Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin, eser sözleşmesinden kaynaklanan numune üretimi ve teslimatındaki uyuşmazlığa dair itirazın iptali gerekçeli kararı.
Özet: Bu dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılmış olup, davacı, davalının sipariş edilen ürünleri teknik detaylara uygun ve zamanında teslim edememesi, numunelerin reddedilmesi ve oyalama taktikleri sonrası sözleşmenin feshedilip ödenen peşinatın iadesi ile zararın karşılanması talebinin yerine getirilmemesi üzerine icra takibi başlattığını iddia ederken; davalı ise, ürünlerdeki sorunların davacının ısı işlem görmüş parçaları hatalı işlemesi ve mastar parça göndermemesi gibi kendi kusurlarından kaynaklandığını, bu nedenle işin tam ifa edilemediğini savunarak davanın reddini talep etmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/11/2024
KARAR TARİHİ : 30/03/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ile davalı şirket arasında ... ürün kodlu ... ürün kodlu ... üretilmesi hususunda anlaşma yapılarak 02.08.2021 tarihinde sipariş verildiğini, ilgili ürünler için davalıya 3.983,00 Euro peşinat ödemesi yapıldığını, ürünlerin numunelerinin 35 gün içinde teslim edileceğinin davalı tarafından taahhüt edildiğini, söz konusu numunelerin 15.09.2022 (19 hafta gecikmiş) tarihinde gecikmeli şekilde teslim edildiğini, gelen numunelerde teknik detaylara uygun olmadığı için reddedildiğini, akabinde gerekli tüm hataları düzeltip numuneleri teslim edeceğini söyleyen davalının bu tarihten sonra sürekli müvekkilini oyalama taktiğine gittiğini ve istenilen standartlardaki ürünleri bir türlü teslim edemediğini, bu sürecin yaklaşık 2 yıl sürdüğünü, davalının kendisinden istenilen kalitedeki ürünlerin numune onay işlemini gerçekleştirmediğini, müvekkilinin söz konusu ürünleri bu süreçte ...'da ... firmasına yaptırmak zorunda kaldığını, davalının sözleşmeye aykırı davranışı sonucunda müvekkili şirketin ürünü tedarik etmek zorunda kaldığını ve bunun için davalıya ödediğinden daha yüksek bedeller ödemek zorunda kaldığını, davalının ürünleri istenilen kalitede üretemeyeceği anlaşıldığından kendisine ihtarname gönderilerek sözleşmenin feshi, ödenen peşinatların iadesi ve uğranılan müspet menfi tüm zararların karşılanmasının ihtar edildiğini, davalının ihtar gereğini yerine getirmeyince ... 5.İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötüniyetli şekilde icra takibine itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek davanın kabulüne, ... 5. İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama harç ve masrafları ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükeletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Bahsi geçen ürünlerde üretilen parçanın işlenmesinin müvekkiline ait olduğunu, üretilen ürünlere kaplama yapılması sonrası, sadece bir üründe yüzey temizliği işleminin davacıya ait olduğunu, tarafların anlaşmaları gereği kaplama-yüzey temizliğinin ise davacıya ait olduğunu, üretilen numunelerin sadece birkaçında çatlak olduğu bilgisinin davacı şirket tarafından müvekkili şirkete bildirildiğini, davacı şirketin, yazışmalar ile de sabit olduğu üzere '' bir iki tanesinde çatlak var, biz işleyelim '' şeklinde dönüş yaptığını, yine yazışmalar ile sabit olduğu üzere müvekkili şirketten ''numune olarak 20'şer 30'ar gönder'' şeklinde talepte bulunulduğunu, davacı şirketin talebi doğrultusunda, müvekkili şirket tarafından, numunelerin gönderildiğini, ancak davacı şirket tarafından sertleştirilmiş ürünün işlenmeye çalışılması sebebi ile gönderilen numunelerin çatladığını, yine yapılan görüşmelerde sertleştirilmiş ürünün zaten işlenemeyeceği, çatlamaların olacağı bilgisinin davacı şirkete verildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından mastar gönderilmesinin talep edildiğini, davacı şirket tarafından ise mastarın gönderilemeyeceği bilgisinin davalı müvekkili şirkete iletildiğini, oysaki ısıl işlem uygulanmayan numunelerde çatlama/kırılmanın olmadığını, davacı şirketin ısıl işlem görmüş olan parçalarda işleme çalışmaları ile mastarı göndermemesinden kaynaklı olarak, davalı müvekkili şirketin, tüm çabalarına karşın onay alamadığından, emeğinin karşılığını da alamadığını, dolayısıyla işin tam ve gereği gibi ifa edilememesinin davacının ısıl işlem görmüş parçaları işlemeye çalışmasından kaynaklandığını, davacı tarafından yapılan hatalı işlemlerin, davalı müvekkili şirketin hizmetinin bedelini tam olarak alamamasına sebebiyet verdiğini belirterek öncelikle zamanaşımı nedeniyle, her halükarda haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... 5. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, sözleşme, fatura, ticari defter ve kayıtları, Bilirkişi raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davacı tarafından, davalı aleyhine, ... 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine karşı, davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu görülmüştür. Dava konusu sözleşmeye ilişkin olarak üretilen numunelerin incelenerek zararın tespiti yönünden Makine Mühendisi bilirkişisinden rapor talep edildiği,12/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu ... ürün kodlu ürünler üzerinden ve dosya içerisindeki yazışmalarda yapılan değerlendirme sonucunda, dava konusu bedelin, parça kalıp bedeli olduğu, kalıbın yapıldığı ve parça üretiminin de yapıldığı numune üretimlerden anlaşılmaktadır. Anlaşmazlığın, üretilen parçaların işlenmesinden kaynaklandığı, parçaların işlenmesinin ise davacı tarafından, davalıya gönderilen mail de, kaplama ve işleme bedelinin yüksek olduğu, işlenmeden göndermelerini talep ettiği, gönderilen numunelerden hassas ölçü almanın küflenme ve paslanma nedeniyle mümkün olmadığı, yazışmalardan ve beyanlardan anlaşıldığına göre, davalı tarafından parçaların ham olarak basılacağı, parçaların işlenmesinin, davacı tarafından yapılacağı, ham olarak basılan parçalarda bir sorun olmadığı, dava konusu bedelinde, ham parça basmak için kullanılan kalıplar olduğu, kalıplarda da dosya içerisindeki belgelerden bir sorun olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, tarafların bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçesi sundukları görülmüştür.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir eda (alacak) davasıdır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı açılır. Borçlu bu davaya karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Borçlu cevap dilekçesinde, itiraz ederken bildirmiş olup olmadığına da bakmaksızın bütün savunma sebeplerini bildirmelidir. Alacaklı bu davada alacağının varlığını 6100 sayılı HMK' ya göre caiz olan her türlü delille ispat edebilir. Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. Zira, aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötüniyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.Bilindiği üzere TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğu belirtilmiş olup ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi yararına hak çıkaran tarafa ait olduğu, yasal bir karineye dayanan tarafın, sadece karinenin tarafını oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altında bulunduğu, kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı tarafın yasal karinenin aksini ispat edebileceği kabul edilmektedir. Gerek ...; gerek ... içtihatlarında kabul edildiği üzere, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir.Bu kapsamda davacı tarafından davalı aleyhine, ... 5. İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasında, davalı tarafından ödeme emrine itiraz edildiği, ödeme emrine itirazın davacı/alacaklıya tebliğ edildiğine dair bir belge icra dosyasında mevcut olmadığından davacı tarafından açılan iş bu itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı kabul edilerek, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin tespiti ve davalı şirket tarafından yapılan hizmetin ayıplı olup olmadığı husunda makine mühendisi bilirkişisinden alınan raporda davacı tarafından davalıya gönderilen parçalara ham olarak baskılandığı işleme işinin davalı tarafından yapılmadığı, davacının ayıplı olduğunu iddia ettiği hususun parçaların işlenmesi aşamasına ilişkin olduğu anlaşıldığından ortada ayıplı bir ifadan bahsedilemeyeceğinden davacının ücret iadesi ve tazminat taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Yukarıda açıklanan nedenlerle),
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 2.171,16 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.439,16 TL'nin karar kesinleştikten sonra istemi halinde davacıya iadesine,
3-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.600,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; davacının yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ... açık olmak üzere karar verildi. 30/03/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır