protokol ve Sözleşme imzalandığını, müvekkilinin bu protokol şartlarını tamamen yerine getirdiğini, davalı tarafından da protokolde belirtilen bedellerin tümünün ödediğini, bu protokolün yanında davacı ile davalı arasında aynı tarihli bir sözleşme daha imzalandığını, buna göre dava dışı futbolcunun ileride üçüncü bir kulübe transfer edilmesi durumunda satış bedelinin %20'sini müvekkiline ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, bu futbolcunun nihai transferi hususunda davalı ile Yunanistan takımı ... F.C. Kulübü arasında 12.07.2017 tarihli transfer sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre toplam 1.700.000,00 ... transfer ücretinin iki taksit halinde ödenmesinin kararlaştırıldığını, sözleşme gereğince davalı tarafından davacıya futbolcu J.......... transferine ilişkin ödenmesi gereken toplam 340.000,00 ... tutarındaki bedelin vade tarihi geçmesine rağmen ödenmediğini, bunun üzerine Konya 4. İcra Müdürlüğünün 2018/2421 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı vekili; 26.12.2013 tarihli Protokole göre dava dışı futbolcunun sözleşmesinin sona erme tarihine kadar futbolcunun her yıl alacağı maaşın %7'si oranında bedeli müvekkiline komisyon bedeli olarak ödemeyi kabul ettiğini, futbolcunun 07.01.20 14... .07.2017 tarihleri arasında (2013-2014 sezonun ikinci yarısı, 2014-2015, 2015-2016, 2016-2017 sezonları) ... kulübüne sağladığı hizmeti eksiksiz yerine getirdiğini belirterek davacı şirketin hak etmiş olduğu 60.000,00 ... tutarındaki bedeli müvekkiline ödemediğini, bunun üzerine Konya 13. İcra Müdürlüğünün 2020/4915 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, yapılan itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı vekili; davacının Türkiye Futbol Federasyonu nezdinde tescilli futbol menajeri olmadığının ve bu nedenle geçersiz olan Protokol ve Sözleşmeye dayanarak ücret talebinde bulunamayacağını, davacının müvekkili kulübe verdiğini bahsettiği hizmet neticesinde futbolcu ile müvekkili Kulüp arasında imzalanan Profesyonel Futbolcu Sözleşmesi (PFS) süresinin dolmasıyla kendiliğinden sona erdiğini ve müvekkili Kulüp ile dava dışı futbolcu arasında davacı dahil olmaksızın 01.06.2016 başlangıç ve 31.05.2019 bitiş tarihli ikinci bir PFS imzalandığını, dava dışı futbolcunun imzalanan bu ikinci sözleşme dönemi içerisinde 17.07.2017 tarihinde ... Kulübü’ne transfer olduğunu, davacı ve davalı Kulüp arasında 05.02.2016 tarihinde Sulh Sözleşmesi imzalandığını, futbolcunun ilk sözleşme döneminde bir başka transferinin mümkün olmadığını ve dolayısı ile de bir borcun doğmayacağını da bildiklerinden, davacının iddia edilen hizmet sunumuna ilişkin başkaca hiçbir talebi olmadığını, tüm dava ve talep haklarından feragat ettiğini beyan ve taahhüt ettiğini, böylelikle 05.02.2016 tarihinde taraflar arasındaki ilişki Sulh Sözleşmesinde belirlenen koşullarla ve özellikle davacı yanın iddia edilen hizmet sunumuna ilişkin başkaca hiçbir talebi olmadığını beyan ve kabulü ile sona erdirildiğini savunarak kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının icra takibinde talep ettiği faiz oranı ve faiz başlangıç tarihinin de kabulünün mümkün olmadığını beyanla asıl ve birleşen davanın reddine, itiraza konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirket ile davalı kulüp arasında dava dışı oyuncunun transferi hususunda 26.12.2013 tarihli protokolün akdedildiği hususunun sabit olduğu, davacı şirketin dava dışı futbolcunun ilk hizmet dönemi olan 07.01.2014-31.05.2016 için temsilcilik faaliyetinde bulunduğu nitekim yapılan protokolün aslında oyuncunun davalıya transferi hususunda kurulan sözleşme kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dava dışı futbolcunun ilk dönem sonrası sözleşmenin süresinin bitimi sebebiyle davalı kulüp ile yeniden anlaşması sebebiyle 01.06.2016-31.05.2019 dönemi için ayrı bir sözleşme yaptığı, bu sözleşmenin doğrudan dava dışı futbolcu ve davalı arasında akdedildiği, oyuncunun davalı kulüpten başka bir kulübe transferi sürecinin ikinci sözleşme dönemine denk geldiği, ikinci sözleşme döneminde oyuncunun başka bir kulübe transferi hususunda taraflar arasında herhangi bir anlaşma olmadığı gibi ikinci sözleşme içeriğinde bu duruma ilişkin düzenleme bulunmadığı, buna rağmen ilgili alacak yönünden icra takibine geçildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine, asıl davada Konya 4. İcra Müdürülüğünün 2018/2421 E. sayılı takip dosyasının asıl alacağının %20'si oranında kötü niyet tazminatı ile birleşen davada Konya 13. İcra Müdürlüğünün 2020/4915 E. sayılı takip dosyasının asıl alacağının %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içerisinde taraf vekilleri istinafa başvurmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili; hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, davacının alacak iddialarının dayanağının 26.12.2013 tarihli ajans protokolü değil, 26.12.2013 tarihli sözleşme olduğunu, bilirkişinin her iki anlaşmayı değerlendirirken hatalı tespitlerde bulunduğunu, davanın konusunu oluşturan 26.12.2013 tarihli sözleşmenin herhangi bir süre ile sınırlı tutulmadığını, davalı tarafın yargılama süreci içerisinde iddia ve savunmanın genişletilmesi/ değiştirilmesi yasağına aykırı davrandığını, yerel mahkeme tarafından kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, simsarlık sözleşmesine dayalı alacağa vaki başlatılan icra takibine dair itirazın iptali istemine ilişkindir.
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, taraflar arasında imzalanan 26.12.2013 tarihli protokol ve sözleşmenin, dava dışı futbolcu ve davalı kulüp arasında imzalanan ilk Profesyonel Futbolcu Sözleşmesinin süresi ile geçerli olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesinde; '' Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.'' denilmektedir. Anılan Yasa hükmüne göre, davanın tamamının reddi halinde davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için davacının takip yapmakta haksız olması yeterli olmayıp ayrıca kötüniyetli olması gerekmektedir.
Somut olayda, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin hukuki değerlendirmesi yargılamayı gerektirir mahiyette olduğundan alacağın icra takibine konu edilmesi haksız olmakla birlikte davacı alacaklının kötü niyetli olarak icra takibine giriştiği olgusu davalı tarafça ispat edilememiştir. Buna göre, İlk Derece Mahkemesince; davalı vekilinin kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “-Konya 4. İcra Müdürülüğü'nün 2018/2421 E sayılı takip dosyasının asıl alacağının %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine” ve (2) numaralı bendinde yer alan"-Konya 13. İcra Müdürülüğü'nün 2020/4915 E sayılı takip dosyasının asıl alacağının %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine" ibarelerinin kaldırılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.