7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçunda mahkeme veya savcılık izni olmadan hukuka aykırı arama ile elde edilen deliller nedeniyle verilen mahkumiyeti bozdu.
Özet: Yüksek mahkeme, kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet kararını, mahkemece verilmiş arama kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde cumhuriyet savcısı tarafından verilmiş yazılı arama izni olmaksızın hukuka aykırı şekilde elde edilen delillerin Anayasanın 38/6 ve Ceza Muhakemesi Kanununun ilgili maddeleri uyarınca hükme esas alınamayacağını belirterek bozmuş, suçlamayı kabul etmeyen sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiş ve bozmanın temyiz etmeyen sanıklara sirayetine karar vermiş, ayrıca suçtan doğrudan zarar görmediği anlaşılan şikayetçi vekilinin temyiz talebini yetkisizlik nedeniyle reddetmiştir.
7. Ceza Dairesi         2025/2790 E.  ,  2025/17154 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2023/156 E., 2024/295 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
I-Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Açılan kamu davasının niteliğine ve hükmün mahiyetine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen, dolayısıyla hükmü temyiz etme hakkı bulunmayan ... vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II-Sanık ... Müdafiin Temyiz İsteği Yönünden
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre sanık ... kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izninin de bulunmadığı, buna göre yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu ve ele geçen delillerin de hukuka aykırı delil niteliğinde olup, Anayasamızın 38/6. maddesinde yer alan "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez." hükmü ve yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 206/2-a bendi, 217/2. maddesi, 230/1. maddesinde de hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceğini, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri karşısında, suçlamayı kabul etmeyen sanık hakkında hukuka aykırı şekilde elde edilen eşyanın hükme esas alınamayacağı gözetilerek, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanıklar ... ve ...'e sirayetine 18.12.2025 tarihinde karar verildi.