Kambiyo senedinden kaynaklanan borçsuzluğun tespiti talep edilen menfi tespit davasının, zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden usulden reddi kararı.
Özet: Davacının, iş ortaklığı adına yetkisizce imzalanan bir çekten kaynaklı borçlu olmadığının tespiti talebiyle açtığı menfi tespit davasında, davalı tarafın 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren ticari davalar için zorunlu dava şartı olan arabuluculuk sürecinin işletilmediği itirazı üzerine, mahkeme, arabuluculuk şartının eksikliğinin giderilemez bir usuli noksanlık olduğunu ve davacı vekilinin arabuluculuğa başvurulmadığını açıkça beyan etmesi sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğine hükmetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1017 Esas
KARAR NO : 2026/277
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/12/2025
KARAR TARİHİ : 07/04/2026
Mahkememizde görülmüş olan "Menfi Tespit" davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili hakkında; ...Diyarbakır Şubesine ait ...seri numaralı çeki ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi yoluna girişildiğini, müvekkilinin ... İnşaat -... iş ortaklığı ortaklarından olduğunu ancak müvekkilinin iş ortaklığına vermiş olduğu yetkide kambiyo senedi imzalama yetkisinin vermediğini, İş ortaklığı sözleşmesini ... isimli vekil şahıs imzaladığını, işbu şahısa müvekkilinin iş ortaklığına kambiyo senedi imzalama ve düzenleme yetkisi vermediğini belirterek müvekkilinin ... Diyarbakır Şubesine ait...seri numaralı çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesi ile özetle; Huzurdaki davanın, davacı tarafın İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyasına konu takip dayanağı olan; ..., 20/11/2025 keşide tarihli, ...seri nolu, 1.000.000,00TL bedelli çekten doğan alacaktan sorumlu olmadığına ilişkin olduğunu, ticari alacak davası olmasına karşın davacı tarafın dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde davacı tarafın arabuluculuk kurumuna başvurmadığı ve tutanak sunmadığının görüldüğünü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması gerektiğini, 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı olduğunu belirterek davacının, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurmadığından davanın usulden reddine, müvekkil şirketin iyiniyetli ve yetkili hamil bulunduğunun tespiti ile davacının iddialarının asılsız olduğunun davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
İşbu dava konusu uyuşmazlık; davacı tarafın İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına konu takip dayanağı olan; ...A.Ş'ye ait, 20/11/2025 keşide tarihli, ... seri numaralı, 1.000.000,00TL bedelli çekten dolayı davalı yana borçlu olmadığına dair menfi tespit istemine ilişkin olup, TTK'nın 5/A maddesi gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na, 7155 sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen "dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesinin ilk iki fıkrasına göre; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
Arabuluculuk dava şartı eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı eksikliği olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Zira arabuluculuk tarafların mahkeme yoluna başvurmadan uyuşmazlıkları bir araya gelerek çözmeleri, bu şekilde daha hızlı ve barışçıl yöntemler ile sonuca ulaşmaları ile mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacı ile getirilmiş alternatif bir çözüm yoludur. (Aynı yönde, İzmir BAM 11. HD'nin 2019/3103 E. 2019/1844 K., Ankara BAM 23. HD'nin 2020/1757 E. 2020/1466 K.sayılı ilamları ) Dava şartı arabuluculuk sürecinin, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde, gider avansı yatırılmasında veya gerekli hallerde teminat gösterilmesinde olduğu gibi tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmediği görülmektedir. Bir başka ifadeyle, dava şartı noksanlığının giderilmesi ve arabulucuya başvurulması için mahkemece davacıya süre verilmeyecektir. (İstanbul 13 BAM Hukuk Dairesi 15/12/2020 tarih, 2020/1754 E.-2020/1467 K. sayılı kararı)
Bu bilgiler ışığında somut davada; davacı vekilinin duruşmadaki "dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmamıştır." şeklinde beyanlarına göre, dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmadığı hususunun açıkça beyan edildiği anlaşılmıştır.
Bu sebeple, işbu dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadığı, dava şartının yerine getirilmediği ve yargılama sırasında dava şartına dair bu eksikliğin tamamlanabilir nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş olup (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 06.06.2017 tarihli, 2016/7775 Esas ve 2017/4600 Karar, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.10.2019 tarihli, 2017/13-688 Esas ve 2019/1054 Karar sayılı ve aynı gün 2017/13-687 Esas ve 2019/1053 Karar sayılı ilamlarında açıkça işaret edildiği üzere menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılması mümkün olmadığından dava konusu icra takip çıkış miktarı ile takibe dayanak çek bedeli ve dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden red kararı verildiği göz önüne alınarak davalı taraf lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olup) tüm dosya kapsamı ve sair hususlara dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Gerekçesi Yukarıda İzah Edilen Nedenlerle;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, TTK'nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 732,00-TL karar harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile eksik 116,60-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki A.A.Ü.T uyarınca belirlenmiş olan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılmış yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatırılmış olan ve arta kalan gider avansının re'sen yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı; HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize sunulacak bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/04/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır