Ambalaj atıkları toplama protokolünün belediye birleşmesi sonrası haksız feshi, müspet zarar talepleri ve yargılama usulü bozma kararı sonrası yeniden değerlendirme.
Özet: Davacı şirket ile belediye arasında imzalanan atık toplama protokolünün, belediyenin tüzel kişiliğinin yasal düzenleme ile sona ermesi sonrası feshedilmesi üzerine açılan davada, mahkeme bozmaya uyarak verdiği kararda, yeni belediyenin eski belediyenin borç ve haklarını devralması nedeniyle fesih işlemini haksız bularak, davacı şirketin haksız fesihten kaynaklanan kar mahrumiyeti niteliğindeki müspet zararını kısmen kabul ederek davalı belediyeden tahsiline karar vermiş, diğer davalının ise fesih işleminde sorumluluğu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/43 E., 2023/254 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirket, ... Belediye Başkanlığı ve... A.Ş arasında 16.10.2006 düzenleme tarihli "Ambalaj Atıklarının .... Belediyesinde Kaynağında Ayrı Toplanması ve Geri Kazanımı Projesi Uygulama Protokolü’ başlıklı 5 yıl süreli protokol imzalandığını, protokol gereklerinin yerine getirildiğini ancak davalı Belediyece gönderilen fesih ihbarnamesiyle ... Belde Belediyesinin 29.03.2009 tarihinde tüzel kişiliği sona erdiğinden Protokolün 8. maddesine istinaden sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğinin bildirildiğini, belediye mal varlıkları, hakları, alacakları ve borçları ile devrolduğunu, sözleşmenin devamının gerektiğini ileri sürerek; değişik iş üzerinden kaydedilen asıl davasında .... Belediyesinin 22.07.2009 tarihli fesih işleminin geçersiz olduğunun tespiti ile taraflar arasında tanzim edilen 16.10.2006 tarihli sözleşmenin geçerliliği ve yürürlüğünün tespitine karar verilmesini istemiş, esas dava kaydı alan birleşen davasında ise; liste halinde zararlarını göstererek şimdilik 20.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; 5747 sayılı ... Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (5747 sayılı Kanun) ile ... Belediye Başkanlığının tüzel kişiliğinin sona erdiğini, müvekkil Belediye Başkanlığına katıldığını, söz konusu protokolün geçerli olmadığını, davacının Protokolün 4/3. bendinde düzenlenen yükümlülükleri yerine getirmediğini, Protokole konu atık toplama ve geri kazanım uygulamasının tüm ilçe sınırlarını kapsayacak şekilde tek elden yürütülmesi gerektiğini, bu işlemin ayrı ayrı firmalarla yapılmasının uygulamada aksaklık oluşturacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.2.Davalı şirket vekili; Protokolün müvekkilli şirket tarafından feshedilmediğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.05.2015 tarihli kararıyla; asıl dava olan 2009/20 Değişik İş dosyasında, davanın kabulüne taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğunun tespitine, 2010/426 E. sayılı birleşen davada davanın kabulü ile 437.447,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan dayanışmalı olarak tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 25.09.2019 tarihli ilamıyla; birleştirme kararı verilebilmesi için her iki dosyanın ‘dava’ niteliğinde olması gerektiği, değişik iş üzerinden tutulan kayıtların dava olarak kabul edilip birleştirme kararı verilemeyeceği, asıl davada talep olunduğu gibi sözleşmenin feshinin geçersizliğine ilişkin kabul veya red hükmünün değişik iş üzerinden verilebilecek bir karar olmadığı gibi esas sırasına kayıtlı bir dava, değişik işler kaydındaki bir dosya ile birleştirilemeyeceği, Mahkemece Değişik İş kaydı kapatılarak daha sonra açılacak esas kaydında birleştirme ve nihai kararın verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşmenin tarafı olan ... Belediye Başkanlığının 5747 sayılı Kanun ile tüzel kişiliğinin sona erdirildiği ve davalı ... Başkanlığına katıldığı ancak sözkonusu katılma ile ... Belediye Başkanlığının tüzel kişiliğinin devam ettiği süreçte yapılan işlemlerin yok hükmünde sayılamayacağı, dolayısıyla davalı ..., davacının taraf olduğu protokolün ... Belediye Başkanlığının tüzel kişiliğinin sona erdiğinden bahisle tek taraflı irade ile feshedilemeyeği, yapılan fesih işleminin haksız fesih niteliğinde olduğu, davacının söz konusu feshe bağlı olarak kâr mahrumiyeti niteliğindeki müspet zararını talep edebileceği, ancak sözkonusu sözleşmenin ifası amacıyla alındığı belirtilen demirbaşlar ve .... Belediyesine hibe edildiği ileri sürülen araç bedelinin munzam zarar kapsamında talep edilemeyeceği, davacının davalı ... Başkanlığından sözleşmenin haksız feshine dayalı olarak müspet zarar kapsamında 14.12.2022 tarihli rapor ile davacının dava ve ıslah dilekçesindeki talepleri doğrultusunda davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile toplam 358.835,37 TL'nin (20.000,00 TL'si için dava tarihinden, bakiye 338.835,37 TL'si için ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) davalı belediyeden tahsiline, Protokolde davalı...'ın görevinin koordinasyonu sağlamak olduğu, fesih işleminde ve feshe bağlı uğradığı zararlardan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davalı... yönünden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili; kararın gerekçesinin yeterli, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkil idarenin tazminattan sorumlu olmadığını, müvekkil Belediyenin ...,..., ve ... Belediyelerinin birleşmesinden meydana geldiğini, 5747 sayılı Kanun'a göre ... Belediyesi kurulduktan sonra yapılan sözleşmeye davacının muvafakatinin aranmayacağını ve bu işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olduğunu, davacı şirketin Protokolün 4/3. bendinde düzenlenen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının muhtemel zararı hesaplanırken fesih nedeniyle uğradığını iddia ettiği müspet zarardan, fesih nedeniyle yaptığı ikame işler kazancının düşülmesi bu suretle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğini, davacının kâr mahrumiyeti hesaplanırken işin kalan bölümünün yapılmaması nedeniyle edinilen tasarruf, başka bir iş nedeniyle kazandığı veya kazanmaktan kasten feragat eylediği şeylerin mahsubunun yapılması gerektiğini, 29.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda feshin davacı şirket için zarara yol açmadığını, başka işler alarak daha büyük kârlar elde etmesini sağladığının tespit edildiğini, davacı fesihten sonra personel ve ekipmanını başka işlerde kullandığını, elde edilen dönem kârları toplandığında müvekkil aleyhine hükmedilen miktardan çok daha fazla olduğunu, feshedilen sözleşmede herhangi bir bedel kararlaştırılmadığını, davacı şirketin çöplerin geri dönüşümünden elde edeceği gelir ile kazanç sağlamasının hedeflendiğini, davacı zararını ispatlayamadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, sözleşmenin haksız feshedildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmiş bulunmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetlenebilir ve somut olaya uygun olmasına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.