Karsta kadastro sonucu hazineye geçen taşınmazların mirasçılar adına tescili talebinin, delil avansı yatırılmaması nedeniyle esastan reddedilmesinin temyiz incelemesi.
Özet: Mirasçı davacılar tarafından, babalarına ait eski tapu kayıtlarına dayanarak, kadastro tespitiyle hazine ve başka bir davalı adına kaydedilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve tereke adına tescili talebiyle açılan dava, ilk derece mahkemesince reddedilmiş, istinafta usulden reddedilmiş ancak temyiz üzerine taraf teşkili sağlandığı gerekçesiyle bozulmuştur; bölge adliye mahkemesi bozmaya uyarak yaptığı yargılamada, davacı tereke temsilcisinin
1. Hukuk Dairesi         2025/5168 E.  ,  2025/5225 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1542 E., 2024/784 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kars 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/246 E., 2018/447 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Kars ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 03... , 70... parsel sayılı taşınmazların davacının babası ... ve müşterekleri adına tapulu olmasına rağmen kadastro tespiti sırasında davalılar Hazine ve ... adına tespit edildiğini, babasının vefatı ile davacı ve kardeşlerinin taşınmazda tespit tarihine kadar malik sıfatıyla zilyet olduğunu ileri sürerek taşınmazların tapu kaydının iptali ile miras payı oranında davacı adına tescilini talep etmiştir. Yargılama sırasında davacı ... mirasbırakan ... terekesine temsilci olarak atanmış ve kendi payları için asaleten, ... ve ... vekili sıfatıyla verilen 26.11.2016 tarihli dilekçede bu davada zilyetliğe dayalı taleplerinin bulunmadığını, tamamen 1937 tarihinde iskanen verilmiş tapu kayıtlarına dayandıklarını, eski tapu maliklerinden ... ile ... adlı kişilerin ilk dava dilekçesinde zuhulen davacı gösterilmediği için ıslah ile davaya katılmalarını talep ettiklerini ve bu kişilere ait vekaletname sunduklarını, eski iskanen verilen tapu kayıtlarının her üçünde ayrı ayrı ...'nın 1/7, ...'nın, 1/7, ...'un da 1/7 payı bulunduğu nazara alınarak dava konusu taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarının davacıların payları oranında kısmen iptali ile ... mirasçılarına payları oranında ve yine ... ve ...'un ayrı ayrı kendi payları oranında adlarına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine cevap dilekçesinde; yapılan tespitin doğru olduğunu, taşınmazların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davaya süresinde cevap vermemiş yargılama sırasında davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.07.2018 tarihli ve 2015/2 46... /447 Karar sayılı kararıyla davacının celbini talep ettiği kayıtlara ulaşılamadığı, davacının dayanağı olan tapu kayıtlarının uygulama kabiliyetinin bulunmadığı, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli ve 2018/15 68... /945 Karar sayılı ilamıyla; elbirliği mülkiyeti hükümleri gereğince davacının terekeye göre üçüncü kişi konumunda olan davalılara karşı miras payı oranında tescil istemiyle dava açmasının mümkün olmadığı, tüm mirasçılar adına tescil istenmediğinden diğer mirasçıların davaya katılımlarının sağlanması ya da miras şirketine temsilci tayin edilmesi yoluyla dava şartının sağlanmasına da olanak bulunmadığı, davanın usulden reddinin gerektiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 17.05.2023 tarihli ve 2021/69 88... /2635 Karar sayılı ilamı ile; dava miras hissesi oranında tescil istemi ile açılmışsa da 26.11.2016 tarihli dilekçe ile talebin terekeye yönelik olarak ıslah edildiği, davacının tereke temsilcisi olduğu ve taraf teşkilinin sağlandığı, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen ret kararının esasına ilişkin inceleme yapılması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; usulüne uygun olarak verilen süre ve ihtarın tebliğine rağmen davacı tereke temsilcisinin delil ikamesi için gerekli avansı yatırmadığı, buna göre eldeki davanın çözümü için gerekli olan bilirkişi ve keşif delilinden vazgeçmiş sayıldığı, dosyada bulunan teknik bilirkişi raporunda davacının dayandığı tapu kayıtlarının uygulama kabiliyetinin bulunmadığının belirtildiği, mevcut delil durumuna göre ispat yükü kendisinde olan davacının davasını usulüne uygun olarak ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesine rağmen davalı Hazine lehine herhangi bir vekalet ücretine hükmedilmemesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın yalnızca vekalet ücreti yönünden bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden; davaya konu 1 03... parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 27.08.2006 tarihinde kesinleştiği, davaya konu 1 03... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına dayalı olarak köy tüzel kişiliği adına tespit edildiği, Hazinenin açtığı itiraz davası üzerine mera olarak sınırlandırılmasına karar verildiği ve tespitin bu şekilde 03.12.2009 tarihinde kesinleştiği, davaya konu 1 03... parsel sayılı taşınmazın ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 12. maddesine göre verilen 20.10.2014 tarihli Mera Komisyonu Kararı ile mera olarak tahsisine karar verildiği ve 29.04.2014 tarihinde KOM parseline dönüştürüldüğü; tereke temsilcisi ...'nın vekili Av. ...'ün 21.02.2023 tarihinde öldüğü, 17.05.2023 tarihli bozma ilamı ve duruşma günü ile sonraki tebligatların doğrudan tereke temsilcisine çıkarıldığı, 08.03.2024 tarihli duruşmada keşif harcı, bilirkişi ücretleri, tanık ücreti, araç ücreti ve davetiye giderlerinden teşekkül eden delil avansını ikame etmek üzere davacı tereke temsilcisine 1 ay kesin süre verilerek aksi takdirde keşif ve bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtar edildiği, ihtarın ve sonraki duruşma gününün davacı tereke temsilcisine tebliğ edildiği ve süresi içerisinde eksik delil avansının yatırılmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davalı Hazine vekili hükmü vekalet ücreti yönünden temyiz etmiştir. HMK'nın 323. maddesinin ilk fıkrasının (ğ) bendinde vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin de yargılama giderleri arasında olduğu düzenlenmiş; AAÜT'nin 13. maddesinde hukuki yardımın konusu para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücretinin, davanın görüldüğü mahkeme için tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; dava 5.000,00 TL değer gösterilerek açılmış yargılama sırasında keşfen davaya konu 1 03... ve 161 parsel sayılı taşınmazların değerinin belirlendiği, buna göre davalı Hazine adına kayıtlı 1 03... parsel sayılı taşınmazın dava tarihindeki değerinin 58.419,86 TL olduğu, davacı tarafça eksik harcın tamamlandığı dikkate alındığında bu değer üzerinden davalı Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasına (7) numaralı bentten sonra gelmek üzere "8- Davalı Hazine kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı tereke mirasçılarından alınarak davalı Hazineye verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.