Yargıtay 6. Ceza Dairesinin nitelikli yağma suçundan sanığa verilen mahkûmiyet hükmünü, bozma sonrası savunma hakkı ihlali nedeniyle bozması.
Özet: Nitelikli yağma suçundan sanık hakkında bozma sonrası verilen mahkûmiyet hükmü, savunma hakkının kısıtlanamayacağı ilkesi gereğince, Yargıtayın önceki bozma kararına karşı sanığın beyanları alınmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasının 5271 sayılı CMKnın 307/2. maddesindeki emredici kurala aykırı bulunması sebebiyle Yargıtay tarafından bozulmuş ve dosya eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine iade edilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/306 E., 2024/348 K.SUÇ : Nitelikli yağmaHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi tarafından verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın sanık ve müdafii tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 03.06.2024 tarihli kararı ile bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.10.2024 tarihli ve 2024/306 Esas, 2024/348 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Eksik inceleme ile şüphe giderilmeden hüküm kurulduğuna, ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.04.2022 tarihli ve 2021/10-248 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/2. maddesine göre, hükmün aleyhe bozulması hâlinde davaya yeniden bakacak mahkemece, sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunlu olup müdafiinin dinlenilmesi ile de yetinilemez. Anılan bu kanun hükümleri uyarınca sanıklara bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğurabilecek olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki delillerini sunma imkânı tanınmalıdır. Bu düzenleme, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayandığından, uyulmasında zorunluluk bulunan emredici kurallardandır. Bu nedenle aleyhe olan bozmaya karşı sanık ...'nun beyanları alınmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, öncelikle bu nedenle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.