Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarını reddederek istinaf mahkemesinin onama kararını hukuka uygun bulmuştur.
Özet: Sanıklar hakkında farklı ilçelerde ve zamanlarda işlenen hırsızlık eylemlerinin suç kastının yenilenmesiyle ayrı suçlar oluşturmasına rağmen aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmayan olayda, sanık müdafiinin hırsızlık suçunun işlenmediği, teşebbüste kaldığı, cezanın fazla olduğu, zarar hesabının hatalı olduğu ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına dair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek, bölge adliye mahkemesinin düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hukuka uygun bulunmuş ve hüküm onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/14671 E.  ,  2025/19279 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/418 E., 2022/878 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanıklar müdafiinin temyiz isteminin, 20.10.2018 tarihinde işlendiği belirtilen hırsızlık suçunun sanıklar tarafından işlenmemesi, 03.02.2019 tarihinde işlendiği belirtilen hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kalması ancak suçun işlendiği bahisle sanıklar hakkında fazla ceza tayinine karar verilmesi, zararın giderilmesi hakkında bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olarak hesaplama yapılması ve katılan yanın fahiş bir tutarda zararlarının olduğunu belirtmesi, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Ceza Genel Kurulunun 12.09.20 23... /2-182 Esas ve 2023/413 Karar sayılı kararında kabul edildiği üzere, sanıkların hırsızlık suçunu Kahramanmaraş'ın ...ve ... ilçelerinde gerçekleştirdiği, ...a ait kablo hırsızlığı suç yerlerinin farklı ilçelerde olması, sorumluluk sahalarının ayrı olması ayrıca 12 Şubat İlçesindeki her iki eylem arasında yaklaşık bir aylık süre olması nedeniyle suç kastı yenilendiğinden, sanıkların farklı ilçelerde gerçekleştirdiği eylemler yönünden ayrı suç oluşacağı gözetilmeden hüküm kurulmuş ise de; bu husus aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklar hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.