Kadastro tespiti harici bırakılan taşınmazın imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tescil davasında birden çok bozma sonrası kısmen kabul kısmen ret kararı.
Özet: Kadastro sırasında tespit harici bırakılan bir taşınmazın, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu tescili istemiyle açılan davada, önceki iki Yargıtay bozma kararı sonrası yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taşınmazın (a3) olarak belirtilen bölümünün davacının idari tescilden önce oluşturduğu mülkiyet şartları ve kazanılmış hak ilkesiyle davacı adına tesciline, ancak diğer bölümlerin (a1, a2) 1973 yılında tescilli hazine parselleriyle çakışması nedeniyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş; davalı Hazinenin bu kısmi kabul kararını eksik araştırma ve davacının yeterli zilyetlik süresini doldurmadığı gerekçeleriyle temyiz etmesi üzerine, temyiz itirazlarını ve yargılama sürecini değerlendiren hukuki bir belgedir.
1. Hukuk Dairesi         2024/5324 E.  ,  2025/5184 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/158 E., 2023/293 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; Ankara ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalılar ayrı ayrı cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 48.600 metrekarelik bölümünün davacı ... adına tapuya tesciline, (B) harfi ile gösterilen 4.600 metrekarelik bölümü üzerinden geçmekte olan enerji nakil hattının tapu kaydına şerh düşülmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22.06.20 15... /21141 Esas, 2015/8750 Karar sayılı kararında; hava fotoğrafı incelenmesi ve keşif yapılmasına değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın jeodezi ve fotogrametri harita mühendisi bilirkişisi tarafından düzenlenen 29.03.2017 tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile gösterilen 53.594,48 metrekare yüz ölçümündeki bölümünün davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir
B. İkinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.10.20 19... /3686 Esas, 2019/5982 Karar sayılı kararıyla; çekişmeli taşınmaz bölümünün bulunduğu alanı gösterir kadastro paftası, 9 27... parsel sayılı taşınmazların idari yoldan tesciline ilişkin tüm kroki ve belgeler ilgili yerlerden getirtilerek dosya arasına konulmalı ve bundan sonra mahallinde refakate alınacak tapu işlerinden anlayan 3 teknik bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde yeniden keşif yapılmalı; yapılacak bu keşifte teknik bilirkişilerden kadastro paftası ve 9 27... parsel sayılı taşınmazların idari yoldan tesciline ilişkin krokilerin üst üste çakıştırılması ve bu krokiler üzerinde çekişme konusu taşınmaz bölümünün gösterilmesi istenerek davaya konu taşınmazın tesis kadastrosu sırasında hangi yere tekabül ettiğini, herhangi bir kadastro parseline isabet edip etmediğini, ediyor ise hangi parsele isabet ettiğini, idari yoldan oluşan Hazine tapularıyla irtibatının ne olduğunu, tamamının veya bir kısmının 9 27... parsel sayılı taşınmazların kapsamında kalıp kalmadığını açıkça gösterir ve keşfi ve uygulamayı takibe imkan verir rapor düzenlettirilmeli ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesinin gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur.
C. Bozmaya Uyularak Verilen Mahkeme Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; davacının mülkiyet için bütün şartları idari yoldan tescilden önce oluşturmuş olduğundan davacı tarafın kazanılmış hakkının korunması gerektiği kanaatiyle dava konusu (A3) harfi ile gösterilen yer yönünden davanın kabulüne, bilirkişi raporunda (A1) ve (A2) harfleri ile gösterilen yerlerin 1973 yılında tescillenen Hazine adına kayıtlı parsellerle çakıştığı görülmekle davacı tarafın (A1) ve (A2) harfleri ile gösterilen yerler yönünden tapusuz taşınmazın tescili için kanunda aranılan şartları sağlamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, dava konusu Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan ve fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 20.09.2023 havale tarihli rapor ve eki krokilerinde (A)3 harfi ile gösterilen ... Mahallesi 1 37... parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan 37.980,81m²'lik alanın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile tarla vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; eksik araştırmayla karar verildiğini, beyanlara göre davacının taşınmazı 1984 yılında satın aldığı ve dava tarihi 1996 olduğu göz önünde bulundurulduğunda yeterli sürenin geçmemiş olduğunu öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro sırasında tescil harici bırakıldıktan sonra toplulaştırma sonucu parsel numarası alan taşınmazın tapu kaydının iptali ile tescili istemine ilişkindir.
Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan çekişmeli taşınmazın 1954 yılında ziraate elverişsiz arazi olarak tescil harici bırakıldığı, temyize konu (A3) ile gösterilen bölümün toplulaştırma sonucu 1 37... parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı anlaşılmıştır.
Davacı, dava konusu taşınmazın kendisi tarafından imar-ihya edildiği ve çekişmeli taşınmaz üzerinde lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu iddiasıyla dava açmış, Mahkemece bilirkişi raporunda (A3) ile gösterilen bölüm üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de dava ve temyize konu olup bilirkişi raporunda (A3) ile gösterilen bölüm üzerinde sürdürülen zilyetliğin süre ve niteliği kesin olarak belirlenmemiş, bozma öncesinde mahalli bilirkişi Cemal Bektaş'ın keşifte alınan beyanında tescil harici bölümün eski maliki tarafından tarla olarak kullanıldığını, davacının eklemeli olarak 1984 yılında satın aldığı tarihten bu yana 203 parsel sayılı taşınmaz ile bir bütün halinde kullandığını beyan ettiği, bozma sonrasında keşifte alınan beyanında ise davacının 203 parsel sayılı taşınmazı 1984 yılında satın aldığını ve dava konusu tescil harici alanı ise 1984 yılından sonra tarla haline getirdiğini beyan ettiği bu haliyle beyanlar arasında çelişki oluştuğu, bozma öncesinde alınan ziraat kurul raporunda 4. sınıf tarım arazisi olduğu, sığ derinlikte, % 6-12 arasında değişen eğimde olduğu, bozma sonrasında alınan tek kişilik ziraat raporunda ise 3. sınıf kuru tarım arazisi olduğu, orta derinlikte ve % 4-6 arası eğimde olduğunun tespit edildiği bilirkişi raporları arasında da çelişki oluştuğu halde çelişkilerin Mahkemece giderilmediği, bölgede toplulaştırma çalışmaları yapıldığı halde toplulaştırmaya ilişkin evrakların dosya arasına alınmadığı, bunun yanında usulüne uygun şekilde senetsiz araştırması yapılmamış olup, bu şekilde eksik inceleme ile çelişkili beyan ve raporlara dayalı olarak hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, toplulaştırma çalışması sonucu oluşan 1 37... parsel sayılı taşınmaza ait tedavüllü tapu kayıtları (ilk oluşumundan itibaren tüm tedavülleri takip edilebilecek şekilde okunaklı tapu kütük sayfaları ile birlikte) getirtilerek dosya arasına konulmalı, güncel tapu kayıtlarına göre taşınmaz malikleri ile taşınmazların dava dışı şahıslar adına kayıtlı olup olmadığı araştırılmalı, çekişmeli taşınmaza ait eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmaz bölümünün bulunduğu köyü/mahalleyi/mevkiyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafları olduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle dava tarihi olan 1996 yılından 15-20-25 yıl öncesine ait (bulunmadığı taktirde bulunan tüm hava fotoğrafları getirtilerek) stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirilerek dosya arasına konulmalıdır.
Bundan sonra; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile daha önceki keşifte yer almayan 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisi ve fen bilirkişi huzuruyla keşif icra edilmeli, Mahkemenin taşınmazın konumu ve niteliğine ilişkin gözlemi tutanağa geçirilmeli, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın imar-ihyaya muhtaç yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki bulunduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle aykırılık giderilmelidir.
Üç kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde değerlendirilerek çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki desenini açıklayıp tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş somut verilere dayalı ayrıntılı ve önceki bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilecek şekilde rapor alınmalıdır.
Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden hava fotoğrafları ve uydu fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, taşınmazda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı; fen bilirkişisine temyize konu 1 37... parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı belirtilen (A3) ile gösterilen bölümün 09.05.1973 tarihli ihdas kararıyla Hazine adına oluşan 927 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalıp kalmadığı, 927 parsel sayılı taşınmazın toplulaştırma sonucunda hangi parsellere gittiği ve dava konusu edilen alan ile çakıştırılarak keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli rapor ve harita düzenlettirilmelidir.
Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca davacı ve bayileri adına dava konusu taşınmazın bulunduğu çalışma alanında kadastro sırasında belgesiz zilyetlik nedeniyle tespit edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı (senetsiz defteri) Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulmalı, varsa hükmen tescil edilen taşınmazlara ilişkin dosyalar dosya arasına alınmalı, senetsizden edinilen taşınmaz varsa bu taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının kesinleşip kesinleşmediklerini gösterir şekilde onaylı örnekleri getirtilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenmek suretiyle Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonunda yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Kabule göre de, toplulaştırma sonucu oluşan çekişmeli 1 37... parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kayıtlı olduğunun anlaşılması halinde tapu iptali ve tesciline, dava dışı üçüncü bir kişi adına kayıtlı olduğunun anlaşılması halinde ise toplulaştırmaya dayanak teşkil edecek idari işlemin ayakta olduğu gözetilerek tespit hükmü kurulması gerektiği düşünülmeli, toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine temsilcisinin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.