Hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı, eylemin onur, şeref ve saygınlığı rencide edici boyutta olmayıp kaba söz ve ağır eleştiri niteliğinde olduğu gerekçesiyle verilen mahkûmiyet kararının bozulması.
Özet: Yüksek Mahkeme, hakaret suçunun oluşabilmesi için kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici nitelikte somut bir fiil veya sövme fiilinin gerekli olduğunu, yargılamadaki sanığın eyleminin sadece nezaket dışı kaba sözler ve ağır eleştiri niteliğinde olup muhatabın onurunu rencide edici boyutta olmadığını vurgulayarak, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı bu durumda sanık hakkında beraat kararı yerine mahkûmiyet hükmü verilmesinin hukuka aykırı olduğuna kanaat getirmiş ve bu gerekçeyle bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararını bozarak dosyanın yeniden yargılama için ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmetmiştir.
4. Ceza Dairesi         2023/15858 E.  ,  2026/539 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/3341 E., 2023/2636 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Esastan ret
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın atılı suçu işlemediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
Katılan vekilinin temyizi özetle;sanığa adli para cezası verilmesinin ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
ilişkindir.
III. GEREKÇE
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın eylemi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp nezaket dışı kaba söz ve ağır eleştiri niteliğinde olduğu dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyet kararı verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca Ankara 71. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.01.2026 tarihinde karar verildi.