Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil talepli davada, davacının dedelerinden kaldığını iddia ettiği taşınmaz üzerindeki zilyetliği iradi terk etmesi nedeniyle istinaf başvurusunun reddiyle temyiz itirazlarının onanmasına karar verilmiştir.
Özet: Bir taşınmazın dedelerinden kaldığı iddiasıyla tapu iptali ve tescil talebiyle açılan davada, davacının geçmişte taşınmazı iradi olarak terk ettiğinin ve kadastro öncesi nedene dayalı olarak irsen intikal veya kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülkiyet edinme şartlarını taşımadığının tespit edilmesi üzerine, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin davayı reddeden kararları, temyiz incelemesinde usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/381 E., 2024/339 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/135 E., 2021/401 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; Bingöl ili, ... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları neticesinde 2 09... ile 2 10... parsel sayılı taşınmazların ... ve ... adlarına tescil edildiğini, ancak bu parsellerin kendilerine dedelerinden kaldığını, kendisinin 2 04... nolu parselin maliki olduğunu ileri sürerek 2 09... nolu parsel ile 2 10... nolu parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptal edilerek adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir. 31.12.2019 tarihinde mahallinde yapılan keşifte dava konusu 2 09... parsel yönünden tefrik kararı verilerek yargılamaya 2 10... parsel üzerinden devam edilmiştir.II. CEVAPDavalı ... cevap dilekçesinde; kadastro tespitinin doğru yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaldırma kararı doğrultusunda davacının talebinin açıklattırıldığı ve tereke adına tescilini istediği, diğer mirasçıların davaya muvafakat sunarak taraf teşkilinin sağlandığı, keşifte dinlenilen mahalli bilirkişi ve davacı tanığı beyanlarına göre dava konusu taşınmazın davalılara ait olduğu ve davalılar tarafından kullanıldığı, davalıların zilyetlikle taşınmaza hak kazandıkları, davacının davasını ispat edemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı her ne kadar dava konusu parsellerin kendilerine dedelerinden kaldığı iddiasıyla eldeki davayı açmışsa da Mahkemece 31.12.2019 tarihinde yapılan keşifte davacı tarafın dava konusu taşınmazı 1970'li yıllarda terkedip derenin öbür tarafına geçtiklerinin ve taşınmazı kimsenin kullanmadığının beyan edildiği; kaldırma kararı sonrasında 27.08.2021 tarihinde yapılan keşifte de tespit ve mahalli bilirkişiler ile davacı tanıklarının dava konusu taşınmaza ...'in baktığını, yolun altının da davacıya ait olduğunu, taşınmazın ...'e babasından kaldığını beyan ettikleri, davacı tarafından, 1913 yılında dava konusu yerde babasına ait ev bulunduğu, evin harabe olduğu, ondan sonra kimsenin kullanmadığının beyan edildiği, davacının beyanlarının iradi terk anlamı taşıdığı, buna göre tespit tarihinden geriye 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının davacı yararına oluşmadığı, keşfin usulüne uygun olarak yapıldığı, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu gerekçesiyle davacının istinaf sebepleri yerinde olmadığından HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların uzun yıllar dedesi, dedesinin kardeşi ve kendisi tarafından kullanıldığını, buna rağmen Mahkemece usul ve yasaya aykırı karar verildiğini öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kadastro sonucu Bingöl ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında 2 10... parsel sayılı taşınmaz arsa vasfıyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe nedenine dayalı olarak davalılar adına tespit ve 24.10.2008 tarihinde tescil edilmiştir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.