Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçuna ilişkin iki ayrı temyiz başvurusunu değerlendirerek bir mahkûmiyet kararını onadı, diğerini ise savunma hakkı kısıtlandığı için bozdu.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine ilişkin yapılan temyiz incelemesinde, ilk sanık yönünden bölge adliye mahkemesinin kararının hukuka uygun bulunarak, katılanın istikrarlı beyanları ve savunmanın iddialarının yerinde görülmemesi nedeniyle temyiz itirazları reddedilmiş ve hüküm onanmıştır; ikinci sanık hakkında ise, yüklenen suçun ceza alt sınırının beş yıldan fazla olması nedeniyle zorunlu müdafii atanması gerektiği halde atanmaması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı tespit edilerek, usul hatası nedeniyle hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere ilgili bölge adliye mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3483 E., 2020/485 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜMLER:İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozmaI. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz isteminin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın atılı suçu işlemediğine, CD görüntüleri üzerinde kriminal inceleme yaptırılmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, eylemin TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen ve uzlaşma kapsamına alınan basit hırsızlık suçunu oluşturduğuna, suçun gece işlendiğine dair delil bulunmadığına, sanık hakkında TCK'nın 146. maddesinde düzenlenen kullanma hırsızlığı hükümlerini uygulaması gerektiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Dairemizin itibar edilen katılanın istikrarlı anlatımları ile aracın kapasının kilitli anahtarının da kendisinde olduğu şeklindeki anlatımları karşısında, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle mahkûmiyete dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,II. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, atılı suçu işlemediğine, uzlaşmak istediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen aynı Kanun'un 142/2-b, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeksizin yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.