Boşanma sürecinde eşten mal kaçırma amacıyla inançlı işlemle devredilen taşınmazın tapu iptali ve tescil talepli davada istinaf kararının temyiz incelemesi.
Özet: Dava, davacının eşinden mal kaçırmak amacıyla davalıya inançlı olarak devrettiği taşınmazın tapu kaydının iptali ve adına tescili istemine ilişkin olup; davacı, taşınmazı daha sonra geri almak üzere bedelsiz devrettiğini ve kredi taksitlerini ödediğini iddia ederken, davalı ise devrin davacının borçlarına karşılık gerçek bir satış olduğunu savunmuştur; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, banka dekontlarını yazılı delil başlangıcı sayarak ve tanık beyanlarına dayanarak inançlı işlemi sabit görmüş, tapu iptali ve tescile karar vermiş, ancak davalıya ödenecek kredi miktarında düzeltme yapmıştır; davalı temyizinde ise, mal kaçırma amacının inançlı işlem sayılmayacağını, yazılı delil bulunmadığını ve gerçek satış olduğunu yineleyerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2197 E., 2024/2023 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Keşan 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2019/285 E., 2022/52 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı; eşinin kendisine karşı boşanma davası açacağını düşünerek halasının damadı olan davalı ...'ya maliki olduğu dava konusu 1 16... parsel sayılı taşınmazı daha sonra geri almak üzere anlaşmalı olarak bedelsiz devrettiğini, aralarındaki güven ilişkisine dayalı olarak ... kredi çekilip taşınmaza ipotek tesis edildiğini, kredinin tüm taksitlerinin tarafından ödendiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalı; davacının taraf muvazaasına dayandığını, kredinin yaklaşık 20-25 taksitinin tarafından ödendiğini, davacının kendisine olan 135.000,00 TL borcunu ödemediği için finansal durumunda sıkıntı yaşadığını, borcunun halen devam ettiğini, devrin muvazaalı olmadığını gerçek satış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve esası belirtilen kararı ile; davacının sunmuş olduğu banka dekontlarının yazılı delil başlangıcı olduğu, dinlenen tanıkların taşınmazın geri alınmak üzere davalıya devredildiği hususunu teyit ettiği, davalı her ne kadar dava konusu taşınmazın devrinin davacının kendisine olan borçları karşılığında gerçekleştiğini savunmuş ise de bu hususun ispatı için miktar itibarıyla tanık beyanının yeterli olmadığını, dosyaya ibraz edilen senetlerin ise keşide tarihlerinin 20 12... yıllarına ait olduğunu, devrin ise 07.10.2011 tarihinde gerçekleştiğini, keşidecilerinin de dava dışı üçüncü kişiler olduğunu, bir kısmında davacının kefil sıfatıyla borçlu olduğunu, dava konusu taşınmazın devrinin söz konusu senetlerin bedelinin ödenmesi için gerçekleştiği hususunda yazılı bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile tapu iptali ve tescile, depo edilen 59.126,93 TL bedelin kararın kesinleşmesi halinde faizi ile birlikte davalıya ödenmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile inançlı işlemin varlığının ispat edildiği ancak davalı tarafından ödenen kredi miktarının 49.375,93 TL olduğu, davacıya depo ettirilen miktarda hata olduğu ve taşınmazın yenileme çalışmaları sonucu 2 58... parsel numarasını aldığı, eski kayıt üzerinden karar verilmesinin kararın infazında tereddüte yol açacağı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1)-b-2 maddesi gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, tapu iptali ve tescil isteğinin kabulü ile depo edilen 59.126,93 TL bedelden 49.375,93 TL'nin davalıya ödenmesi, bakiye miktarın davacıya iadesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; taraf muvazaası ile ilgili değerlendirme yapılmadığını, davacının iddia ettiği gibi eşinden mal kaçırmak maksatlı devrin inançlı işlem sayılmasının mümkün olmadığını, davacının inançlı işleme dair davalının imzasını içerir yazılı bir delil sunmadığını, banka kayıtlarının yazılı delil başlangıcı sayılmasının da hatalı olduğunu, ödemelerin büyük çoğunluğunu davalının yaptığını, davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilemeyeceğini, davalı tanıklarının ise taraflar arasındaki satışın gerçek bir satış olduğunu, davacının davalıya olan borçlarını kapatmak adına taşınmazı devrettiğini beyan ettiğini, eksik araştırma yapıldığını, davacıdan alacağının daha fazla olduğunu, taşınmazın devir tarihi itibariyle değerinin görmezden gelindiğini, borcuna mahsuben devrin yapıldığını, depo kararı verilmesinin de hatalı olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesinin uygulanmayacağını, davacının bu yönde talebi olmadığını, taşınmazı satmaya karar verdiğinde davacının krediyi ödemeye başladığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, inançlı işlem hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Dosya içeriğinden; dava konusu 1 16... (yeni 2 58... ) parsel sayılı 360, 24... miktarlı dubleks bina ve arsası nitelikli taşınmazın davacı adına kayıtlı iken 07.10.2011 tarihli satış akdi ile 50.000,00 TL bedelle davalı ...’ya temlik edildiği anlaşılmaktadır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 20.336,32 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.