Yargıtay 3. Ceza Dairesi, asker kişinin silahlı terör örgütüne üyelik suçundan ankesörlü/büfe hatlar üzerinden örgütsel irtibat iddiasıyla verilen mahkumiyet kararını eksik inceleme nedeniyle bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün, ankesörlü/sabit hat görüşmelerine ilişkin delillerin hukuki mahiyeti ve kesin kanaate ulaştırma şartları nazara alınarak, sanığın görev yaptığı yerlerdeki ardışık ve tekil arama kayıtlarının ATAÇ programı üzerinden yeniden talep edilmesi, varsa ilgili şahısların ifade tutanaklarının asıllarının getirtilmesi, UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak sanıkla ilgili beyan olup olmadığının tespiti ile varsa tüm ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla dinlenmeleri suretiyle tüm delillerin okunup tartışılması gerektiği, eksik araştırma ve inceleme ile yetersiz belgelere dayanılarak karar verildiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/376 E., 2021/195 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27.Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2017/79 E., 2019/59 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunu 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 63/1. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 Soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan Ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde Ankesör/Büfe raporlama modülü ATAÇ programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ATAÇ programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilmesi, varsa ilgili şahısların ifade tutanaklarının aslı veya onaylı suretlerinin getirtilip, keza UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak sanık ile ilgili herhangi bir beyan olup olmadığının tespiti ile varsa tüm ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla dinlenmeleri suretiyle tüm delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi gereğince okunup tartışılması ile sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi, Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.