Kırklareli 3 19... parselin iskan tapulu ziraat arazisi iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında taraf teşkilinin sağlanması ve hak düşürücü süre incelemesiyle ilk derece kararının kaldırılması.
Özet: Davacı, Kırklarelinde mübadele göçmenlerine iskan olarak verilen ve başlangıçta ziraat arazisi olan bir taşınmazın, sonradan mera vasfıyla köy tüzel kişiliği adına tescil edildiğini ve rüzgar türbini kurulduğunu iddia ederek tapu iptali ve müdahalenin menini talep etmiş; ilk derece mahkemesi taşınmazın köy tüzel kişiliği adına kayıtlı olmaması nedeniyle pasif husumet yokluğundan davayı reddetmiş, ancak bölge adliye mahkemesi meraların mülkiyetinin Hazineye, kullanım hakkının ise ilgili köy tüzel kişiliğine ait olması sebebiyle taraf teşkilinin sağlanması için her ikisinin de davaya dahil edilmesinin zorunlu olduğunu belirterek kararı kaldırmış, bunun üzerine tekrar karar veren ilk derece mahkemesi ise, orman tahdidi ve kadastro kesinleşme tarihlerini gözeterek davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmetmiştir.
1. Hukuk Dairesi         2025/3232 E.  ,  2025/5218 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/3018 E., 2025/140 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/413 E., 2023/194 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Kırklareli ili, ... ilçesi, ... köyünde yapılan orman kadastrosunda ziraat arazisi olarak orman dışı bırakılan ve evveliyatı 1938 tarihine dayanan, 17 71... sayılı özel Yasa'lara göre Devlet tarafından mübadele göçmenlerine verilen iskan tapulu olup dava dilekçesinde sınırları belirtilen taşınmaza davalı ... Başkanlığının tecavüzde bulunduğunu, taşınmazda rüzgar türbini kurma çalışmaları yapılması nedeniyle suç duyurusunda bulunduğunu ve soruşturma kapsamında yapılan keşif sırasında taşınmazın Köy Tüzel Kişiliği adına kaydedildiğini öğrendiğini, soruşturma sonucunda taşınmazın davalılar adına kayıtlı olduğu görüldüğünden hakkını arayamadığını, taşınmazın bulunduğu Kerpice mevkiinin eskiden beri ... köylülerine ait olduğunu ve tamamının iskan hakkı olarak verilmiş tapulu tarlalardan oluştuğunu, köyler arasında yapılan sınır değişiklikleri nedeniyle evveliyatı ... köylülerine ait bir kısım taşınmazın ... hudutları içinde kaldığını, orman tahdit komisyonu çalışmalarının kıyı köyden seçilen ve bilgi sahibi olmayan bilirkişilerle yapıldığını, ... çalışmaları sırasında davalı yeri mera olarak sınırlandıran orman tahdit komisyonunun ... köyü çalışmaları sırasında davalı yeri 50 dekar ziraat arazisi olarak orman tahdit haritasında gösterdiğini, Köy Tüzel Kişiliği adına yapılan tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek davalının müdahalesinin önlenmesini ve tapu kaydının iptaline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında davaya konu taşınmazın 3 19... parsel numaralı taşınmaz olduğunu bildirmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava dilekçesinin usulüne uygun olmadığını, dava konusu taşınmazın açıklanmadığını belirterek cevap ve itiraz hakkını haklı tutmuş, yargılama sırasında davaya konu taşınmazın Hazine adına kayıtlı olması nedeniyle davalı İdarenin husumetinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Dahili davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; müdahalenin menine ilişkin talep yönünden hukuki yararının bulunmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, taşınmazın evveliyatının mera ve otlak olarak kullanıldığını ve özel mülkiyete konu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece davaya konu 3 19... parsel sayılı taşınmazın tapuda mera vasfı ile kamu orta malı olarak kayıtlı olduğu, ... köyü orman tahdidi çalışmalarının 28.08.1970 tarihinde tamamlandığı ve 1972 yılında kesinleştiği, dava konusu taşınmazın orman sınırları dışına çıkartıldığı, poligona 12.10.1993 tarihinde kesinleşen kadastro tespitinde 3 19... parsel numarası verilerek mera vasfıyla orta malı olarak kaydedildiği, ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın mera olduğunun tespit edildiği, tapu iptali ve tescil davasının kayıt malikine yöneltilmesi gerektiği ve taşınmazın davalı adına kayıtlı olmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince meraların mülkiyetinin Hazineye kullanım hakkının ise ilgili köy ya da belediye tüzel kişiliğine ait olduğu, mera vasfı ile sınırlandırılan taşınmazlar hakkında açılan davalarda husumetin Hazinenin yanında ilgili köy ya da belediye tüzel kişiliğine de yöneltilmesinin zorunlu olduğu, taraf teşkilinin dava şartlarından olduğu, Mahkemece öncelikle davacı tarafa davasını Hazine ve ilgili köy tüzel kişiliğine yöneltmesi için süre ve imkan tanınması, taraf teşkilinin sağlanması halinde dahili davalılardan savunma ve delilleri sorularak bildirdikleri takdirde delillerinin toplanması ve talep hakkında esasa yönelik karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 3 19... parsel sayılı taşınmazın orman tahdidi çalışmalarının 1972 yılında kesinleştiği ve taşınmazın orman sınırları dışına çıkarıldığı, 12.10.1993 tarihinde kesinleşen kadastro tespitinde mera vasfı ile sınırlandırıldığı, davanın gerek 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 11. maddesinde belirlenen 10 yıllık sürenin bitim tarihi olan 1982 yılından, gerekse 3402 sayılı Kanun’da düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin bitim tarihi olan 12.10.2003 tarihinden sonra 24.12.2018 tarihinde açıldığı, men'i müdahale talebi yönünden ise davacının kayıt maliki olmadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine, el atmanın önlenmesi davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu taşınmazın kadastro tutanağının 12.10.1993 tarihinde kesinleştiği, dava tarihinde hak düşürücü sürenin geçirildiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; taşınmazın 1938 yılında iskan hakkı olarak verilen taşınmazlar kapsamında bulunup ... köylülerine aitken köyler arasındaki hudut değişikliği nedeniyle ... hudutları içinde kaldığını, 1970 yılında yapılan orman tahdit komisyonu çalışmalarında ormandan ve meradan ayrı ölçülerek ziraat arazisi olarak belirtildiğini, 1986 yılında Orman İşletme Müdürlüğüne kendisinin müracaatı üzerine sınırları ölçülerek tutanağa bağlandığını, kadastro çalışmasının hatalı yapıldığını, 1938 yılında tapulanan ve 1970 yılında ziraat arazisi olarak bırakılan taşınmaz hakkında tekrar 1993 yılında mera olarak kadastro çalışması yapılmasının kök kayıtlara aykırı olduğunu, ikinci kadastronun geçersiz bulunduğunu, Mahkemece özel kanunların dikkate alınmadığını, tapuya itibar edilmesi gerektiğini, taşınmazın mera olmadığını, tapuya karşı tanık dinlenemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastrodan önceki nedene dayalı tapu iptali-tescil ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; davaya konu 3 19... parsel sayılı 44.9 81... yüz ölçümlü taşınmazın mera vasfıyla umumun istifadesine tahsis edilmiş olup ... Tüzel Kişiliğinin mevcut intifa hakkı dışında üzerinde fiili ve hukuki tasarrufun bulunmadığı arazi olup orman tahdit hattı ile sınırlandırıldığı belirtilerek 08.02.1993 tarihinde mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırıldığı, kadastro tespitinin 12.10.1993 tarihinde kesinleştiği, davanın 24.12.2018 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.