İmar-ihya ve zilyetlikle taşınmaz kazanımı davasında, Yargıtayın hava fotoğrafı ve bilirkişi incelemesi gerekliliğine vurgu yapan iki bozma kararı sonrası kısmen kabul edilen tescil talebine ilişkin karar.
Özet: Kardeşlerin miras bıraktığı kadastro dışı taşlık alanı imar-ihya ederek tarım arazisine dönüştürmeleri ve 20 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla kullanmaları iddiasıyla açtıkları tescil davasında, ilk derece mahkemesince zilyetlikle kazanım şartlarının oluştuğu gerekçesiyle verilen kabul kararı, Yargıtay tarafından hava fotoğrafı incelemesi, yeniden keşif ve senetsiz araştırması yapılması gerekliliğiyle iki kez bozulmuş, özellikle ikinci bozma kararında çok sayıda farklı tarihlerden stereoskopik hava fotoğrafları ile uzman bilirkişi heyetinin katılımıyla detaylı bir keşif yapılmasının zorunlu tutulmasının ardından, mahkemece tekrar davanın kısmen kabulüne ve Hazine adına kayıtlı tapunun iptaliyle taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/52 E., 2024/371 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin kardeş olduklarını, Diyarbakır Merkez ... köyüne bitişik ... köyü ile ... köyü sınırlarında tarla vasfında taşınmazları olduğunu, dilekçede sınırlarını belirttikleri bölümün 1971 yılında yapılan kadastro çalışmaları esnasında tapulama harici taşlık alan olarak bırakıldığını, müvekkillerinin bu taşlık alanı imar-ihya ederek tarım arazisi haline getirdiklerini, 20 yılı aşkın bir süreden beri bu taşınmazı malik sıfatı ile kullandıklarını, taşınmazın arzda belirlenecek 100 dönümlük bir kısmının müvekkili ... adına, 50'şerden ayrı ayrı iki parçasının da müvekkilleri ... ... ve ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar ayrı ayrı cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. MAHKEME KARARIMahkemenin 05.11.2013 tarihli ve 2004/228 Esas, 2013/1020 Karar sayılı kararı ile; zilyetlikle kazanım şartları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, fen bilirkişi raporunda belirtilen 72.745,19 metrekare bölümün davacı ... adına, 79.433,53 metrekare bölümün davacı ... adına, 71.701,11 metrekare bölümün ise davacı ... Güllük Çakır adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ A. 1.Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı ... köyü vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2014/1850 Esas, 2014/5542 Karar sayılı kararında; hava fotoğrafı incelenmesi, yeniden keşif yapılması ve senetsiz araştırması yapılmasına değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda imar-ihya işlemlerinin bitiminden itibaren dava tarihine kadar 20 yılı aşkın malik sıfatıyla kesintisiz ve nizasız zilyetliklerinin olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 15.03.2019 havale tarihli raporunda ve kroki 2’de sınırları gösterilen (M) ve (N) harfleri dışında kalan 181.672, 69... 'lik kısmın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile 69.066, 55... 'lik kısmın davacı ..., 69.176, 14... 'lik kısmın davacı ..., 69.417, 09... 'lik kısmın davacı ... adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin kısmın reddine, davalı ... köy muhtarlığı, davalı ... ve davalı ... Başkanlığına yönelik davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; Hazine vekili kararı temyiz etmiştir. B. 2. Bozma Kararı1.Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 01.03.2022 tarihli ve 2021/3732 Esas, 2022/1667 Karar sayılı kararıyla; dosya içeriğine, toplanan delillere göre, hükmüne uyulan bozma kararı uyarınca araştırma ve inceleme yapılarak karar verilmesinde isabetsizlik bulunmaması nedeniyle yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiştir. Dairenin kararına karşı davalı ... vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuştur. 2.Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 12.12.2022 tarihli ve 2022/7250 Esas, 2022/8101 Karar sayılı kararıyla; dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesi zaman dilimi içerisinde farklı tarihlere ait en az 3 adet stereoskopik hava fotoğrafı ve bu hava fotoğrafları kullanılarak üretilmiş memleket haritaları ile temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları tarihleri belirlenmeli, dosyada bulunmayanlar ilgili yerlerden temin edilerek dosya arasına konulmalı, dosyanın bu şekilde keşfe hazır hale getirilmesi, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köy ve komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat mühendisi ve 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi kurulu ve 1 fen bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinin katılımıyla yeniden keşif yapılmasının gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. C. Bozmaya Uyularak Verilen Mahkeme Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; davacıların, imar-ihya işlemlerinin bitiminden itibaren dava tarihine kadar 20 yılı aşkın malik sıfatıyla kesintisiz ve nizasız zilyetliklerinin olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 33... parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan, jeodezi ve fotogrametri bilirkişi heyetinin 22.12.2023 tarihli raporuna ekli krokide (b) harfi ile gösterilen 62.017, 28... ’lik alanın Maliye Hazinesi adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına; (e) harfi ile gösterilen 59.762, 42... ’lik alanın Maliye Hazinesi adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına; (g) harfi ile gösterilen 61.232, 41... ’lik alanın Maliye Hazinesi adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın evveliyatı itibariyle mera olduğunu, zilyetlikle kazanılamaycağını, davanın kısmen reddine karar verildiği halde Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın imar-ihyasının ne zaman başladığı ne zaman bitirildiğinin belli olmadığını, eksik incelemeyle karar verildiğini öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; tescil harici bırakılan, yargılama sırasında mera vasfıyla kamu orta malı olarak tapuya tescil edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil talebine ilişkindir. Çekişmeli taşınmaz kadastro çalışması sırasında tescil harici bırakılmış iken yargılama sırasında 1 33... parsel numarası ile mera vasfıyla kamu orta malı olarak tapuya tescil edilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Bozma öncesinde alınan mahalli bilirkişi beyanlarında çekişmeli taşınmaz bölümlerini davacılarının babasının satın aldığını, bozma sonrasında alınan mahalli bilirkişi beyanlarında ise taşınmazların babalarıyla alakası olmadığını, 1980 yılında davacılar tarafından satın alındığını beyan ettikleri, beyanlar arasında çelişki bulunduğu halde çelişkinin giderilmediği, komşu köylerden dinlenen mahalli bilirkişi ...'nın ise 2003 yılında taşınmazın mera ve taşlık vasfında olduğunu beyan ettiği, öte yandan komşu taşınmazlara revizyon gören tapu kayıtlarının incelenmesinde dava konusu taşınmazı "..." okuduğu halde keşifte mahalli bilirkişi ve tanıklardan bu hususun sorulmadığı, bunların yanında usulüne uygun şekilde senetsiz araştırması yapılmadığı anlaşılmış olup bu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilemez. Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, komşu mahalle ya da köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıkları ile üç kişilik ziraat mühendisi kurulu, üç jeodezi ve fotoğrametri mühendisi kurulu ve fen bilirkişisinden (daha önce heyete alınmayan) oluşturulacak yeni uzman bilirkişi kurulu marifetiyle taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazların kime ait olduğu, öncesi itibariyle niteliğinin mera vasıflı yerlerden olup olmadığı, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın kim tarafından ne zaman satın alındığı, taşınmaz bölümleri ile komşu parseli arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, komşu taşınmaz dayanak kayıtlarının dava konusu taşınmazı "..." okuduğu ve ne anlama geldiği sorulmalı maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, Mahkeme hakiminin taşınmazın niteliğine ve fiziksel özelliklerine ilişkin ayrıntılı gözlemi tutanağa geçirilmelidir.Teknik bilirkişiden keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, kayıt kapsamlarını gösterir krokili rapor aldırılmalı; ziraat bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmaz bölümleri üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığı, ekonomik amaca uygun zilyetlik varsa hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü, çekişmeli taşınmaz bölümleri ile komşu taşınmazların toprak yapıları ve nitelikleri hususunda fark bulunup bulunmadığı, mera parseli ile aralarında doğal ya da yapay ayırıcı unsur olup olmadığı, meradan açma olup olmadıkları hususlarını irdeleyen, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin niteliklerini, kullanım durumlarını ve zilyetlik sürelerini kesin olarak belirleyen rapor ve ekinde taşınmaz bölümlerinin değişik yönlerden çekilmiş, komşu taşınmazlar ve mera parseli ile aralarındaki sınırları gösterecek şekilde renkli fotoğrafların eklenmek suretiyle ve özellikle önceki bilirkişi raporlarını da irdeleyen ayrıntılı rapor alınmalıdır.Jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi kurulundan hava fotoğrafı ve kadastro paftası ölçeğinin harita çizim programları aracılığıyla eşitlenmesi suretiyle çekişmeli taşınmaz bölümlerinin konumlarının çevre parsellerle birlikte harita üzerinde gösterilmesi istenilmeli, hava fotoğrafları ile kadastro paftası çakıştırılıp stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak dava konusu taşınmaz bölümlerinin öncesinin ne olduğunun ve davacı tarafça ne şekilde kullanıldıklarının, mera ile arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığının belirlenmesine çalışılmalı, önceki raporlar da irdelenmek suretiyle yukarıda açıklanan çelişkileri gideren rapor alınmalıdır.Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca davacılar ve murisi adına dava konusu taşınmazın bulunduğu çalışma alanında kadastro sırasında belgesiz zilyetlik nedeniyle tespit edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı (senetsiz defteri) Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulmalı, varsa hükmen tescil edilen taşınmazlara ilişkin dosyalar dosya arasına alınmalı, senetsizden edinilen taşınmaz varsa bu taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının kesinleşip kesinleşmediklerini gösterir şekilde onaylı örnekleri getirtilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenmek suretiyle Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonunda yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Kabule göre de, çekişmeli taşınmazın 27.12.2017 tarihinde mera olarak sınırlandırılmasına karar verildiği, taşınmazların mera olarak tespitine dayanak teşkil eden idari işlemin ayakta olduğu gözetilerek tespit hükmü kurulması gerekirken Mahkemece bu idari işlem aşılmak suretiyle tapu kaydının iptali ve tesciline karar verilmesi de doğru değildir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;Davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince Mahkeme kararının BOZULMASINA, Temyiz eden davalı ... harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden Belediyeye iadesine,Dosyanın Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.